"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye’de çözüm, silâhla mı, siyasetle mi?

Mehmet KARA
27 Ekim 2019, Pazar
Dokuzuncu yılına giren Suriye’deki iç savaşta yüzbinlerce insan vefat etti.

Suriye iç savaşı 13 milyon kişinin evini terk etmesine sebep oldu. Suriye’deki iç savaştan en çok etkilenen Türkiye, yaklaşık 3 milyon 600 Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Lübnan’da 1 milyon, Ürdün’de 660 bin, Irak’ta 250 bin Suriyeli var. Kuzey Afrika, ABD, AB ve Kanada’da ise 200 ile 50 bin arasında sığınmacı bulunuyor.

Suriye’den göç dalgası başladığı andan itibaren sınıra yakın bölgelerde güvenli bölgeler kurulması hep konuşulmasına rağmen gerçekleştirilemedi. 2011 yılında Suriye’nin bölge ülkelerine yakın bölgelerde güvenli bölge oluşturulup Suriyeli göçmenlerin kendi toprakları içerisinde kalması sağlanabilseydi bugün yaşanan sıkıntıların birçoğu olmayacak belki de çözüme daha çabuk ulaşılabilecekti. Ama o bölgede hedefleri olan “güçler” orada başka amaçlar güttüğü için (başta petrol) Suriye’yi karıştırarak amaçlarına ulaşmak istediler!

Asıl hedef: Petrol yatakları itirafı

Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü, ABD’nin silâh ve teçhizat yardımı yaptığı, PYD’nin kontrolündeki bölgeye Türkiye’nin başlattığı Barış Pınarı Harekâtı’nın 9. gününde ABD ile yapılan görüşmeler neticesinde operasyonlara “ara” verildiği günlerde gelen itiraflar da bunu gösterdi.

ABD Başkanı Trump, Suriye’de “büyük olmayan bir petrol bölgesi” olduğunu söylerken, “Hep söylemişimdir, eğer bir ülkeye girdiyseniz petrolü kontrol altına alın. Aynısı burası için de geçerli. Kürtlerin eline para geçsin diye, para akışı olsun diye bir şeyler düşüneceğiz. Büyük petrol şirketlerimizden birinin oraya girip her şeyi doğru yapmasını sağlayabiliriz. Onların paraya ihtiyacı var ki bizim şimdi hiç yok” ifadesi aslında bilinen, ama gizlenen bir politikanın itirafı oldu.

Suriye’deki insanlık dramını ve orada barışın ABD’nin umurunda olmadığını Savunma Bakanı Mark Esper,  SDG ile beraber bir grup Amerikan askerinin Suriye’nin kuzeydoğusundaki petrol yataklarının yakınında tutulmasının seçenekler arasında olduğunu söyleyerek gerçek niyetlerini itiraf ediyor. Esper’e göre ABD’nin hedefi “petrol yataklarının başka devletlerin veya IŞİD kontrolüne geçmesini önlemek”miş! Yani “Suriye’deki petrol yataklarını biz kullanırız, başkasına vermeyiz!” demek istiyor.

Askerî değil; siyasî çözüm...

Diğer yandan, Suriye’deki iç savaş çıktığında askerî bir çözümün “çözüm” olmayacağı anlaşılıp “çözüm” diplomasî ve siyasette aransaydı, Suriye bugünkü duruma düşmezdi.

Nitekim, Irak’ta, Afganistan’da çözümün savaşta aranmasının ülkeleri ne hâle getirdiği ortada. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Putin ile Soçi’de yapacağı görüşme öncesi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Türkiye’nin izlediği Suriye politikasının kökten değişimi anlamına gelebilecek sözleri buna işaret ediyor. Çavuşoğlu’nun, Suriye’de askerî bir çözümün olmadığını ve Türkiye’nin siyasî bir çözüm istediğini ifadesi de bunu gösterdi. Çavuşoğlu, “Türkiye buradaki siyasî süreci çok güçlü bir şekilde destekliyor. Askerî bir çözüm yok” demişti. (Millî Gazete, 22.10.2019

Suriyelilerin evlerine, yurtlarına dönmesi için hiç değilse bundan sonra akılcı, dikkatli politikalar üretilmeli, diplomasî ona göre oluşturulup bu sorunun çözümü bulunabilmelidir. 

Çözüm silâhta değil, diplomasî ve siyaset ile aranmalı.

Suriye politikası kimlere hizmet etti?

AKP’nin kurucusu olan ve bakanlık yapan Abdullatif Şener’in Suriye politikası ile ilgili sözlerini aktaralım: “Sekiz yıldır izlenen Suriye politikası yanlıştır. Bu politika siyonizme hizmet etti. Silâh üreticileri ve tüccarlar kazandı. Bölge halkları tarihinin en büyük acılarını çekti. Bu politikanın en büyük zararı ise, Kürtlerle aramızdaki duygusal ayrışmayı derinleştirmiş olmasıdır…”

Başka söze gerek var mı?

Okunma Sayısı: 872
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı