"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir mevtanın lisan-ı hâli ile anlattıkları-2

Kenan Toprakçı
08 Kasım 2026, Pazar
Her cenaze, “Sıra sana da gelecek.” diye haber verir. Her ölüm, dünyanın fânîliğini ve ebedî hayatın hakikatini yeniden hatırlatır.

Uyku, ölüm ve uyanış. Uyku ile ölüm arasında ne büyük bir münasebet vardır. Her gece gözlerimizi kapatıyoruz. Sabah olduğunda yeniden açıyoruz. Bize verilen ömrün bir parçası daha geride kalıyor.

Takvimden bir yaprak daha düşüyor. Saatler ilerliyor.

Ve insan, farkına varmadan ebedî yolculuğuna biraz daha yaklaşıyor. Öyleyse her sabahki uyanışımız, bize başka bir uyanışı hatırlatmalı. Bir gün gelecek, bu dünya uykusundan da uyanacağız.

O zaman güneş başka doğacak. Dünya başka bir hakikate açılacak. Kabir kapısından geçen insan, dünya hayatının bir rüya gibi geride kaldığını anlayacak. İşte o gün, insan için asıl uyanış başlayacak.

Asıl mesele doğru soruları sormak

Güneşi görmek mi güzeldir, yoksa güneşin arkasındaki kudreti görmek mi? Yıldızları seyretmek mi güzeldir, yoksa yıldızların bize anlattığı sonsuzluğu düşünmek mi? Hayatı yaşamak mı güzeldir, yoksa hayatın bize ne anlattığını anlayabilmek mi? Ölümü düşünmek mi ağırdır, yoksa ölümü unutarak yaşamak mı? Belki de mesele, bütün soruların cevabını bulmak değildir. Asıl mesele, doğru sorularla yaşamaktır.

Çünkü bazı soruların cevabı kitapların satırlarında değil, insanın ömründe yazılır.

Bazı hakikatler akılla anlaşılır; bazıları kalple hissedilir; bazıları ise ancak yaşayarak öğrenilir.

Ve ölüm... Belki de insanın hayat boyunca sorduğu bütün soruların en büyük cevabıdır.

Ebedî uyanışa hazırlık 

Öyleyse ey insan!

Her sabah uyandığında yalnızca bedenini değil, kalbini de uyandır. Güneşi gördüğünde yalnızca ışığını değil, o ışığın arkasındaki kudreti düşün. Bir çiçeğe baktığında yalnızca rengini değil, üzerindeki Rahmanî nakşı oku.

Bir çiğ tanesini gördüğünde küçüklüğüne değil, onda parlayan büyük hakikate bak.

Ve ölümü hatırladığında korkudan değil, ebedî hayatın hazırlığından söz et. Çünkü ölüm, iman nazarında bir yok oluş değil; başka bir âleme açılan kapıdır. Dünya ise o kapıya kadar süren bir imtihan yolculuğudur.

Bizler bu yolculuğun yolcularıyız. Kimi zaman güneşe bakarız, kimi zaman yıldızlara...

Kimi zaman konuşuruz, kimi zaman susarız. Kimi zaman bildiklerimizle yürür, kimi zaman bilmediklerimizin sırrına sığınırız.

Fakat yolun sonunda hepimiz aynı hakikatin huzuruna varacağız: “Nereden geldik, nereye gidiyoruz ve bu dünyada bize verilen ömrü nasıl kullandık?”

Rabbim bizleri bu soruların cevabını verebilecek bir hayat yaşamaya muvaffak eylesin.

Bizlere kabir aydınlığı ve genişliği ihsan eylesin. Okuduğumuz Kur'ân'ın nurunu kabirlerimize yoldaş eylesin. Geçmişlerimize rahmet ve mağfiret eylesin. Kabirlerini nuruyla doldursun, mekânlarını Cennet eylesin.

Bizleri kendisine hakikî kul kabul eylesin. Emanetine emin, kulluğuna sadık eylesin. Kalplerimizi gaflet uykusundan uyandırsın. Gözlerimize kâinata iman nazarıyla bakmayı, gönüllerimize tefekkür etmeyi, hayatımıza istikamet vermeyi nasip eylesin. Ve bize öyle bir uyanış nasip eylesin ki, son uyanışımızda pişmanlık değil; rahmet, mağfiret ve  rıza ile karşılaşalım. Âmin. 

Okunma Sayısı: 172
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı