"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

BM’de reform: “Barış yokken barışı koruyamayız

Muhammet ÖRTLEK
30 Eylül 2026, Çarşamba
BM’nin New York’taki merkezinde devlet, hükümet ve dışişleri bakanlarının katılımıyla, küresel sorunlar ve gelişmeler 22-28 Eylül 2026 tarihlerinde görüşüldü.

193 üyeli BM’de üye ülkelerin liderlerinin BM Genel Kurulu’ndaki konuşmaları, yine ağırlıkta barış, güvenlik ve istikrar temalıydı.

Ancak BM hakkında uzun süredir reform tartışmaları yapılıyor. Çünkü İkinci Dünya Savaşı sonrasında 24 Ekim 1945’te uluslararası barış ve istikrarı korumak amacıyla kurulan BM, özellikle Sovyetler Birliği’nin 26 Aralık 1991’de resmen dağılmasının ardından, dünya genelinde barış ve istikrarı koruyamadığı eleştirileriyle karşılaşıyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi ile Sovyetler Birliği’nin dağıldığı tarihe kadar uluslararası sistem, iki kutuplu dünya düzeni şeklinde tanımlanmıştır. İki kutuplu sistem, ABD’nin liderliğindeki Kapitalist/Liberal ve NATO askerî yapılanmasıyla Batı Kutbu/Bloku’yla; Sovyetler Birliği’nin öncülüğündeki Sosyalist/Komünist ve Varşova Paktı askerî yapılanmasıyla Doğu Kutbu/Bloku arasında gerçekleşen gelişmeleri kapsayan Soğuk Savaş dönemidir.

BM’ye üyelik, uluslararası sistemin aktörleri olan devletler için uluslararası meşruiyet kaynağıdır. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla ABD, uluslararası sistemde tek hegemon güç olarak belirdi. Yani tek kutuplu uluslararası sistemin oyun kurucu/bozucusu hâline gelen ABD, BM sisteminin de Washington’un hedefleri doğrultusunda belirleyicisi olma çabasında. Ancak 11 Eylül 2001 terör olayları sonrasında, ABD “neo-conların ve evanjelistlerin” etkisiyle, eski Başkan George W. Bush’un liderliğinde “Yeni Dünya Düzeni” getirme girişimleri Afganistan ve Irak’a askerî müdahalelerle sonuçlanmıştı. Buna ek olarak ABD, Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) ortaya atarak işgal ve silah zoruyla Ortadoğu coğrafyasına “barış, demokrasi, özgürlük” getireceğini iddia etmişti. Ancak ABD tüm bu girişim ve projelerini silah zoruyla, Grace Halsell’in kitabındaki gibi “Tanrıyı Kıyamete Zorlamak” şeklinde uygulamaya çalıştığından başarılı olamadı. BOP’un da Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yeni bir uluslararası sistem veya düzen getiremediği ve bölgeyi daha da istikrarsızlaştırdığı biliniyor. ABD’nin, özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı işgalindeki tutumu, İsrail’in Gazze’yi işgalindeki taraflılığı ve İsrail’le birlikte İran’la savaşması; ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci görev döneminde Venezuela, Panama ve Grönland’daki iddiaları/girişimleri de uluslararası sistemin egemen-eşit aktörleri olan devletlerin bir araya geldiği BM uluslararası sistemini tanımamak anlamındadır. Başka bir ifadeyle ABD, BM uluslararası sistemini kendi politikalarına göre şekillendirmeye çalışmaktadır.

Bununla birlikte BM Güvenlik Konseyi’ndeki 5 daimî (ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Çin) üyenin oylamalarda veto hakkına sahip olmaları da, BM’de reforma ihtiyaç duyulan en büyük hukuksuzlardandır. Tüm üye ülkelerin temsil edildiği BM Genel Kurulu’nda alınan kararların, Güvenlik Konseyi’nde veto edilebilmesi, BM sisteminin en büyük açıklarındandır. Yani Güvenlik Konseyi üyeleri, BM’nin değil, kendi devletinin/ülkesinin güç ve çıkarları doğrultusunda hareket etmektedir. Bu da BM’de eşitsizliğin temelini oluşturmaktadır.

Diğer taraftan dünyanın muhtelif çatışma, ateşkes, sivillerin korunması gereken, anlaşmazlık yaşanan yerlerinde BM Barış Gücü vd. misyonları görev yapmaktadır. BM misyonlarının görevlerini yapmalarında da yetersizlikler ve engellemeler mevcuttur. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres 26 Ağustos 2026’daki “barış yokken barışı koruyamayız” başlıklı konuşmasında, BM barış operasyonlarının yeniden başlatılmasının ve misyonlarının görevlerini tam anlamıyla yapabilmesinin gereğine değindi.

Guterres “barış yokken barışı koruyamayız” ifadesiyle, öncelikle korunması gereken bir barışın tesis edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Barış yoksa, BM’ye de ihtiyaç yok mu? soruları bu çerçevede tartışılıyor.

 —Devam edecek —

Okunma Sayısı: 133
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı