"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Saadet vesilesi Hakaik-ı İslâmiye

Meral DEMİRDÖĞMEZ
02 Mayıs 2021, Pazar
İnsan, şahsî saadetini arzu ettiği gibi toplumun dolayısıyla milletinin de saadetini arzu eder ki, kemal-i saadeti elde edebilsin. Evet mahiyeti itibariyle, alâkadar olduğu kimselerin elemleri ile hüzünlenir, sevinçleriyle mesrur olur.

Fakat hayata geçirme noktasında kime-nasıl davranması gerekir?

“Akrabalar içinde samimane muhabbet,

Ve kabile ve taifeler içinde alâkadarane irtibat,

Ve İslâmiyet milliyetiyle mü’min kardeşine karşı manevî muavenetkârane bir uhuvvet,

Ve kendi cinsi ve milliyetine karşı fedakârane bir alâka,

Ve hayat-ı ebediyesini kurtaran Kur’ân hakikatlerine ve naşirlerine sarsılmaz bir rabıta ve iltizam ve bağlılık gibi....”

Bediüzzaman Hz. 14. Şuâ’da hayat-ı içtimaiyeyi esasıyla temin eden bu rabıtaların, içtimaiye-i insaniyenin hususan millet-i İslâmiyenin üssülesası olduğunu ifade ederken, yol haritamızı çizmiş, ehemmiyetine dikkat çekerek, “Millet-i İslâmiyenin selâmeti için ben değil dünya hayatımı belki ahiret hayatımı da feda ediyorum” demiştir. Ki tarihçe-i hayatı buna delildir.

Küçük bir misali: “Bir yanda Şarki Anadolu’da aşiretler arasında seyahatle onlara ahlâkî ve imanî dersler, öğütler verirken; diğer yanda Şam’da allâmelere, siyaset-i İslâmiye noktasında en keskin ve isabetli görüş ve teşhislerle Müslümanların terakki ve kemalatının esaslarını tesbit edip, üç yüz milyon Müslümanın saadetinin fecr-i sadıkını haber veriyordu.” (Tarihçe-i Hayat)

“Yine kırlarda ve yollarda rastladığı memur, işçi, sanatkâr hatta çobanlara, herbirisine münasip dersler verir, insan için hem vatan ve millet için iman nuruna mazhar olmak, maddî manevî saadet ve terakkiyi temin eder,” derdi. (Tarihçe-i Hayat)

Zira “Hakikî milliyetimizin esası, ruhu İslâmiyettir.” (Hutbe-i Şamiye)

Bediüzzaman’ın dünya ve ahiret hayatını feda ettiği hakikat-i İslâmiyenin esaslarının fihristesi, şeriat-ı İslâmiyettir ki; bütün ilim ve fenleri; ruh, kalp, vicdan terbiyesi, insan hatta âlemin idaresi, âlemde nizam ve adaletin temini gibi temel esasları ihtiva ettiğini görüyoruz.

Elbette bütün zamanları kuşatan Şeriat-ı İslâmiyenin esasları kat’idir. Fakat esaslardan alınacak hükümleri, esaslara bina edilecek teferruatı nasıl akledeceğiz?

Bu noktada Peygamber Efendimize (asm) müracaat ediyoruz. Neden?

Çünkü, ”din ve şeriat-ı İslâmiyenin sahibi olan Fahr-i Âlem (asm) iki cihanın sultanı olduğundan, din-i İslâm’ın esasatını bizzat kendisi gösterdiği gibi, o dinin teferruatı o ve sair ahkâmını hatta en cüz’i adabını dahi bizzat o getiriyor, o haber veriyor, o emir veriyor.” (29. Mektup)

Efendimizin (asm) şeriat-ı İslâmiyeyi hayata tatbik etmesinde kaynağı, kat’i delili Kur’ân-ı Kerîm’dir. 

Dolayısıyla şeriat-ı İslâmiyenin güzelliği, mükemmelliği de Kur’ân’dan gelmektedir. Kur’ân’ın esas ve hükümlerini bu zamanın ilcaatına göre tefsir eden eser de, Risale-i Nur’dur.

“Risale-i Nur doğrudan doğruya Kur’ân’ın bahir bir bürhanı ve kuvvetli bir tefsiri ve parlak bir lem’a-i i’caz-ı manevisi ve o bahrin bir reşhası ve o güneşin bir şuâı ve o maden-i ilm-i hakikatten mülhem ve feyzinden gelen bir tercüme-i maneviyesidir.” (Şuâlar)

Bu sebepledir ki Bediüzzaman, “Risale-i Nur, bu asrı ve gelecek asıları tenvir edecek olan bir mu’cize-i Kur’âniyedir” deyip, Nur’a ait hizmeti, zamanın en büyük meselesi olarak kabul eder, bu ehemmiyetle davranırdı.” (Tarihçe-i Hayat)

Elhasıl, içtima-i hayatın merkezinde Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur hakikatleri olduğunda, şüphesiz dünya ve ahiret saadeti elde edilebilir. Aksi halde adalet de, emniyet de, ahlâk da zirüzeber olur, kötü hasletler galebe eder.

Okunma Sayısı: 799
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı