"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İfade hürriyeti ve adalet

M. Said ZEKİ
27 Temmuz 2026, Pazartesi
Temel hak ve hürriyetlere konjonktürel olarak yaklaşmak mümkün değildir. Yani şartlara göre “bazı zaman kullanabilir, bazı zaman askıya alabiliriz” denilmez.

Hak ve hürriyetler iç içe geçmiş halde yaşarlar. Bir hakkı tanırsanız, diğer haklar da yavaş yavaş belirir. Bir hakkı ihlal ederseniz, diğer haklar da yavaş yavaş geriler.

Bir ülkede yeterli seviyede ifade hürriyeti varsa, orada diğer hak ve özgürlüklerin de -basın, din ve vicdan, toplantı ve gösteri, siyasî haklar vs- mevcut bulunduğuna bir işarettir.

Bu fertlerin kendi hak ve hürriyetlerine sahip çıkma şuuru ile yakından ilgilidir. “Zulüm bana değmiyorsa bin yaşasın” denilmez. Çünkü “bir millet cehaletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder.” 

*** 

Adalet bir gün herkese lâzım olabilir ama; bunun için savunulmaz. Adalet insanî, imanî ve herkesin muhtaç olduğu kudsî bir değerdir. Hocalar her Cuma hutbesinde hatırlatıyor:

“Şüphesiz ki, Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder. Hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız adalete sahip çıkmanız için size böyle öğüt verir.” (Nahl Suresi: 90)

Adaletsizlik yapanlar, aslında kendi kötü sonunu hazırlamaktadır. Adaletin -geç bile olsa- bir gün mutlaka yerini bulacağı kesindir.

Yunus Emre yılların ötesinden “Zulüm ile âbâd olanın âkıbeti berbat olur!” diye ikaz ediyor. Adaletsizlik yapanların bir şekilde cezalarını bulduklarına tarih şahittir.

*** 

Her insanın ifade hürriyetine sahip olduğu, anayasamızda ve uluslararası sözleşmelerde açıkça vurgulanmıştır: 

“Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.” (Anayasa 26. m)

BM Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 18. Maddesi’nde, “Herkesin düşünce, vicdan ve din hürriyeti hakkı” düzenlenirken; Madde 19’da ise “Herkes, kimsenin müdahalesi olmaksızın istediği düşünceye sahip olma hakkına sahiptir” denilerek “hiç kimsenin kanaatleri için rahatsız edilemeyeceği” vurgulanmıştır.

Hak ve hürriyetleri düzenleyen hukukî belgelerdeki hükümler çok nahif gözükse de; aslolan bu hürriyetlere sahip çıkılması, korkusuzca kullanılmasıdır. 

*** 

Hukuk delile bakar; duygusallığa, hamasete ve siyasî tercihlere göre karar veremez. Güncelin etkisinde kalan bir hukuk anlayışı, hukukî değil siyasîdir. Güncel siyaset farklı olsa da; hukuk ilkeli olmayı gerektirir.

Fikirlerini açıkladı diye insanların gözaltına alınmaları, hapsedilmeleri sıradanlaşıyor sanki. Bir mesaj veya eleştiri yapıldığında, hemen adlî işlem başlatmak ifade hürriyetine, lekelenmeme hakkına aykırıdır.

AİHM kararlarında çokça vurgulandığı üzere; “Sadece hoşumuza giden fikirler için değil, hoşumuza gitmeyen, sarsıcı, şok edici, rahatsız edici olsa bile fikir hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi” gerekir.

*** 

Fikirlere karşı baskı ve şiddetle mücadele imkânsızdır. Fikirler zorla, mahkemeyle, hapisle siyasî söylemlerle susturulamaz, etkisizleştirilemez.

Fikirlere karşı ancak fikirle mücadele edilir, edilmelidir. Medenîlere galebe çalmak ancak ikna ile mümkündür. 

Tarihin şahitliği altında, adalet-zulüm mücadelesi kıyamete kadar devam edecek. Önemli olan hangi safta yer aldığımız!

Okunma Sayısı: 1542
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    30.07.2026 12:13:44

    Hz.Muhammed SAV'min hayatını,hak davasını nasış yaydığını iyi öğrenmek lazım.,Efendimiz SAV'in asla peşin fikirli,ön yargılı olduğunu söyleyemez ve gösteremezsiniz. Resulullah efendimiz SAV'min küçük-büyük ayırt etmeden şefkatle yaklaşıp hak davasını anlatması kadar bizzat nefsinde fiilen yaşaması bizlere emsal değil mi. Yine efendimiz SAV'min temsilcisi olan islam büyüğü,hak davanın naşirleri hak için sadece düşmanalrının mı baskı,şiddet ve zulmüne maruz kaldılar,hayır. Bakın bugün dahi risalei nur müelleifi aziz üstada ketm edenelr,hakaret,itibarsızlaştırma yapanlar maalesef din adınaahkam kesen sözde din adamı,ilim erbabı,siyaset meddahları değil mi.Öyle ise nur talebesi sıradan bir müslüman gibi değil başta efendimiz SAV'mi,iman hakikatlarını bizlere tefsir ederek asrın fitne-fesadlarına ,tahribatlarına karşı ikaz eden aziz üstadın talebesi olarak daha dikkatli olmamamız gerekmiyor mu.

  • Necati

    27.07.2026 18:57:40

    Demokrasi hurriyet, adalet Şeriattandır. Şeriat âleme İstibdat ve zulümleri yok etmek için gelmiştir. Şimdi maalesef Türkiye'de giderek artan bir baskı ve tahakküm ile istibdat sistemi devam etmektedir. Bu adaletsizliği yapanların, istibdat uygulayanların kimliğine bakmadan karşısında olmak, (Çünkü Üsdat İstibdat ne şekilde gelirse gelsin sille vuracağım demektedir.) zulme ve haksızlığa maruz kal kim olursa olsun yanında olmak, İslâmî ve insani görevdir. İşte bizim duruşumuz budur bu olmalıdır.

  • S. Pelin Kurukahveci

    27.07.2026 17:53:28

    Burda fikirlere karşı fikirle mücadele etmekten kasıt Kemalistler ise büyük bir aldanma söz konusudur. Kemalistlerin öyle bir derdi mi var? Yok. Kemalistler gücü ellerine geçirme peşindeler. Sonrasında olacak şey zaten geçmişlerinde defalarca yaptıkları şey olacaktır. Kemalist ideolojiden başka her şeyi her fikri dümdüz edeceklerdir. Kemalist ideoloji zorla veya başka yollarla bu ülkeden sökülüp atılmadan normal bir tartışma ortamı oluşması çok zor.

  • Hüseyin İlhan

    27.07.2026 08:46:59

    Allah razı olsun muhterem kardeşim.Merhum ve merhume ebeveynlerim bizleri islam terbiyesi ile yetirştirdiler ve asla harama meyl etme diye diye tatbiki terbiyeleri ile büyüdüm. Komşunun bahçesinden bir erik dahi koparma,isteyebilirsin amma asla çalamazsın,rızası olmadan koparamazsın dediler. Risalei nurları tanıyıp,derslere iştirak ederek ve okuyarak hak,hukuk,ibadet gibi külli manalarda islam ahlakı,rabbimizin emir ve yasakalrı,hürriyeti,adaleti mahza,adaleti izafiye gibi dersler ile hayatımız hayat buldu. Rabbim bu iman nimeti,islam adalet ve terbiyesine her daim layık bir fani olmayı nefsime,nefislere nasip eylesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı