"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hem kaybettiniz hem mahvettiniz!

Faruk ÇAKIR
30 Eylül 2026, Çarşamba
“Tek başına iş başına” gelip Türkiye’yi idare edenlere, “Hem kaybettiniz hem de millete kaybettirdiniz” demek acaba abartı olur mu? Hem öyle bir kaybettirip öyle bir mahvettiler ki; yaptıkları fenalıkların tamiri belki yarım asır, belki bir asır ister.

Hatırlanacağı üzere şimdiki idarecilerin en iddialı olduğu konulardan biri ekonomik meselelerdi. Enflasyon ve hayat pahalılığı gibi milleti doğrudan etkileyen konular hakkında büyük laflar sarf etmiş ve milletin hoşuna gidecek hedefler ortaya koymuşlardı. Kişi başı gelir 25 bin dolar olacak, ihracat tahminlerin üzerinde artacak ve enflasyon canavarı yere serilecekti. Uzun yıllar gayet yüksek olan enflasyonu yüzde 10’lara indirme vaadi milletin hoşuna gitmişti. Neticede “güzel vaad”lerle iktidar oldular ama en iddialı oldukları konularda en başarısız tablolar ortaya çıktı. 

Her defasında hatırlatmakta fayda olduğu üzere “önce ekonomi” demeyi prensip olarak tasvip edemeyiz. Keşke milletimiz “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz asla” dese ve diyebilse. Böyle diyecek insanların yetişmesi, ancak iyi bir eğitim neticesinde mümkün olabilir. Maalesef, istesek de istemesek de bugün itibarıyla insanların ekseriyeti “önce ekmek” şıkkını tercih eder durumda. Dolayısıyla Türkiye’yi idare edenler de “önce ekmek” dediler, ama millet ekmeğe de kavuşamadı.

İş başındaki siyasî iktidarın en iddialı olduğu konulardan biri de yolsuzluklarla mücadeleydi. Daha doğrusu yolsuzluklarla mücadele edeceğini ilan etmişti. Hayata geçiremedikleri vaatlerinden biri de bu oldu. Listeleyemeyeceğimiz kadar yolsuzluk iddiaları dile getirildi ama iktidar hepsini inkâr etti. Millet de “delil yok, bilgi yok, belge yok” diyerek bu meselenin üzerine çok durmadı. 

Ancak borsada yaşanan olay ya da olaylar bir bakıma “bardağı taşına hadise” oldu. Netice itibarıyla geçmişte bakanlık yapmış ve iktidar partisinin genel başkan yardımcısı ünvanını taşıyan birisi borsada büyük bir usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle partideki görevlerinden affını istedi. Dolayısı ile bundan önceki “ispatlanamadığı ilan edilen” bütün yolsuzluk iddiaları bir yana, bu hadise tek başına iktidar partisinin yolsuzlukla mücadele iddialarını boşa çıkarmış oldu. Çünkü ortaya gerçek inkâr edilmesi mümkün olmayan bilgi ve belgeler var. Zaten öyle olmasa, iktidar partisindeki görevinden affını ister ve bu kabul edilir miydi?

Bazı idareciler de bu affı “yolsuzlukla mücadele delili” saymaya çalışıyor. Demeye getiriyorlar ki “Yolsuzlukla mücadele etmeseydik bu kişinin istifasını istemezdik.” Kulağa hoş gelse de gerçekler farklı. Çünkü bu defaki usulsüzlük üstü örtülemeyecek büyüklükte bir hadise. Netice itibarıyla bilmem kaç milyar liralık bir haksız kazançtan bahsediliyor.

İktidar yaşanan bu hadiseler sebebiyle hem kaybetti hem de milletin kaybetmesine sebep oldu. Daha fenası, “dindarların imajı” çok büyük yara aldı. Dolayısı ile “Hem iddialarını kaybettiler hem de güzel ülkemizi mahvettiler” demek abartı olmasa gerek...

Okunma Sayısı: 170
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı