"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Reşid Paşa ve Bâbıâli Yangını

M. Latif SALİHOĞLU
07 Ocak 2021, Perşembe
GÜNÜN TARİHİ: 7 Ocak 1858-1911

Aslında günün en önemli tarihî hadisesi, Demokrat Parti’nin kuruluşudur. Fakat, bu konuyu geçen sene enine boyuna yazdığımız için, şimdilik kısaca hatırlatıp diğer konulara geçelim.

7 Ocak 1946’nın kısa terihçesi şudur:

Türkiye’nin çok partili sisteme geçme kararının ardından, CHP’den atılan veya istifa ederek ayrılan bir grup milletvekili, eski İktisat Vekili ve Başvekillerden Celâl Bayar’ın liderliğinde Demokrat Parti’yi resmen kurma başvurusunda bulundu.

Daha evvel, isimlerini “Dörtlü Takrir” ile duyuran ve DP’nin kuruluşunda yer alan diğer milletvekilleri şunlar: Fuad Köprülü ve Refik Koraltan ve Adnan Menderes.

Koca Reşid Paşa

Tanzimat Fermanı olarak bilinen Gülhane Hatt-ı Şerifi'nin ilân edilmesinde en etkili rolü oynayan Mustafa Reşid Paşa, 7 Ocak 1958’de vazife başında iken vefat etti. Yerine meşhûr Âli Paşa tâyin edildi.

Bilhassa Hariciye Vekili (Dışişleri Bakanı) iken seyahat ettiği Avrupa ülkelerinde yaşanan gelişmelerden ziyadesiyle etkilenen Reşid Paşa, Osmanlı'nın girdiği duraklama haline gönlü razı olmayarak, bir dizi reformların yapılması için büyük çaba gösterdi.

Evet, Osmanlı, kelimenin tam anlamıyla bir duraklama dönemine girmiş ve kendi sistemiyle, kendi imkânlarıyla bu girdaptan bir türlü çıkamıyordu. Öyle ki, koca Ordu-yu Hümâyun, Mısır Valisi'nin ordusuna mağlûp düşecek (1939 Nizip Bozgunu) bir vaziyet arz ediyordu.

Mevcut gidişatı tasvip etmek veya buna kanaat etmek olacak şey değildi.

II. Mahmud'un öldüğü ve Sultan Abdülmecid'in tahta çıktığı aynı sene içinde ilân edilen Tanzimat (düzenleme, reorganizasyon), aslında monarşiden meşrûtiyete geçişin de ilk tetikleyici faktörlerinden biri oldu.

Şunu da hatırlatmak gerekir ki, Tanzimat'a karşı gelen veya bunca yıl sonra bu hareketi şiddetle tenkit edenlerin gösterdiği, yahut ortaya koymuş olduğu ciddiye alınabilir herhangi bir alternatifleri yoktur. Bütün hata, kusur ve eksiklerine rağmen, hürriyet, meşrûtiyet ve Kànun-i Esâsî gibi, Tanzimat'ın ilân edilmesi de kaçınılmaz derece gerekliydi. En büyük hata, olsa olsa bu gelişmelerin yeterince tatbik sahasına konulamamasıdır.

Bâbıâli Yangını

Bugün İstanbul Vilayet Merkezi olarak hizmet gören Osmanlı Devleti’nin Hükümet Merkezi "Babıâli"de 7 Ocak 1911’de büyük bir yangın vak'ası yaşandı. Yangının iki-üç gün kadar devam ettiği rivâyet edilir.

Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı dışındaki bütün daireler (Şûrâ, Dahiliye, Mektubçu, Teşrifatçı, Beylikçi, Sadâret Kalemi, Vak'anüvis...) tamamen yandı.

Aslında bu yedinci Babıâli yangınıydı. Daha evvelki yangınlar, 1740, 1755, 1808, 1826, 1839 ve 1878 senelerinde yaşanmıştı.

Aynı yerde bu kadar yangın vak'asının yaşanmış olması, hiç şüphesiz sabotaj ihtimalini kuvvetlendiriyor. Zira, burası 1700'lü yılların başlarından itibaren Osmanlı Devleti’nin idare merkezi olmuş, devletin ehemmiyetli bütün evrakı burada muhafazaya çalışılmıştır.

Gariptir ki, Sultan II. Abdülhamid'in devleti Yıldız Sarayı’ndan idare ettiği ve mühim evrakları burada muhafazaya çalıştığı dönemde, yani 33 yıl müddetle Babıâli'de herhangi bir yangın vak'asına rastlanmıyor.

Yine gariptir ki, bunca Babıâli yangınlarına rağmen, devletin resmî evrakları ciddî ölçüde herhangi bir zarar görmedi. Zira, önemli evrakların hemen tamamı, binanın alt katında inşa edilmiş olan "hususî mahzenler"de muhafaza ediliyordu.

Lâzım olan vesikalar, mesai saatlerinde ilgili dairelere getirtiliyor, işi bittiğinde ise derhal yerlerine götürülüyordu. Kısmen de olsa yanıp giden evraklar ise, kasten veya ihmal ile yerlerine götürülmeyip, ilgili dairelerde bırakılanlar olmuştur.

Bu da gösteriyor ki, Osmanlı'nın adeta mükemmel şekilde işleyen bir arşiv sistemi, bir evrak/vesika teşkilâtı varmış: Bina yanıp kül olsa bile, yine de "evrak-ı mühimme"nin zarar görmeyeceği sağlam bir mekanizma...

Okunma Sayısı: 1137
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı