"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Dimdik ayakta!” deme mecburiyeti nereden geliyor?

Mehmet KARA
19 Temmuz 2021, Pazartesi
Muhalefet partilerinin erken seçim çağrılarına karşın Cumhur İttifakı liderleri seçimlerin ısrarla zamanında, yani 2023’de yapılacağını söylerken, bir yandan da cumhur ittifakının “Kapı kapı dolaşın, sıkılmadık el bırakmayın” ya da “Meclis tatilde iken seçim bölgelerinde vatandaşla iç içe olun” talimat veriyorlar. Erdoğan’ın Diyarbakır’ı ziyaret etmesi ise “seçim işareti” olarak değerlendiriliyor.

Dikkat çeken bir durumda Cumhur İttifakı’nın ortaklarının her fırsatta “Cumhur ittifakı dimdik ayakta” mesajını vermek mecburiyetinde kalmaları… Dimdik ayakta ise bunu her seferinde söylemenin anlamı merak ediliyor. 

Cumhur İttifakı, arada Millet İttifakı partilerine tabiri caizse “kanca atma”yı da ihmal etmiyor. Anket sonuçlarını gördükçe kimi zaman yandaş yazarlar kimi zamanda en üst seviye Millet İttifakı’nı “parçalamak” adına da deniyorlar. Şu ana kadar da başarılı olamadılar. Millet İttifakı’nı oluşturan partiler 4 iken bu sayının 6-7 olabileceği konuşulurken, bazı çevreler(!) bir yandan da üçüncü bir ittifak çıkarmanın plânlarını yapıyorlar. 

Cumhur İttifakı istemese de erken seçim ülkenin gündeminde… Meclis açıldığında bu gündem daha da ısınacak. Sonbahar siyaset açısından hayli hararetli olacak gibi görünüyor.  

*** 

“UZATMAYIN, ÇABUK KARAR VERİN” 

Yargının yavaş işlemesi için “geciken adalet adalet değildir” ifadesi çok kullanılan bir sözdür ve adalette gecikmenin sıkıntılara yol açacağını vurgulamak için dile getirilir. 

Yargıtay eski başkanı İsmail Rüştü Cirit, bir konuşmasında, “Geciken adalet, adalet değildir. Bu nedenle mahkemelerin etkinliği ile verimliliğinin arttırılması özellikle yargılama sürelerinin kısaltılması, toplum ve devlet hayatı açısından yaşamsal bir öneme haizdir” sözünü hatırlatalım. 

Yine Orhan Gazi’nin oğlu Sultan 1. Murad’a yaptığı vasiyetinde, “En kötü adâlet, geç tecellî edendir! Sonunda, hüküm isâbetli dahî olsa, geciken adâlet de, bir nevî zulümdür! Oğul!” dediğini not düşelim. 

Bunları şunun için anlatıyoruz. Tatile girmeden önce Meclis’te “Kırcami bölgesi imar sorunları hakkında” konuşan Antalya Milletvekili Rafet Zeybek, yaşanan imar sorunlarını anlatırken, “Ben, buradan Konya Bölge İdare Mahkemesi’ne de sesleniyorum: Nasıl karar verirseniz verin, ama çabuk karar verebilirseniz orada da sabırsızlıkla bekleyen yurttaşlarımızın…” diyerek konuşurken araya giren Kütahya Milletvekili İshak Gazel’in, “Ama yargı zedelenir, lütfen böyle şey yapmayın” sözleri bize adaletle ilgili yukarıda bahsettiğimiz iki sözü hatırlattı. 

Zeybek bu söze karşılık, “Ama ben ne karar verirse versin diyorum ya, uzamasın, uzamasın” demesine, Gazel, “Yargıya konuşmayın, yargı karar verdikten sonra yorum yapın lütfen üzerinde” diyerek karşılık verdi.  

Yine Zeybek’in, “Ben zamanı öne alın diyorum, zaman. Kararına karışmam, müdahale de etmem, sadece hızlandırılsın, bekliyorlar sabırsızlıkla” sözüne Gazel tekrar, “Yargıya hızlandırılma müdahalesi de bir müdahaledir, ama” karşılık verdi. Zeybek’in, “Ya, her zaman söylüyoruz, ama ‘Uzatmayın, çabuk karar verin’ diyoruz. Müdahale olur mu, ya onu istiyoruz” dediğinde Gazel, “Müdahale tabiî ki” karşılığını verdi. 

Zeybek, bu sefer, “Vatandaşın isteği bu, vatandaşın isteği. Yani bakın değerli arkadaşlarım, o görüştüğümüz vatandaşlar ‘Artık bıçak kemiğe dayandı’ diyorlar. Yani o kadar gerginler ki, o kadar çaresizlik içindeler ki, o kadar tedirginlik içindeler ki bunun bir an önce giderilmesi gerekiyor. İmar planına hiçbir siyasetçi, hiçbir vatandaş asla karşı değil, sorun sadece çabuk olması, bütün mesele burada” diyerek sözlerini tamamlarken bu ilginç tartışmada Meclis tutanaklarına geçti. 

Yüksek yargı kararlarının tanınmadığının söylendiği bir dönemde “adaletin çabuk işlemesini” istemenin yargıya müdahale olduğunu söylemek bize garip geldi doğrusu… Siz ne dersiniz? 

*** 

“AYM KARARLARI HERKESİ BAĞLAR” 

Dışişleri Bakanlığı tarafından, İskeçe Türk Birliği’nin yeniden tescili için yaptığı başvurunun, İstinaf Mahkemesi’nin ardından Yunanistan Yargıtay’ı tarafından da 30 Haziran’da açıklanan kararla reddedildiğinin öğrenildiği belirtilerek, “Yunanistan Yargıtayı’nın AİHM kararlarını yok sayan kararını kınıyor, Yunanistan’ı kararları uygulamaya ve Türk Azınlığı sivil toplum örgütlerinin tescili için gerekli adımları atmaya dâvet ediyoruz” tepkisi haklı bir tepkiydi. 

Bu açıklama bir soruyu da gündeme getirdi:  

“Türkiye bu haklı tepkiyi gösterirken, ‘AİHM kararlarına siz çok mu uyuyorsunuz, dönüp önce kendi sicilinize bir bakın’ deseler ne cevap verebilir?” 

Anayasa’nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesi kararlarının herkesi bağladığını yazar. Yani yürütme ve yargı kararları eleştirebilir, ama “uymamak” gibi bir seçeneği yok. “Karara uymuyorum, saygı da duymuyorum” denilemez.  

Bütün bunlara rağmen AYM kararlarına uyulmadığı ya da uyulmakta gecikildiği durumlar son yıllarda sıkça yaşanıyor. İşte burada, “Geciken adalet, adalet değildir” sözü tekrar hatırlanıyor. 

Yunanistan’ı kınayalım kınamasına da, ülke olarak bizde kınanacak duruma düşmeyelim. AİHM ya da AYM kararlarına zamanında uyulsun ki, biz de başka ülkeler tarafından kınanmayalım. Kimseye “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtmeyelim… 

*** 

ÖZET 

“Türkiye, 1960’tan beri defalarca darbe ve darbe girişimlerine maruz kaldı. Bedelini hep halk ödedi. Darbeleri, kalıcı olarak tarihe gömmenin yolu, ekonomi ve demokrasinin güçlenmesi, ülkenin saygınlığının artması, yönetimin halka, hakka ve hukuka saygılı olmasıdır.” Ertuğrul Günay (Kültür eski Bakanı) 

Okunma Sayısı: 1372
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahim Karahan

    19.7.2021 04:27:56

    Allah razı olsun hakkı hak bilip hakka tabi olan batılı batıl bilip batıldan kaçan Kullarından eylesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı