"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öncesi ve sonrasıyla Sakarya Zaferi

M. Latif SALİHOĞLU
14 Eylül 2019, Cumartesi
Hazin bir yenilgi: 1921 yılı Temmuz'unda şiddetlenen Yunan taarruzu, Millî Kuvvetlerimiz’in Eskişehir - Afyon - Kütahya hattında bozguna uğramasıyla neticelendi.

Yeniden toparlanmak maksadıyla 100 km kadar geri çekilen Millî Kuvvetlerimiz, Sakarya Nehri’nin doğusunda (Polatlı civarında) karargâh kurdu. Yunan taarruzu aralıksız şekilde yine devam etti. Ancak, bir önemli başarı sağlayamadılar.

Önceki muharebelerde yaşanan mağlûbiyet, bilhassa subaylarımızın izzetini kırmış, gururunu rencide etmişti.

Bunun mutlaka telâfi edilmesi gerekiyordu. Subaylarımız, zillet içinde yaşamaktansa ölümü tercih etme noktasına geldi.

Dolayısıyla, yeni başlayacak bir savaşta en ön safta çarpışmak istediler. Buna tamamıyla hazır bir hale geldiler.

* * *

10 Eylül'de tam bir azim ve kararlılıkla harekete geçen ve düşman birliklerini geri püskürtmeye başlayan askerimiz, 13 Eylül gününe kadar Sakarya Nehri’nin doğu kısmına tamamıyla hâkim oldu.

Düşman kuvvetleri, nehrin batı yakasına geçmek zorunda kaldı. 13 Eylül 1921 tarihi itibariyle, Sakarya Nehri’nin doğu tarafında bir tek Yunan askeri kalmadı. 

Sakarya Nehri’nin başlangıç havzası civarında cereyan eden bu büyük muharebede, çok sayıda subayımız şehit oldu. Öyle ki, subay kaybı er ve erbaş kaybını neredeyse ikiye-üçe katladı. İşte, bundan dolayıdır ki, Sakarya Muharebesi’nin bir ismi de, "Subaylar Savaşı" olmuştur.

Bu savaşların neticesinde, taraflar binlerce kayıp verirken, bir o kadar da yaralı asker sayısı ortaya çıktı.

Zafer sonrasında asker ve milletimizin kazanmış olduğu yüksek moral, bu hadisenin en önemli neticesi olmuştur.

Zira, düşman taarruzu artık durmuş ve savaş birlikleri geri çekilmeye başlamıştır.

Yunan kuvvetlerinin bu geri çekilme (ric'at)  harekâtı, İzmir'i terk ettikleri tâ bir yıl sonraki Eylül (9 Eylül 1922) ayına kadar kademeli şekilde devam edip gitti.

Sakarya Zaferi, Birinci ve İkinci İnönü Zaferi’nden (10 Ocak–1 Nisan 1921) sonra, üçüncü bir zafer olarak kayda geçti ve İstiklâl ümidini yeniden canlandırmış oldu.

* * *

Kütahya - Eskişehir Muharebeleri’ndeki mağlûbiyet sebebiyle, İsmet Paşa cezalandırılmadı. Ama, Meclis eliyle ona tevdi edilen Genelkurmay Başkanlığı’ndan azledildi. Lâkin, ne tuhaftır ki, bu makam da Fevzi Paşa’nın uhdesine verildi.

Kâzım Karabekir gibi onlarca kahraman kumandan Meclis'te atıl vaziyette bekletilirken, Başbakanlık ve Millî Savunma Bakanlığı’na ilâveten, Genelkurmay Başkanlığı da Fevzi Paşa’ya verildi.

Fevzi Paşa’nın bu üç mühim ve kritik vazifenin hakkını verdiği söylenemez. Ancak, savaştan anlayan cesur bir kumandan olarak Sakarya Meydan Muharebesi’ni iyi kumanda ettiği ve kazanılan zaferde önemli pay sahibi olduğu söylenebilir.

İsmet Paşa’nın Sakarya Zaferi’nde hemen hiç pay sahibi olmadığı âşikâr bir durum. En ön safta Fevzi Paşa var. Elinde Kur'ân–ı Kerîm'le askeri coşturmaya, muharebe için morallendirmeye gayret etti.

Mustafa Kemal de, Meclis Başkanı sıfatıyla savaş bölgesinde bulundu.

Son olarak yine hatırlatmak gerekir ki, şayet Ali Fuat Paşa, Refet Bele, Kâzım Karabekir gibi nice başarılara imza atmış millî kahramanlar Garp Cephesi’nde inisiyatif kullanabilecekleri makamlara getirilmiş olsaydı, Yunan kuvvetlerini mağlûp etmek, en azından geri püskürtmek çok daha kolay ve çok daha az zayiatla olacağı kuvvetle muhtemeldir.

Okunma Sayısı: 924
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı