"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şeriat ve fıtrat

Kâzım GÜLEÇYÜZ
22 Mart 2019, Cuma
Günümüz medeniyeti, Allah’ın varlık âlemine koyduğu kanunları okuyup keşfeden kolektif aklın, onlardan istifade ederek geliştirdiği ve ayrıca Peygamber mu’cizeleriyle işareti verilip nihaî hudutları çizilen teknoloji ve hayat standartlarıyla meydana geldi.

Bunun sosyal hayattaki tezahürleri ise bireyi, hak ve özgürlükleri, hukuku, demokrasiyi öne çıkaran; devlet ve toplum alanlarındaki düzenlemeleri adım adım fıtrat çizgisine, yaratılış kanunlarına yaklaştıran sistemler geliştirmek oldu.

Temizlik, intizam, çevre duyarlılığı, kalite, düzen, herşeyin insanı merkeze alan bir anlayış ekseninde tanzim edilmesi... yine aynı gerçeğin yansımaları.

Onun için, Avrupa’ya, Amerika’ya, Avustralya’ya... giden Müslümanların ortak tesbiti, İslâmın birçok prensibinin oralarda çok daha iyi yaşandığı yönünde. 

Gerçi eksik ve kusurlar oralarda da elbette ki var ve yanı sıra, özellikle dış politikalarda hegemonya ve sömürü yer yer hâlâ hükümferma; ama kendi iç düzenlerinde, adı konulmamış bir “fıtrî şeriat düzeni”ni büyük ölçüde uyguladıklarını söylemek, her halde yanlış olmaz.

Ve işin ümit verici taraflarından biri olarak, medenî âlemde tedricî bir tekâmül seyri içinde, bu eksikleri tamamlayıp kusurları telâfi etme süreci yaşanıyor.

Allah’ın kâinatta ve insanlık âleminde koyduğu yaratılış kanunlarına uyulduğu veya yaklaşıldığı ölçüde, “fıtrî şeriat düzeni”nin öngördüğü huzur ve dengeye kavuşma yolu açılırken, vaki sapmalar ise kaos, kargaşa ve sıkıntı getiriyor. 

Sonuçta, medeniyetin hasenatı, iyilik ve güzellikleri olarak ortaya çıkan herşey, yaratılış âleminde hakim kılınan fıtrî şeriata ve beraberinde semavî dinlerin getirdiği—en mükemmel şeklini İslâmda bulan—evrensel değerlere dayanıyor.

Aynı medeniyetin maalesef ağır basan seyyiatı, kötülükleri ise, söz konusu şer’î kanun, ölçü ve değerlere kulak asıp meydan okuyan materyalist ve dünyaperest bakış açısının eseri ve ürünü.

Bunları izale ederek yeniden güzellikleri hakim kılmanın yolu, birbirini tamamlayıp açıklayan her iki şeriatı da doğru anlayıp hakkıyla yaşamaktan geçiyor.

İnsanlığın selâmet ve huzuru için…

Okunma Sayısı: 1399
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    22.3.2019 15:50:11

    Birinci Avrupayı temsil eden ve onun bir projesi olan AB'de İslamın insanlığı selamet ve huzura kavuşturacak evrensel değerlerini sunmak, göstermek imkanı, fırsatı ve platformu olacaktır. Bu yönüyle bile AB bize altın tepside sunulmuş büyük bir şans ve imkandır. Bunu elinin tersiyle itmek akıl kârı olmasa gerek. Gerçi politik İslamcı ideolojisine mensup iktidar ve taraftarlarınca AB hâlâ "Hıristiyan Batı Kulüp" olarak görülmekte ve gösterilmektedir. Oysa AB siyasal, sosyal, ekonomik hayatımıza, demokrasi ve hukukuna yüksek standart getirecek bir projedir. Kaldı ki bugüne kadar bu konularda hariçten destek ya da tazyik görmedikçe kendiliğimizden bunları beceremediğimiz ortadır. Çok partili hayata bile haricin zorlamasıyla geçmedik mi? Türkiye gerçeği budur. Bunu görmezlikten gelmenin kimseye yararı olmaz. Demokrasi ve hukuka yeniden ama bir daha dönmemek üzere dönmemiz gerekiyor.

  • Gündüz Alp-2

    22.3.2019 15:38:58

    Her iki şeriata uymak konusunda yaptığımız vahim hatalar dahilde cehalet, sefalet ve tefrika sonucu doğururken, hariçte de dine ve dindara olan inanılırlık, güven, itimat, emniyet, saygı gibi hususlar ortadan kalkmakta hatta "İslamofobi "denen İslamdan değil de müntesiplerinin yanlış temsilinden kaynaklanan durumlar ortaya çıkmaktadır. Yoksa fıtrata hitap eden dinden, fıtratı bozulmamış insanlar korkmaz. Hürriyet, demokrasi, hukuk, adaletin.... olmadığı bir İslam Dünyasına kim nasıl inansın ve güvensin değil mi? Ülke, bölge ve dünya barışının tesisine katkı yapacak Müslümanların, öncelikle kendi içinde barışık olması gerekir ki gayrıya himmet edebilsin. Kendi halkıyla ve bölgesiyle kavgalı olan yönetimlerin bırakın barışı tesis etmeleri, ülkesine demokrasi ve hukuku hakim kılması bile mümkün değildir. Şu anki vaziyet de budur. Demokrasi ve hukukun hakim kılınması da toplumun demokrasi bilinci ve kültürü ile yakından ilgilidir. Eğitim şart!

  • Gündüz Alp

    22.3.2019 15:26:57

    Sayın Güleçyüz, Avrupa ve benzeri ve benzeri yerlere gidenlerin oralarda İslamın tecessüm halini görmeleri ve bundan övgüyle bahsetmeleri bir Müslüman için hicap duyulması gereken bir konudur, diye düşünüyorum. Rahmetli babam da 1970'li yılların başında Almanya'ya gitti ve sonlarına doğru döndü. 1970'li yılların Almanyasını anlatan babam ifadesiyle bugünkü Türkiye'yi yanyana getiriyorum, maalesef ülkemiz hâlâ 1970 yılların Almanyasının bile gerisinde desem, abartmış olmam. İş yerindeki çalışma koşullarından sağlık sistemine, insan hak ve hürriyetlerinden sair pek çok konuda hâlâ onların standartını yakalayamadık. Boş yere övünmenin bir anlamı da faydası yoktur. AB'yi bir barış, medeniyet, demokrasi ve hukuk projesi gördüğümüzden, aramızdaki asırlık farkı kapatmanın yolunun AB'ye tam üyelikten geçtiğine inanıyoruz. Haksız da değiliz. Zira ahvalimiz ortada.

  • Necati

    22.3.2019 14:43:27

    Çok güzel bir yazı olmuş. Hutbe-i Şamiye'de belirtilen İslâm güneşinin perdeleyen engellerin ecnemideki (Avrupa, Amerika vs.) bütün engeller nerede ise tamamı ortadan kalkmış. Bizdeki istibdat ve kötü ahlâkınız hale perde olmaya devam ediyor maalesef...

  • Arif Altay

    22.3.2019 10:49:37

    Günlük yazılarınız rölantiye alınmış gibi. Hürriyetinizi engelleyen nedir merak ediyorum. (Gerçi gerçek gündemi yazıyorsunuz) Selamlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı