"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’dan okul müdürüne selam

Misbah ERATİLLA
09 Haziran 2019, Pazar 01:10
Ahmet Emin Sağbaş ve babası, Bediüzzaman’ı görmek için Dinar’dan Isparta’ya gitmek üzere yola çıkarlar.

Gece yarısından sonra Isparta’ya varırlar ve geceyi bir otelde geçirirler. Sabah saat on civarında Ahmet Emin ile babası Bediüzzaman’la görüşmek için evinin kapısını çalarlar. Bediüzzaman onları kabul eder.

Ahmet Emin’in babası görüşme esnasında Bediüzzaman’a oğlunu göstererek: “Üstadım emanetini getirdim.” der. Yıllar önce Bediüzzaman Emirdağ’da iken Ahmet Eminin babası onun ziyaretine gitmiş ve oğlu Ahmet Emin’in ilkokulu bitirir bitirmez kendisine emanet edeceğini söylemişti. Bediüzzaman yanına oturttuğu Ahmet Emine ilgi göstererek önce elini omuzuna atar ardından muhabbetle onu kucaklar sonra da onu başından öper. Ahmet Emin de saygıyla Bediüzzaman’ın elini öper. Bediüzzaman,  Ahmet Emin’e: “Kur’ân-ı Kerîm’i okudun mu?” diye sorar. Ahmet Emin: “Evet, Kur’ân-ı Kerîm’i okudum ve tecvit de yaptım. Ayrıca ezber de yaptım, Arapça da okudum” dedi. Ahmet Emin’in babası Bediüzzaman’a: “Üstadım, oğlum Ahmet Emin ilkokulu bitirdi. Onu medreseye mi göndersem, hafız olarak mı yetiştirsem, yoksa imam hatip okuluna mı göndersem?” diye sordu. Bediüzzaman, ona: “Hemen onu doğruca imam hatip okuluna gönder.” der. Bediüzzaman yanlarında bulunan Bayram Yüksel’e seslenerek: “Bayram kardeşim, Ahmet Emin’i geçenlerde Konya’dan gelen ve imam hatibe giden Ahmet Gümüş kardeşimizin yanına yerleştir. Onunla beraber kalsınlar.” der. Bayram Yüksel, Ahmet Emin’i Ahmet Gümüş’ün kaldığı eve götürür ve onları tanıştırır. Ardından Isparta İmam Hatip Okuluna giderek oraya kaydını yapar. 

Ahmet Emin Sağbaş, okuldan geldiği bir gün Bediüzzaman’ın aynı gün mahkemesinin olduğunu duyar. Bir arkadaşını yanına alarak adliye binasına gider. Mahkemenin olacağı salona doğru yürürler. Bediüzzaman’ın, Mahkemenin yapılacağı salonun kapısı önündeki bankta oturduğunu ve jandarmaların da başında beklediğini görür. Ahmet Emin Sağbaş ve arkadaşı, Bediüzzaman’ın oturduğu bankın karşısındaki banka geçip onu yaklaşık yarım saat seyrederler.

Bu arada Ahmet Emin’in ev arkadaşı Ahmet gümüş ise Konya İmam Hatip okulunda Risale-i Nur eserlerini okuduğu için okuldan tasdiknameyle uzaklaştırılmıştı. Ahmet Gümüş, İstanbul, Ankara ve Adana imam hatip okullarına müracaat etmesine rağmen hiçbir okula kabul edilmemişti. Ahmet Gümüş, Bediüzaman’ın kardeşi olup Konya İmam Hatip okulunda Arapça hocası olarak görev yapan Abdulmecit Ünlükul’a gider durumu anlatır ve ondan yardım ister. Abulmecit Ünlükul, onu Isparta’ya Bediüzzaman’ın yanına gönderir. Bediüzzaman kardeşinin selâmını Konya’dan getiren Ahmet Gümüş’e: “İmam hatip müdürüne git, selâmımı söyle seni okula kaydetsin.” der. Ahmet Gümüş, imam hatip okula gider. Okul müdürüne: “Üstadımın selâmı var. Ben Konya İmam Hatip Okulundan tasdiknameyle geldim. Beni okula kaydetmenizi istedi.” der. Müdür: “Hangi üstad?” der. Ahmet Gümüş: “Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri.” dediğinde müdür hemen ayağa kalkar ve Ahmet Gümüş’e yaklaşarak sevinç içinde gözlerinden öper.  Müdür, Ahmet Gümüş’e: “Seni okula aldım yavrum. Sen ki bana Üstaddan selâm getirdin ya! Beni müdürlükten de alsalar seni yine bu okula alır kaydını yaparım!” der.

Ahmet Emin Sağbaş, Ahmet Gümüş ve Ali Zeybek imam hatip okulunu okurken üçü Bediüzzaman’ın evine yaklaşık elli metre uzaklıkta bir evde üç yıl birlikte kalırlar. Bu üç genç Bediüzzaman’la ilgili haberleri, ilgilenen Bayram Yüksel’den ve Bediüzzaman’ın diğer talebelerinden alıyorlardı. 

Evlerinin penceresinden Bediüzzaman’ı ziyarete gelen insanları görüyorlardı. Çoğu defa Bediüzzaman’ın faytonla gezintiye çıktığı saatler olan sabah saat 10:00 ve dönüş saati olan 16:00’da onu kapıda karşılar ve ziyaret ederlerdi.

Bediüzzaman öğle vakti saat 13.00-13.30 arasında imam hatip okulunun önünden geçerken genelde öğrenciler yemekten dönerlerdi. Bütün öğrenciler okul bahçe duvarının üstüne çıkar Bediüzzaman’ı selâmlardı. 

Bediüzzaman da ellerini kaldırarak Selâmünaleyküm diyerek onları selâmlardı. Yıllar sonra bir araya gelen üç arkadaş imam hatip okulundaki yıllarını ve Bediüzzaman’a komşu oldukları o günleri sanki yeni yaşanmış gibi hasretle ve değerli bir hatıra olarak yâd ederler.

Okunma Sayısı: 2131
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • atilla

    11.6.2019 08:20:08

    Kalemine bereket yüreğine sağlık Misbah Eratilla. Bu kıymetli çalışmaların Yeni Asya Neşriyatta kitaplaştırılması temennisiyle sağlıklı ve verimli ömürler diliyorum.

  • ihsan pilatin

    9.6.2019 09:46:53

    Allah razı olsun. Kalemiz her daim böyle güzel eserler versin, inşaallah.

  • Özdemiroğlu

    9.6.2019 08:40:00

    Yüce Rabbimiz;O Aziz Üstad'dan ve O'na talebe olan ve hürmet duyan o insanlardan yaşayanlara hayırlı ömür ve vefat edenlere de mağfiret eylesin. Cennet'ül firdevste komşu eylesin!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı