Kabri, çimenlik ve yemyeşil Cennet bahçesine çevirmek insanın helâl dairede yaşamasına bağlıdır. Farzları edâ eden, kibir ve kebairden kaçan kimsenin kabri, yemyeşil, çimenli ve aydınlık bir cennet bahçesi olur.
İman ve itaat etmeyen ve haramlarla ömrünü bitiren bir kimsenin de kabri, yılan ve akreplerle dolu bir Cehennem çukuru olur.
"Ahiretimizi ne sûretle kurtaracağız? diyen gençlere, Bediüzzaman Hazretlerinin nasihatı şöyedir:
"Kabir var; hiç kimse inkâr edemez. Herkes, ister istemez oraya girecek. Ve oraya girmek için de, üç tarzda, üç yoldan başka yol yok.
Birinci yol: O kabir, ehl-i iman için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısıdır.
İkinci yol: Ahireti tasdik eden, fakat sefahet ve dalâlette gidenlere bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferit, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve itikad ettiği; ve inandığı gibi hareket etmediği için, öyle muamele görecek.
Üçüncü yol: Ahirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir idam-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idam eden edecek bir dar ağacıdır. Öyle bildiği için, cezası olarak aynını görecek. Bu iki şık bedihîdir delil istemiyor, göz ile görünür." (Sözler, s. 131.)
İman, İslâm, ihlâs, ibadet, salih amel, ümit, Kur'ân ve sünnet üzere kalınız.