"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Deprem ve Laikliğin yıldönümü

M. Latif SALİHOĞLU
06 Şubat 2024, Salı
GÜNÜN TARİHİ 6 Şubat 1937 - 2023

Günün tarihi itibariyle, bugün iki mühim hadisenin yıldönümü. Birincisi: Laiklik ilkesi/prensibi 6 Şubat 1937’de Anayasaya girdi. İkincisi: Kahramanmaraş merkezli olmak üzere, 6 Şubat 2023 tarihinde (9 saat arayla) iki büyük deprem meydana geldi.

Önce, daha aktüel ve acısı henüz çok taze olan deprem ile ilgili özet bilgileri aktaralım; ardından, laiklik ile ilgili kısa bazı bilgileri takdim edelim.

*

Seçim atmosferinde gelen zelzele

Türkiye, yakın tarihin en yıkıcı depremine genel seçim kampanyasının bütün şiddetiyle devam ettiği günlerde yakalandı. Genel seçimlerin tarihi 14 Mayıs. Siyasî partilerin propagandası ve meydan mitingleri bütün hızıyla devam ediyordu ki, mecburiyetle “seçim kampanyasına deprem arası” verilmiş oldu. 

İlk önce 6 Şubat gecesi (saat 4:17’de) Kahramanmaraş-Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin artçı sarsıntıları devam ederken, yaklaşık 9 saat sonra (saat 13:24’de) yine aynı ilimizin Elbistan ilçesinde bu kez 7.6 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntı daha vukua geldi. Bilinen tarihte hiç bu derece şiddetli zelzele kaydına rastlanılmış değil.

Peşpeşe yaşanan bu felâketlerin ardından, Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerinde ayrıca yıkıcı mahiyette iki deprem daha yaşandı. Dolayısıyla, 6 Şubat gecesi Türkiye-Suriye arasındaki fay hattı üzerinde başlayan büyük kırılmaların sayısı 4’ten fazladır.

*

Depremin maddî-manevî faturası çok ağır oldu. Türkiye seferberlik hali yaşandı. Dünyanın her tarafından yardım ve kurtarma ekipleri geldi.

Resmî kayıtlara göre, depremlerde 53 bin 537 canımızı kaybettik. Yaralı vatandaşımızın sayısı 107 binden fazla oldu. Toplam yıkılan ve yıkılacak gibi duran hasarlı binaların sayısı ise, 227 binin üzerinde olduğu ilgili Bakanlık tarafından tesbit edildi.

*

Aynı deprem bölgesinde, tarih boyunca küçüklü-büyüklü depremler hep olagelmiştir. Mazideki en şiddetli zelzele ise, kayıklara göre 7.4 büyüklüğünde olup bundan beş asır evvel (1513), yani İran hükümdarı Şah İsmail ile Osmanlı padişahı Sultan Selim zamanında vukua geldi.

Depremin vakt-i saatini önceden bilmenin imkânı yok. Ama, alınacak ciddi ve köklü tedbirler mutlaka vardır. Tedbirlere ciddiyetle riayet etmeli. Japonya ve Hollanda gibi ülkeler, bu konuda iyi birer örnektir.

Laikliğin Anayasaya konulması

6 Şubat 1937’de tek partili Millet Meclisi’nde kabul edilen 3115 sayılı kànunla, “Laiklik prensibi” Anayasaya konulmuş oldu. 

1924 Anayasasının  2. maddesinde “Türkiye Devletinin resmî dili Türkçedir; makarrı Ankara’dır” şeklinde yer alan ifade, 6 Şubat 1937 tarihi itibariyle şu hale çevrildi: “Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılâpçıdır. Resmî dili Türkçedir. Makarrı Ankara şehridir.”

Bu 2. maddenin metninde yer alan 6 ilke-prensip, esasında CHP’nin amblemindeki “Altı ok”u temsil ediyor. Zira, söz konusu bu maddeler henüz Anayasada yer almadan önce CHP’nin parti tüzüğüne dahil edilmiş umdeler/ilkeler olarak duruyordu. Aynı ilkeler, İsmet Paşa ve 6 arkadaşının teklifiyle, Anayasanın “Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen” 2. Maddesi haline getirilmiş oldu.

Okunma Sayısı: 1204
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    6.2.2024 17:41:31

    Laiklik,din kurallarının tü münün yerine ikame edil miştir.Dindarlar, çektikleri bütün sıkıntılar laiklik yü zündendir.Dinin kuralları na karşı çıkış hep laiklik hesabına yapılmıştır.Ve laiklik ülkede uzun sene ler dinsizlik şeklinde tatbik edilmiştir.Başörtü meselesinin uzun yıllar ül kenin gündeminde kalma sı ve tartışma konusu ol ması ve beraberinde bir sürü sıkıntı getirmesi yine laiklik yüzündendir.Maal esef irtica gibi karanlık olan bir kavrama açıklık getirilmediği gibi, laiklikte karanlıkta kalan bir kav ramdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı