Dünyanın nimetleri ve imkanları adaletli bir şekilde paylaşılmış olsa hiç kimse aç ve açıkta kalmış olmazdı.
Ne yazık ki “Asya münafıkları ve Avrupa’nın dessas zalimleri” dünyanın neresinde olursa olsun haksızlıklara imza atıyor ve ülkelerin imkanlarını bir bakıma gasp ediyorlar. Neticede bir kısım insanlar lüks içine yaşarken öte yanda bazıları da bir parça ekmek bulmakta zorlanıyorlar.
Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) yaptığı bir araştırmanın sonucuna göre mesela Somali’de her 3 aileden 1’i günde yalnızca 1 öğünle hayatını sürdürüyormuş.
Médecins Sans Frontières/Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) tarafından Temmuz 2026’da gerçekleştirilen bir yetersiz beslenme araştırmasının ortaya koyduğu tablo şöyle özetlenmiş: “Somali’nin güneybatısındaki Baidoa’da bulunan yerinden edilme alanlarında taramadan geçirilen her iki çocuktan biri akut yetersiz beslenme sorunu yaşarken, her dört çocuktan biri ise ağır akut yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.
MSF’nin Somali Proje Koordinatörü Allara Ali şöyle konuşmuş: “Gördüğümüz tablo son derece sarsıcı ve son derece kritik bir acil durum için belirlenen eşiklerin çok ötesinde. Aynı derecede sarsıcı olan bir diğer konu ise bağışçıların aciliyet duygusundan yoksun olması ve Somali’ye yönelik desteklerini azaltmaya ve geri çekmeye devam etmeleri. Diğer aktörler müdahalede bulunmaya çalışsa da finansman kısıtları nedeniyle kapasiteleri sınırlı kalıyor.” (MSF’nin 11 Ağustos 2026 tarihli açıklaması.)
Açıklamada şu bilgiler de var: “Ekipler yılın başından bu yana beş yaş altındaki 21.000’den fazla çocuğu taradı ve genel akut yetersiz beslenme oranlarının yaklaşık yüzde 50 olduğunu tespit etti. Baidoa’daki 14 yerinden edilme alanında 888 hane arasında gerçekleştirilen araştırma ayrıca ailelerin üçte birinin günde yalnızca bir öğünle hayatta kalmaya çalıştığını, yalnızca yüzde ikisinin ise günde üç öğün yemek yiyebilecek maddi imkâna sahip olduğunu ortaya koydu.
MSF, bağışçı toplumuna, uluslararası kuruluşlara ve sağlık yetkililerine, Baidoa’da ve Somali’nin etkilenen diğer bölgelerinde gecikmeden iyi koordine edilmiş, yeterli finansmana sahip ve etkili bir acil müdahale sağlanması çağrısında bulunuyor. ‘Dünya harekete geçmek için kıtlık ilanını bekleyemez. Can kayıplarını önlemek için şimdi harekete geçilmesi gerekiyor” diyor MSF’nin Somali Proje Koordinatörü Allara Ali.
“Birleşmiş Milletler’e göre 2026’nın ilk üç ayında Somali’de yarım milyondan fazla kişi yerinden edildi ve her 10 yerinden edilme vakasının dokuzu kuraklıktan kaynaklandı. Endişe verici şekilde, yerinden edilenlerin yüzde 85’ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bu gruplar aynı zamanda yetersiz beslenmeden en ağır biçimde etkilenenler arasında yer alıyor.”
Somali nüfusunun neredeyse tamamı (%99’dan fazlası) Müslüman olan bir ülke. Bu kadar Müslümanın yaşadığı bir ülkenin hele hele 2026 yılında bu durumda olması doğrudan ya da dolaylı olarak hepimizin sorumlu olduğu bir tablodur. “Büyük Türkiye” Somali’deki yaraları sarmakta daha aktif olamaz mı? İslam dünyası ve tabii ki insanlığı harekete geçirmek gerekmez mi? Din kardeşlerimizin yaşadığı Somali bu haldeyken keyif sürmek kime yakışır?
Hem, “Bir yer biri bakar kıyamet onda kopar” diyenler de biz değil miyiz? Maalesef bu tabloya göre Somali sadece bakıyor...