"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kürtler neye sahip çıkmalı?

M. Latif SALİHOĞLU
27 Ocak 2026, Salı
Türkiye’de, İran’da, Irak’ta, Suriye’de bulunan “çatışmacı Kürtler,” ecnebiler tarafından defalarca aldatıldı.

Onları önce tahrik ediyorlar, sonra da dondurucu soğukta ayazda bekletiliyorlar. Onları “Kürdistan hayali” ile ayaklandırıyorlar, ardından orta yerde yüzüstü bırakıyorlar.

Bir önceki yazıda, tâ 1940’lı yıllarda İran ve Irak’ta “siyasî Kürt hareketi”ne öncülük eden Molla Mustafa’nın ABD Başkan Carter’a yazdığı sitem yüklü mektubundan bahsettik. O mektupta, “Bizi aldattınız, bizi yalnız bırakarak hezimete uğrattınız” diyerek, onlara güvenmenin feci âkıbetinden söz ediyor.

Yaşanan bunca tecrübeden ders almayanlar, maalesef ecnebilere güvenmeye devam ediyor. Ne diyelim; hakikat şu ki: Aynı tecrübeler, hep aynı neticeyi veriyor. Kürtlere baş olmaya, onları yönetmeye çalışanlara Allah akıl, fikir, basiret, feraset versin.

«

Birçok meselede olduğu gibi, Kürtlerin durumu ile ilgili hususlarda da en sağlam, en güvenilir fikir ve bilgi kaynağının Risâle-i Nur’da mevcut olduğuna inanıyoruz ve görüyoruz. Bu yazıda bilhassa onlardan bahsetmek istiyoruz.

Üstad Bediüzzaman, bilhassa Münazarat, Divan-ı Harb-i Örfî ve Hutbe-i Şâmiye isimli eserlerinde, içiçe yaşayan Türkler, Kürtler ve Arapların ittifakına, ittihadına, uhuvvet ve muhabbetine büyük tahşidat yapıyor. Düşmanlarının, eskiden bu kadar çok ve şedit olmadığına dikkat çekerek, şimdi eskisinden daha fazla birbirlerine yardımcı olmaları tavsiyesinde bulunuyor. Aksi halde, ardı sıra mahvolacaklarını ve sömürgeci ejderhalara birer lokma haline geleceklerini söylüyor.

Bunca azim tehlikeler karşısında birbiriyle ciddi manada kenetlenmeleri gerektiği yönünde dersler veren Üstad Bediüzzaman, bilhassa Kürtlere şu tavsiyede bulunuyor: 

Hürriyete, meşrutiyete ve adâletin tesisine bütün kuvvetinizle çalışın ve sahip çıkın. 

Sahip çıkın ki, bu nimetler elinizden kaçıp gitmesin. 

Sahip çıkın ki, daha şedit bir istibdat yol bulup gelmesin.

Sahip çıkın ki, size pis ve çamurlu bir suyu içirmesinler.

Yani, Türkiye’den ve Türklerden ayrılmak için kullandıkları kuvvet ve enerjiyi, hürriyet ve meşrutiyetin, yani cumhurî demokrasinin tesis ve tahkimi için sarf etmelerini istiyor. Bunda herkes için sulh, huzur ve emniyetin var olacağına dikkat çekiyor.

Evet, başa geçen bir hükûmet, ya hürriyet ve adaleti, ya da istibdat ve kuvveti esas alacak. Tabiî, ona göre de hareket edecek. İstibdattan (darbe-muhtıra-entrika-tek adamcılık) ise, en ziyade Kürtlerin zarar gördüğünü ve göreceğini nazara veriyor, Üstad Bediüzzaman.

«

Lem’alar isimli eserin orta yerinde (16. Lema) iki meraklı suale iki muhteşem cevap faslı var. O iki izahlı cevabı, umum milletin, bahusus Kürtlerin pür dikkat okumaları ve kâmilen anlamaya çalışmaları gerektiğine inanıyoruz. Zira, o iki mesele, düz mantıkla anlaşılacak gibi değil. Onlar hakikaten derinlemesine mütalaa edilmesi icap eden hayatî hususlardır.

Son derece kritik bir dönemde (1934-35) kaleme alınan o iki meselenin birincisi şudur: İsparta’da bulunan Üstad Bediüzzaman’a hükûmet değişikliğiyle ilgili bir teklif geliyor. Öyle bir hükûmet değişikliği ki, “Bu, hem din için, hem sizin rahatınız için hayırlı olacak” deniliyor. Tabiî, seçim ve sandık sistemi mevcut olmadığına göre, o iş ya darbe, ya da entrikalı bir yöntemle yapılacak. 

İkinci mesele ise, savaş haliyle ilgili: İngiliz ve İtalyan devletlerinin Türkiye ile savaşması ve bu suretle rejim değişikliğine gidilmesi kuvvetli ihtimal dahilinde görünüyor.

Bediüzzaman Hazretleri, hem darbe ve entrika ile hükûmet değişikliği teşebbüsüne, hem de rejimin “harp belâsı” ile yıkılması ihtimaline sıcak bakmayıp, gayet net bir tavırla karşı geliyor. 

Bu meselenin geniş izahı, bir sonraki yazıda inşallah.

Okunma Sayısı: 1887
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÇeşitcioğlu

    27.01.2026 14:41:51

    Merhum Muhsin Alev/ elkonevi üstatdan aktarıyor: “Eğer Kürtler İslâm milliyetini esas alarak hareket ederlerse, bölücü bir unsur olmak yerine, ittihad-ı İslâm’a sebep olacaklardır...” (Necmeddin Şahiner, Son Şahitler, cilt: 1, s. 220.)

  • S.topuz

    27.01.2026 12:27:52

    ..."İşte böyle hiçbir kanun-u adalete ve insaniyete ve hiçbir düstur-u hakikata ve hukuka muvafık gelmeyen boğuşma-lardan, elbette âlem-i İslâm ve Kur'an teberri eder. Yardımcı-lıklarına tenezzül edip tezellül etmez.Çünki onlarda öyle dehşetli bir firavunluk bir hod-gâmlık hükmediyor; değil Kur'an'a, İslâm'a yardım, belki kendine tâbi' ve âlet etmekle elini uzatır. Öyle zalimlerin kılınçlarına dayanmak, hakka-niyet-i Kur'aniye elbette tenez-zül etmez. Ve milyonlarla masumların kanıyla yoğrulmuş bir kuvvet yerine, Hâlık-ı Kâinat'ın kudret ve rahmetine dayanmak, ehl-i Kur'an'a farz ve vâcibdir."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Kastamonu - 207 - 😭🕋🇮🇷😭🇵🇸😭🇹🇷😭🙌🌹🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🕋🇪🇺🇹🇷😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    27.01.2026 12:26:45

    "Ehadîs-i şerifede gelmiş ki: Âhirzamanın Süfyan veDeccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhas-ı müdhişe-i muzırraları, İslâm'ın ve beşe-rin hırs ve şikakından istifade ederek az bir kuvvetle nev'-i beşeri herc ü merc eder ve koca Âlem-i İslâmı esaret altına alır.EY EHL-İ İMAN!Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz,aklınızı başınıza alı-nız!İhtilafınızdan istifade eden zalimlere karşı اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ (Mü'minler ancakkardeştirler!) kal'a-i kudsiyesi içine giriniz; tahassun ediniz. Yoksa ne ha-yatınızı muhafaza ve nede hu-kukunuzu müdafaa edebilirsi-niz.Malûmdur ki; iki kahraman birbiriyle boğuşurken;bir ço-cuk,ikisini de döğebilir.Bir mi-zanda iki dağ birbirine karşı muvazenede bulunsa;bir kü-çük taş,muvazenelerini bozup onlarla oynayabilir;birini yuka-rı,birini aşağı indirir."... Bediüzzaman, Mektubat - 267

  • S.topuz

    27.01.2026 12:25:38

    "İŞTE EY MÜ'MİNLER! Ehl-i iman aşiretine karşı tecavüz vaziyetini almış ne kadar aşiret hükmünde düşmanlar olduğunu bilir misiniz? Birbiri içindeki daireler gibi yüz daireden fazla vardır. Her birisine karşı tesanüd ederek, el ele verip müdafaa vaziyeti almaya mecbur iken; onların hücumunu teshil etmek(kolay laştırmak,onlarınharîm-i İslâm a girmeleri için kapıları açmak hükmünde olan garazkârane tarafgirlik ve adavetkârane inad; hiçbir cihetle ehl-i imana yakışır mı? O düşman daireler ehl-i dalalet ve ilhaddan tut, tâ ehl-i küfrün âlemine, tâ dünya-nın ehval ve mesaibine kadar birbiri içinde size karşı zararlı bir vaziyet alan,birbiri arkasın-da size hiddet ve hırsilebakan, belki yetmiş nevi düşmanlar var. Bütün bunlara karşı kuv-vetli silâhın ve siperin ve kal' an:Uhuvvet-iİslâmiyedir.Bu kal 'a-i İslâmiyeyi,küçük adavetler le ve bahanelerle sarsmak; ne kadar hilaf-ıvicdan vene kadar hilaf-ı maslahat-ı İslâmiye ol-duğunu bil,ayıl!..Mektubat 267😭🕋

  • Abdullah

    27.01.2026 11:16:40

    Nuru fikir ile, nuru kalbi taşımayanlar dan maddi ve manevi hizmetler,hami yetler beklemek beyhudedir.İslami siyaset aksiyoner olmalı,hareket nokta sı kendisinden olmalı,harici cereyanlar ile hareket etmemeli.İpler elinde olmalı kendi hür iradesiyle siyaset yapmalı. Birilerinin üfürmesiyle oynamamalı.Sa nırım tarih seyri içinde, gelişen hadise ler yeteri kadar ders vermiş olmalı.Dahi li ve harici hadiseler doğru tahlil etmeli ve ona göre yanlış yapmamak ve siya setin girdaplarına düşmemek için azami dikkat edilmelidir.Hedef ve gidi len yollar doğru tespit edilmelidir.Tari hin tekerrür etmemesi için ibret alınma lıdır.Yapılan hatalar tekrarlanmamalıdır. Bu konuda şaşmaz ve şaşırtmaz ölçü ler Nur külliyatında ziyadesiyle mevcüt tür.Yazarımız bunları işlemiş, kamuoyu nun nazarıma sunmuştır.Tebrik ediyo rum.

  • üzeyir

    27.01.2026 11:03:00

    Ellerinize sağlık. Gayet güzel ve isabetli bir izah olmuş.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı

En Çok Okunanlar