"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir vefa bestesi veya pamuk ipliğindeki salıncak

M. Said ZEKİ
29 Haziran 2026, Pazartesi
Şair “Kuşlar ölür, sen uçuşu hatırla!” derken; Bilge “Yiğitler ölür, sen duruşu hatırla!” diyerek, ona nazire yapıyordu batan güneşin kızıllığında.

*** 

“Yaz” diye ısrar ettiniz ama; şimdi size de yazık etmek istemem, depresif kelimelerimle..

Çünkü ağaçlar ayakta ölür/dü... Yiğitler de! Bunlar hep kendi kendine iyileşmek zorundadır. Kimse gerçekten yardıma ihtiyacı olduğunu anlamaz. “Gelen ölümse, gülümse dostum!” demek kolaymış.

Son saatine, son dakikasına, son nefesine kadar “davam” diyerek... Ne çok baharlar, ne çok güneşler eskittiler! Sonra “o iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler bir bir.”

*** 

Sonra boynunu büktü masum güller, güneş gözlerini kapattı. Şimdi derin bir musikî var şehrin kulaklarında; “Lâ uhibbü’l âfilîn” diye fısıldıyor bütün sokaklar..

Gören görüyor, duyan duyuyor.. Yine ‘o mahur beste’ çalıyor ve bulutlar ağlaşıyordu.

Batıp gidenleri kim sever ki?

“Yiğitler ölür, sen duruşu hatırla!”

Ey ölüm, ey güzel ölüm! Sen ne güzel bir nasihatçisin!

Acizliğimizi, fânîliğimizi hatırlatansın. “Zindan-ı dünyadan, bostan-ı cinana” götürensin. 

*** 

Gözünü açamadan, dünyaya doyamadan güz bahara savrulmak sonunda..

Ve yapraklar, ve güller ve yiğitler musalla taşında şimdi!

...

Yıldızlara bağlı salıncak ipim koptu.. Kıyametim koptu.

Vefa, sevda ve ben yenik düştüm. Yandın ama, yıkılmadın sen...

Alevlerimiz göklere yükselirken, sırlarımız toprağa karıştı. 

Boşaldı kum saatim, bulutlara serpildi küllerim.

Sûra üflenmek üzereyken kapandı zaman tünelim.

*** 

Burkulan artık son zamandı. Kendi kıyametini hazırlayan zalim bir canavardım.

Zulmette gafletin şahikası... Yıldızlar telaşlı, homurdanıyor cehennem!

Düğümler seni çözer, beni bağlar... Alevler seni değil, masum yürekleri dağlar.

Düş kırıklığı içinde yıkılıştı, kanayarak ve kimsesizce...

Yakarıştı Kimsesizler Kimsesine... Zifiri karanlıkta... 

Yine de... Yine de ümitsiz değilim yeşil yapraklardaki kuş cıvıltılarından..

*** 

Her şeye rağmen... 

Sessizce, ümidi doğuran hüzün nöbetlerindeyiz. Anlaşılmaz bir hüzün bestekârı olacak miladında.

Batık gemiler terk etse de; hiçlik limanını sessiz. Şehirde bir tek adın kalacak yalnızlık inadında.

Bülbüller şakıyacak sürgün veren yeşil dalımda hep. Aksa da göz yaşları; sessiz harflerde, unutulsa da kimsesiz.

Hoyratça savursa da hayat; gizli bir iz peşindeyiz. Dost arayan bir sürek avı bu, kelebek kanadında. Asla ümitsiz değiliz. 

*** 

Ey ümit, ey vefa ve sen, ey sevda!

Bir seher vakti, güllerin buğusunu dökün de gel.

Kuşların kanadına tutun da gel.

Kekik büyü/sünde büyüsün... yeşeriversin umutlar bahar rüyasında. 

Firavunlar boğulsun Kızıldeniz’de. Asânı denize dokun da gel.

Rahmet yüklü bulutlar umudun olsun. Dursun zaman, silinsin karanlık suretler, yükselsin yeniden güneşler, aylar...

Filizler fidan olsun, dallar meyveye dursun, huzur dolsun gönüllere... 

En güzel şarkıları bestelesin yine dalında bülbüller...

*** 

Nokta... Yaprak düşer, tren kalkar, beste susar; güneş batar, toprak yutar. Haşir baharına kalır  vuslat. 

Sonra bir gün batımıdır veda, ışık huzmelerinde!

Ümitsiz değiliz asla. ‘Hâkimler Hâkimi’nedir bütün şikayetlerimiz.

Ve biliriz ve iman ederiz ki;

İyi ki, Allah var. İyi ki, ahiret var, iyi ki dostlara kavuşmak var!

Elhamdülillah.

Okunma Sayısı: 1340
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bilalisani

    30.06.2026 20:18:09

    Hüznü yeisle değil, asil bir ümitle harmanlayan; fâniliğin acısını 'haşir baharı'nın muştusuyla dindiren ve her satırında o vakur 'duruşu' hissettiren, adeta kelimelerle örülmüş muazzam bir ruh senfonisi." Kaleminize, yüreğinize sağlık; hüzünden ümidi doğuran bu asil duruşunuz daim olsun.

  • Süleyman alıç

    30.06.2026 17:48:39

    Belirsizlik belli olduğuna göre hizmete devam "...Son saatine, son dakikasına, son nefesine kadar “davam” diyerek..." Çünkü kaleyi terk edenler terk ediliyor ve kaybolup gidiyorlar. Rabbim her halükarda bu kalanın içinde olmayı kalmayı nasip eylesin

  • Süleyman alıç

    30.06.2026 17:44:38

    Allah razı olsun M. Said Abey güzel bir yazı 9 Şubat'ta "belirsiz bir veda" yazınızı okuyunca " Eyvah eyvah dedim "SAİD'ler" veda etmez edemez manevî bir kaleyi terk edemez, terk etmeyi bırak hatta "Mekke'de de olsa buraya gelmesi gerekir" diye gönlüm feryat ettbelirsizlik i

  • Bilalim

    30.06.2026 15:15:15

    Ümitsiz değiliz asla. ‘Hâkimler Hâkimi’nedir bütün şikayetlerimiz. Ve biliriz ve iman ederiz ki; İyi ki, Allah var. İyi ki, ahiret var, iyi ki dostlara kavuşmak var! Elhamdülillah. Yazı, "Elhamdülillah" kelimesiyle taçlanarak, her şeye rağmen yola devam etme gücü veren bir şükür manifestosuna dönüşmüş. Adaleti de, teselliyi de, vuslatı da doğru yerde arayan, ruhu dinlendiren çok asil bir duruş. Kalbe inşirah veren bu samimi inanç, her türlü karanlığı dağıtacak güçtedir.

  • M. Erol

    30.06.2026 11:49:48

    Edebiyat tadında gönlümeze zerk ettiğin hikayeler susmuştu....

  • Gülay Atasoy

    29.06.2026 17:44:28

    Çok güzel bir yazı tebrikler.

  • M. Erol

    29.06.2026 16:57:06

    Hüzünlü bir veda işitince tessürle içim burkulmuştu. Her pazartesi sütunlarda, satırlar aradım şiir tadında, kelimelerin güftesindeki musikinin terennümlerini yüreğimize ümit serpen çığlıkları... Anadolu'nun dağlarından toplanmış, burcu burcu kokan çiçeklerin nağmelerini, iman ve ihlasla konuşan hakikatlerin baharını edebiyat kadınla gönlümüze zerk ettiğin hikayeler susmuştu... Hayallerimizi süsleyen nur pınarından ışık, ses, işaret, beşaret veren tarafımızdaki muamma suskunluk gücümüze gitmişti. Yalnız hissetmiştim kendimizi... İyiki geldin, iyi bir vefa bestesiyle müjdeler getirdin... Susamıştık içtik kana kana. Bir ses, bir nefes bulduk çiçek bahçendeki hikâyelerinde...

  • Ramazan Fakıoğlu

    29.06.2026 10:50:05

    Üstadım hoşgeldiniz, döktürmüşsünüz yine bizleri bambaşka bir ruh iklimine götürdünüz, yüreğinize sağlık efendim.

  • Yiğitoğlu

    29.06.2026 06:18:33

    Adeta duyğu ve düşüncenin yazarın kalemi ile nakış nakış işlenmiş,bir vefa bestesi olmuş. Çoğu zaman bizde hissederiz ama, şairin dediği gibi, "Hissederim ama söyleyemem / Dili yok kalbimin / ondan çok bizarım" dedi ğibi. Ançak siz hem hissetmiş hem söylmişsiniz.Gök kubbedeki hoş seda bu beste olsa gerek.Kaleminize sağlık her bir cümlsi ayrı bir güzelik, güzelik ise paylaştıkca ziyadeleşir. Nice güzel duyğularda buluşmak dileği ile...

  • Semanur Tunoğlu

    29.06.2026 00:10:48

    Ne güzel bir yazı...tebrikler

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı