"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan bize neyi hatırlatıyor?

Mehmet CEBE
26 Şubat 2026, Perşembe
Ramazan her yıl insana bir hatırlatma olarak gelir. Çünkü insan unutur.

Neden yaşadığını, nimetlerin kıymetini, kulluğun manasını ve hayatın asıl gayesini zamanla gözden kaçırır. Ramazan, unutulan hakikatleri yeniden hatırlatan İlâhî bir davet gibidir.

Kur’ân-ı Kerîm, Ramazan ayını şöyle tanıtır: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici olarak Kur’ân’ın indirildiği aydır.” (Bakara Suresi: 185. )

Bu ayetin işaret ettiği hakikat açıktır: Ramazan’ın özü Kur’ân’la yeniden buluşmaktır. Oruç, bedenin sustuğu; fakat kalbin konuşmaya başladığı bir terbiyedir. İnsan gün boyu helâl olan nimetlerden bile uzak durarak nefsine hâkim olmayı öğrenir. Peygamber Efendimizin (asm), “Oruç bir kalkandır” buyurması, onun insanı günahlara karşı koruyan manevî bir siper olduğunu ifade eder.

Hakikatte nefis çoğu zaman toklukla güçlenir, açlıkla ise dizginlenir. Bu sebeple nefis ancak açlıkla terbiye edilir. Oruç, insanın her istediğini hemen elde etme alışkanlığını kırar; sabrı öğretir, kalbi inceltir. Açlık sayesinde insan kendi aczini hisseder, kibir zayıflar ve kul olduğunu daha derinden anlar.

Ancak oruç yalnızca mideye açlık çektirmek değildir. Gerçek oruç; gözün harama bakmaktan, kulağın kötü sözden, dilin kırıcı ifadelerden uzak durmasıyla tamamlanır. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm), “Kim yalan sözü ve onunla amel etmeyi bırakmazsa, Allah’ın onun yemesini içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur” buyurur. Bu hadis, orucun sadece bedenî değil, ahlâkî ve manevî bir arınma olduğunu açıkça gösterir.

Ramazan, imanla değer kazanır; inançla kıymet alır. Çünkü ibadetlerin ruhu imandır, ihlastır. İman olmadan açlık sadece bir perhiz olur; imanla ise kulluğa dönüşür. Said Nursî’nin veciz ifadesiyle, “İman insanı insan eder, belki insanı sultan eder.” İşte Ramazan, imanın hayata yansıdığı bir mektep gibidir. Aynı müellifin sürgün yıllarında kaleme aldığı Ramazan Risalesi, orucun insanı İlâhî sofrada bir misafir olduğunu anlamaya götürdüğünü; açlığın insanın aczini, nimetlerin ise Rabb’in rahmetini gösterdiğini anlatır.

Bu eserin yazıldığı dönem ayrıca ibretlidir. O yıllarda, risalelerle hiçbir ilgisi olmadığı hâlde kitabın kapağında “Ramazana aittir” yazdığı için Ramazan adında bir kişinin isminden dolayı hapse girmesi, dönemin baskıcı atmosferini gösteren dikkat çekici bir hadise olarak anlatılır. Bu olay, iman ve fikir dünyasının ne kadar zor şartlar altında yaşandığını göstermesi bakımından anlamlıdır.

Ramazan aynı zamanda merhameti öğretir. Aç kalan insan, açın hâlini anlamaya başlar. Peygamber Efendimizin (asm) “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” ikazı (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr), Ramazan sofralarının neden paylaşma vesilesi olduğunu açıklar.

En büyük hatırlatma ise affedilme umududur. Peygamber Efendimiz (asm) şöyle müjdeler: “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buharî, İman; Müslim, Müsâfirîn.)

Sonuçta Ramazan bize şunu hatırlatır: İnsan yalnızca yaşayan değil, aynı zamanda hayatının anlamını arayan bir varlıktır. Açlıkla nefsi terbiye eder, duygularını arındırır, imanla değer kazanır ve Kur’ân’la yönünü yeniden bulur. Ramazan, unutan insana her yıl yeniden kim olduğunu hatırlatan İlâhî bir çağrıdır. Bu çağrıya kulak verip kendini ateşten koruyana ne mutlu…

Okunma Sayısı: 114
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı