"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Işık doğudan yükselmeli!

M. Said ZEKİ
02 Ağustos 2021, Pazartesi
İslâm; hiçbir kişi, grup, zümre veya kavmin tekelinde değildir. Hiç kimseye dedesinden, babasından miras kalmış da değildir.

Allah (cc) sadece Müslümanların değil; bütün insanların, bütün kâinatın Rabbidir, ‘Rabbü’l Âlemin’dir. İslâm cihanşümuldür, evrenseldir. Muhatabı bütün insanlar ve kâinattır. Onu belli millet veya gruba has kılmak, menfaati gereği siyaset veya ticaret veya şahsî nüfuz ve itibar için kullanmak İslâmiyete büyük bir cinayettir. Buna herkesten ziyade samimî Müslümanlar itiraz eder ve etmeli.

‘ALEYHE YORUM YASAĞI’

Hukukta yorum ve takdir hakkı vardır. Ama hiçbir kanun, Kanun koyucunun iradesine, toplumun menfaatine, kanunun ruhuna aykırı yorumlanamaz. Demokrasinin verdiği hak ve hürriyetler, demokrasiyi ortadan kaldırmak için kullanılamaz. Ormanı korumak için çıkarılan kanun, aleyhe yorum yapılarak ormanları tahrip için uygulanamaz.

Aynen öyle de; insanın iki cihan saadetini temin eden İslâmın hükümleri, insanlığın aleyhine yorumlanamaz.

YORUM VE TEFSİR HAKKI

İslâmın ruhuna aykırı olmamak şartıyla; her türlü yorum, te’vil, tefsir hürdür. Binlerce cilt tefsir kitapları bunun ispatıdır. Herkes; her asır ve her insan kendi kapasitesi miktarınca istifade eder, anlar. Fakat ‘bunun anlamı sadece budur, siz de benim anladığım şekilde anlayacaksınız’ şeklinde dayatma ve sınırlama yapamaz. Bediüzzaman’ın Kur’ân âyetlerini yorumlarken ‘Bu âyetin binlerce vechinden, manasından; bir vechi, bir manası şudur ki...’ ifadesi bu konuda oldukça dikkat çekicidir.

Hiç şüphesiz aynı kaide onun yazdığı tefsir için de geçerlidir. Risalenin genel mantığına, İslâmın evrensel ruhuna aykırı olmamak şartıyla herkes okur, anlar, istifade eder. Samimî olarak anladığını tevil eder, başkaları ile paylaşır, müzakere eder. Kimseye ‘bence bu böyledir, bu konuyu böyle anlayacaksın’ diye dayatmak mümkün değildir, anlamsızdır.

KUR’ÂN’IN GENÇ KALMASI İÇİN

Aksi halde düşünce donuklaşır. Dogmalar ve tabular oluşur. İslâm cihanşümul özelliğini kaybeder. Kur’ân, her asra hitap eden gençliğini yitirir. Son Peygamber olan Efendimizden (asm) sonra, dini yenileyen Mücedditlerin gönderiliş hikmetlerinden bir hikmeti de bu olsa gerek. Kur’ân’ı, İslâmı özüne dokunmadan asrın idrakine yeniden sunmak, yaşanılabilir kılmak, bir nevi güncellemek. Emeviler’den sonra ‘hilâfetin ısırıcı saltanata dönmesi’ sonucu incinen İslâm hakikatlerini, tekrar doğru mecraına kanalize etmek.

İLİM VE BARIŞ DİNİ BÖYLE OLMAMALI

İslâm âleminin hal ü pür melâli ortada. İdarecileri Karun kadar zengin, vatandaşları Hint fakirleri kadar yoksul. Cehalet, ihtilâf ve kargaşa hüküm sürüyor. İslâm denince dünyanın kafasında canlanan fotoğrafın görüntüsü pek sevimli ve iç açıcı değil. İslâmın izzeti, maalesef hak ettiği seviyenin çok altında.

‘Oku’ diye başlayan ilim ve barış dini; feleğin ters dönmesi, hükümlerinin doğru yaşanmaması, çeşit çeşit istibdat ve dünyevî menfaatlere alet edilmesi sonucu; cehalet, istibdat ve savaş dini diye tanınır bilinir hale gelmiş, getirilmiş.

‘Işık doğudan gelir, doğudan yükselir’ diyor ilim adamları, mütefekkirler. Şimdi İslâm ışıklarının bir kez daha Doğudan yükselmesi için her Müslümanın elinden geleni yapma vakti. İlim ve teknolojiye, barış ve demokratik değerlere, insana ve haklarına sahip çıkma zamanı. Şahsî kavga ve ihtirasları bırakıp, birlik içinde İslâmın izzetini yüceltme zamanı.

İSLÂM BATIDAN MI PARLAYACAK?

Doğru İslâmiyeti ve İslâmiyete lâyık doğruluğu yaşayarak göstermek için son fırsatlar. Onun bize değil, bizim İslâma ihtiyacımız var. Biz sahip çıkmaz isek; bizi zillet ve cehaletimizle başbaşa bırakıp gider, O güneş başka ufuklarda doğar. Allah sahip çıkacak insanları, kavimleri yaratır.

Kıyamete yakın güneş batıdan doğacak ise... Kimbilir; demokratik ve insanî değerleri yerleştirip, yaşayarak yücelten ve ‘insaniyet-i suğra’yı yakalayan Batı, İslâmın eşsiz cihanşümul değerlerini keşfederek ‘insaniyet-i kübra’yı da gerçekleştirecek. Doğudan yüksel(e)meyen ışıklar Batıdan yükselecek kim bilir!

Çünkü Allah Rabbü’l âlemindir. Dünya ve içindekiler O’nundur. Allah Doğuların da, Batıların da Rabbidir. (Meâric,70/40)

Okunma Sayısı: 1162
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    2.8.2021 05:18:59

    Tek kelime ile harika bir yazı. Gönlüne inşirah, kalemine velûdiyet,muhatabîne anlayış genişliği ve istifade, istifâza ve amel iştiyakı versin Cenab-ı Hak. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı