21 Temmuz’da tatile giren Meclis 1 Ekim’de çalışmalarına başlayacak. 20 Temmuz’da başlayan adlî tatil de bugün bitiyor.
Başta tutuklu İstanbul, Adana belediye başkanları ve bu illerdeki ilçe belediye başkanları olmak üzere tutuklu olan belediye başkanlarının davaları ile CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan dava görüşülmeye başlanacak.
Meclis tatilde iken, adlî tatil olduğu dönemde birçok belediye başkanın partisinden istifa etmesi dikkat çekerken, bu belediye başkanlarının iktidar partisine katılmaları pek çok soruyu beraberinde getirdi. İstifaların devam edeceğinin söylenmesi de soruları arttırıyor. Meclis’te şu anda 14 parti temsil edilirken, bağımsız milletvekilleri 12 milletvekili ile sandalye dağılımında 7. sırada.
14 Mayıs 2023 seçimlerinde AKP 266, CHP 168, DEM 57, MHP 51, İYİ Parti 44, YRP 5 ve TİP ise 4 milletvekilli çıkarmıştı. AKP içinden DSP ve HÜDAPAR, CHP içinden ise DP, SP, Deva, Gelecek Partisi’ne mensup milletvekilleri ayrılmıştı.
Geçtiğimiz dönem Meclis’te etkili muhalefet yapmak ve grup kurmak için SP, Deva ve Gelecek Parti’nden 21 milletvekili Yeni Yol Partisi çatısı altında birleşmişti.
Seçimin üzerinden henüz iki yıl geçmeden milletvekili transferleri başladı. En çok istifa İYİ Parti’den oldu; 44 milletvekili ile Meclis’e girer parti, şu anda 29 milletvekiline düştü.
2023 genel seçimlerinde Millet İttifakı’ndan seçilen 10 vekil ile YRP’den bir vekil AKP’ye katıldı. İYİ Parti’den 6, DEVA’dan 2, DP’den 2 milletvekili de CHP’ye katıldı.
Meclis’in açılmasıyla birlikte bazı vekillerin de iktidar partisine geçeceği söylenirken, mahallî seçimde birinci çıkan CHP’den bazı belediye başkanlarının AKP’ye katılmak için sırada olduklarını yandaş gazeteciler söylüyor. AKP gerek vekil, gerekse de belediye başkanlarını transfer ederken “titiz” davrandıklarını da ilâve ediyor.
Gerek milletvekili, gerekse de belediye başkanlarının istifa edip başka partiye katılmaları öncelikle millî iradeye haksızlık ve demokrasiye zarar vermek anlamına gelmektedir. Eski AKP milletvekili Şamil Tayyar’ın ifadesiyle bu “sivil siyasetin itibarının zedelenmesidir.”
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın parti değiştiren milletvekilleriyle ilgili geçmişte söylediği, “Gönül şunu arzu eder ki; Bir insan bir partinin bayrağı altında seçime giriyorsa, o parti ile hareket eder. Ayrılıyorsa da sadece partiden ayrılmaz. Eğer dürüstse o zaman parlamentodan ayrılır. Milletvekilliğinden ayrılır. Olması gereken ahlâkî durum bunu gerektirir” sözünü hatırlatırken, Erdoğan’ın aynı görüşte olup olmadığı, AKP’ye katılan milletvekillerinin de Erdoğan’ın bu sözleri karşısında ne düşündüğü merak ediliyor.
Anlaşılıyor ki, Meclis’in açılmasıyla siyaset hayli hararetli olacak.
***
360’I BULMAK İÇİN TRANSFER OLUR MU?
TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilen 7. Toplantısını yaparken, yeni dönemde komisyondan çıkacak yasal düzenlemeler Meclis’in gündeminde olacak.
Meclis’in yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte yeni anayasa da gündeme gelecek. Erdoğan, “Yeni anayasayı kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Benim tekrar seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok” dese de Erdoğan’ın yeniden adaylığı için 360 çoğunluğuna ulaşmak istendiği sır değil.
Cumhur İttifakı’nın sandalye sayısı 324. Yani Anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesine dahi yetmiyor. Bunun için de transferlere ihtiyaç var. Yeniden Refah Parti’si ile bağımsızlardan bu sayının karşılanabileceği ifade edilirken, yeni süreçte beraber hareket eden DEM’in de desteğinin alınabileceği konuşuluyor.
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimi AKP tarafından 7 Kasım 2027’de düşünülüyormuş.
Bakalım bu tarihe kadar siyasette neler olacak? Unutmamak gerekir ki, siyasette bir gün bile uzun bir süre…
Bekleyelim, görelim…