AKP Genel Başkan Yardımcısı ve AKP’nin eski bakanı, hatırlısı, son dönemde “devletin ürettiği dindar gençliğin Nene Hatun’u” ve daha neleri neleri durumunda olan Fatma Betül Sayan Kaya, Fon Krizinde adının geçmesinden sonra cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’dan af dilediğini duyurdu.
Önce hakikaten af dilemiş ve hatta eşi psikiyatrist İlyas Kaya adına da af dilemiş sandık, ama baktık ki öyle değil. Sadece “bütün görevlerinden affını” dilemiş.
Af dilenme açıklamasında “ben masumum, bu bir komplo” ya da “ben suçluyum, kabul ediyorum” dememiş olması AKP’lilerin çok canını sıkmış. Geçelim.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik de konuyla ilgili açıklamasında aynen şöyle söylemiş: “Af talebi Cumhurbaşkanımızca kabul edildi. Artık MYK ve MKYK üyemiz değil.”
Biz, CHS denilen ucubeye geçildikten sonra bakanlar ve bürokratlar için icat edilen bu “affını isteme” ve “affedilme” meselesi ile ilgili olarak “bu padişah diline ve saray üslubuna alışmayacağız” dedikçe ve konu hakkında yazı yazdıkça iş daha da büyüyor. (Af ve istifa Arapçada aynı kökten geliyormuş. Ne garip.).
Örnek bir yazımızın linki:
https://www.yeniasya.com.tr /ahmet-battal/bunun-adi-cokustur_554310
O kadar ki parti yöneticileri dahi genel başkanlarını saray padişahı gibi görüp gösterir oldu. Demokraside nerelere geldik Yarabbi...
Ve parlamenter sisteme dönüş gerekliliğinin en önemli delillerinden biri de bu. Unutmayalım.
15 Temmuzdan sonra cumhurbaşkanının “Allah ve milletimiz bizi affetsin” dediğine şahit olmuştuk.
Allah’ın, hangi hata hususunda kime ne edeceği henüz bize malum değil. Milletin ne kadarının ne edeceği de henüz tam olarak belli değil zira milletimiz bu son on senede yeni bir dil öğreniyor ve hayli geliştirdi. Karınca dili denilen bu dilde karın bölgesi kasları çalıştırılıyor. Bazı yerlerden “mmmmaffettiniiiiz” diye bir ses geliyor da biraz ekolu geliyor, hece ayrım yerleri tam anlaşılamıyor.
***
Gelelim soruya: Önce başlıktaki şarkıyı hatırlatalım.
Tanrım kötü kullarını
Bütün zalim olanları
Sen Tanrısın, affedersin
Bağışlarsın, kulum dersin
Neler çektim, sen bilirsin
Sen affetsen, ben affetmem...
Ümidimi kıranları
Bu dünyayı yakanları
Dar günde bırakanları
Boynu bükük koyanları
Sen affetsen, ben affetmem...
***
Bu şarkıyı bu günlerde kimler söylüyor?
Erdoğan ve saray ahalisi birbirlerine söylüyordur. Zira fena yakalandılar.
Akın Gürlek ve savcıları da söylüyordur. Zira “ucunu dokunduracağız” derken “cumhurbaşkanı affetse bile biz affetmeyeceğiz” demek istiyorlar. Deyip demeyeceklerini ve demek isteseler bile diyebilip diyemeyeceklerini zaman gösterecek.
Ponzi’den kinayeyle fonziler ya da fonzedeler de denilen fon vurgunu mağdurları, hem Cumhurbaşkanına ve hem de Adalet Bakanına bakarak bu şarkıyı bu günlerde hem söylüyor hem dinliyor. Miting şarkısı da yapacaklarmış.
“Devleti tam ele geçirmek için bankacılık sistemini de ele geçirmemiz lazım” diyen dindar banker ne diyor merak ediyoruz.
Bu sebeple, 1 Aralık 2011 tarihli “Dindar banker nereden koşuyor” başlıklı yazımızın son paragrafındaki şu soruları 16 sene sonra yeniden soralım.
Linki:
https://www.yeniasya.com.tr/ ahmet-battal/dindar-banker-nereden-kosuyor_204338
“İnandığın gibi yaşamak”tan daha zoru ne? “Yaşadığın gibi inanmaya başlamak” ihtimali hangi maslahatlarla göze alınabilir ve bu risk ne kadar kuvvetli?