"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın Isparta’daki evi

Misbah ERATİLLA
03 Ekim 2026, Cumartesi
Uzun süredir Isparta’da Bediüzzaman’ın son kaldığı evini görmek istiyordum. Sonunda karar vererek Isparta’ya gittim. Evin olduğu sokakta arabadan indim ve heyecanla bir süre evi seyrettim.

Sokaktan eve hasretle bakarken acaba Bediüzzaman Isparta’ya kaç defa gelmiş ve her gelişinde ne kadar zaman kalmış? dedim kendi kendime.

Yaptığım bir araştırmaya göre; Bediüzzaman ilk defa Burdur’dan Isparta’ya; 1927 yılında gelmiş ve 21 gün kalmış. İkinci gelişi; Barla’dan Isparta’ya 24 Temmuz 1934 tarihinde gitmiş ve yaklaşık 9 ay kalmış. Üçüncü gelişi; 18 Kasım 1951 tarihinde Hüsrev Altınbaşak’ın evinin üst katında üç ay kalmış.  Son olarak da;  1953 -1960  yılları arasında şimdi bilinen evde kalmış. Sonra Urfa’ya gidip vefat etmiş.

Bediüzzaman’ın Isparta’da 1953-1960 yılları arasında kaldığı evine uzun yıllardır telefonda tanıştığım Himmet Koçoğlu ile gittim. (1982 yılında Burdur’a asker olarak gittiğimde Isparta’daki bu evi görmeye gitmiştim.) Arabamızı Bediüzzaman’ın evinin olduğu dar sokakta park ettik. Sonra iki katlı evi bir süre seyrettim. Uzun süredir bu evle ilgi çok sayıda yazı yazmıştım. O yazılar bir bir gözlerimin önünde canlandı.

Bediüzzaman’ın Isparta’da kaldığı ev ile ilgili çok yazılarım vardı. Şimdi evi canlı olarak görüyordum. 1953- 1960 yılları arasındaki hatıralar bir sinema şeridi gibi gözlerinin önünde geçti. Şimdi sakin olan sokak, o zaman çok kalabalık ve hareketliydi. 

Birçok zahmetlerle uzak memleketlerden Isparta’ya Bediüzzaman’ı ziyarete gelen ziyaretçileri düşündüm. Ziyaretçilerin çoğu bu şehre ilk defa geldiklerinden tehlikeden haberdar değildiler. Hâlbuki onları çok tehlikeler bekliyordu. Bediüzzaman’ı göreyim diye sokak ortasında polis tarafından karakola götürülüp dövülen ve hakarete uğrayanların sayısı az değildi. Bediüzzaman’ın kapısını çalarken polis tarafından karakola götürülüp ifadesi alınan çok kişi vardı. 

İkindi sonrası geldiğimiz sokak çok sakin ve sessizdi. Bu defa gelenler korkusuzca ziyaret edebiliyorlar. Birden gözlerimi kapattım; 1953-1960 yıllarına gittiğimde sokaklar korku doluydu. Karakolda ifadesi alınan kişi sayısı çoktu. 

Daha sonraki zamanlarda Bediüzzaman’ı ziyaret gelenlerde farklı bir ruh hali oluşmuştu. Artık kimse korkmuyordu. Her gelen ziyaretçi; “neye mal olursa olsun onu ziyaret edeceğim” diyordu.

Evin ikinci katına adımımı attığımda Bediüzzaman’ın o yıllarda yaşadığı zor günler bir sinema şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Himmet Koçoğlu’yla Bediüzzaman’ın karyolasının olduğu odaya geçtik. Himmet Koçoğlu; Bayram Yüksel bir sohbette Bediüzzaman’ın Isparta için: “Ben bu medresemi âlem-i İslâm’ın medresesi hükmünde görüyorum. Bizler birkaç kişi ile ders yapıyoruz. Ama bununla Anadolu’da ders yapan binlerce cemaat arasına girip onlarla beraber ders yapmış gibi oluyoruz” demiş, dedi.

Evde bir süre kaldıktan sonra Himmet Koçoğlu ev ile ilgili; “Bu evin önce üst katı, sonra zemin katı alındı. 1991 yılında ev restore edilerek Nur talebelerinin ziyaretine açıldı” dedi. O gün yıllardır içimdeki hasret sona ermişti. Yüreğimdeki huzurla Batman’a doğru yola çıktık.

Kaynak: 

Himmet Koçoğlu-Isparta Kahramanları-1

Okunma Sayısı: 169
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı