"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Taksim Camii

Kâzım GÜLEÇYÜZ
30 Mayıs 2021, Pazar
Taksim Camii yılların özlemi. 12 Eylül olmasaydı, belki cami şimdiye kadar çoktan inşa edilmişti. Zira ihtilalcilerin devirdiği AP hükümeti cami için bir kararname çıkarmıştı ve uygulamaya hazırlanıyordu.

Ama ihtilal, pek çok hayırlı gelişme gibi bu projenin de önünü kesti. Nitekim geçen sene Kenan Evren “Taksim Camiini biz reddettik” diye açıkça söyledi.

Taksim Camii bir partinin değil, bütün milletin özlemidir. Gerçekleştiği takdirde yine milletimizin, hattâ bütün İslam âleminin ortak malı ve eseri olacaktır.

Cami inşası ile ilgili kararın altında sadece RP’lilerin değil, başta DYP olmak üzere diğer partilere mensup Belediye Meclisi üyelerinin de imzası vardır.

Bu itibarla, meseleye tek başına sahiplenme havası veren, üstelik “Bu caminin inşası ile İstanbul’un fethini tamamlamış olacağız” gibi abartılı ve kışkırtıcı beyanlarda bulunan tavrın tasvibi mümkün değildir.

***

Bu satırları, yaklaşık çeyrek asır önce, 31 Ocak 1997 tarihli Yeni Asya’da yayınlanan bir yazımızdan aktardık.

O tarihte iktidarda, merhum Erbakan’ın başbakanı olduğu RP-DYP hükümeti vardı.

Ve Türkiye, bir ay geçmeden, o Şubat’ın 28’inde toplanacak MGK’da alınacak kararlarla patlak verecek olan 28 Şubat krizinin ayak seslerinin işitildiği bir ortamdaydı.

Taksim Camii’nin, “Oraya cami yaptırmayız” diye direten laikçi-Kemalist kanatla, bu camiyi bir gövde gösterisinin aracı haline getiren RP cenahı arasındaki gerilim ve sürtüşmeye kurban edilmesi de bu ortamda oldu.

28 Şubat bu projeyi gündemden düşürdü ve senelerce gecikmesine sebep oldu. AKP iktidarının 19 yılı da bu gecikmeye eklendi.

Sonunda nihayet cami açıldı; ama tek adam rejimiyle tırmanarak devam eden antidemok- ratik ve hukuksuz uygulamaların; çete polemiklerinin; gerilim ve istismar siyasetlerinin; ötekileştirici ve kutuplaştırıcı nefret ve tehdit söylemlerinin gölgesinde...

Demokrat misyonun önü kesilmemiş; bu konuyu da siyaset malzemesi yapmadan, inatlaşma ve polemiklere kurban ettirmeden gerçekleştirmeyi esas alan stratejisi sekteye uğratılmamış olsaydı böyle olur muydu?

Okunma Sayısı: 3281
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüsrev

    4.6.2021 13:49:16

    Demirel 28 şubat 1997’de cumhurbaşkanı idi ve MGK’ya başkanlık ediyordu. O kararların alınmasına ve akabinde başlayan meşum sürece niçin mani olmadı?

  • Sezai MUMCU

    30.5.2021 12:11:43

    İngiliz ve ABD nin EMİR KULU olarak DARBECİ Kenan Evren “Taksim Camiini biz reddettik” Demiş. Dünya da ne ekersen Ahirette onu biçersin Kenan! Cennet ve Cennetlikler de SENİ REDDEDERSE... Orada arkanda İngiliz ve ABD yok, vergilriyle sana vatanı korusun diye silah alan HALKI o SİLAHLARLA ZORLA YÖNETMEK YOK. Sana ŞEFAAT edecek bir ATAN yok! Canın Dünya da seve seve tercih ettiğin Cehenneme Kenan!

  • Oğuz Yiğiter

    30.5.2021 01:37:35

    Hem asırlık Ayasofya hasreti ve hem de Taksim Camii özlemi, maalesef siyasal islam ideolojisinin istismar siyasetlerinin gölgesinde ma'şerî vicdanda lâyık oldukları coşku ve heyecanı doyasıya yaşatamamıştır. Tek başına bu vebal bile müsebbiplerine yeter de artar bile... İşin hakikatini ortaya koyan makaleniz için tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı