"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

G7 zirvesi

Muhammet ÖRTLEK
15 Haziran 2021, Salı
G7, dünyanın en gelişmiş ekonomisine sahip 7 ülkenin temsil edildiği grubun adı.

G7’de ABD, Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, Kanada ve Japonya yer alıyor. Rusya da G7’ye 1998’de katılmış ve grup G8 olarak anılmaya başlanmıştı. Ancak Rusya, 2014’te Kırım’ı ilhak edince grubun dışında bırakıldı.

G7 dönem başkanı İngiltere’nin ev sahipliğinde Cornwall’da Carbis Bay Otel’de, 11-13 Haziran 2021 tarihlerinde zirve toplantısı gerçekleştirildi. 

G7’nin son toplantısı 2019’da Fransa’da yapılmıştı. Covid-19 salgınından dolayı 2020 yılındaki G7 zirvesi online ortamda gerçekleşmişti.

G7 zirvesinde başlıca “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” ve “Covid-19 Aşıları” başlıklarının ele alındığı bildiriliyor.

“Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” başlığı ile G7 üyesi devlet liderleri düşük ve orta gelirli ülkeler için birçok altyapı yatırımını toplu olarak harekete geçirme sözü verdiler. Liderler altyapı yatırımlarında “değer odaklı, yüksek standartlı ve şeffaf” bir ortaklık sunacaklarında hem fikirler. Bununla birlikte “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” (B3W) projesi, Çin’in küçük ülkeleri yönetilemez borçlarla baş başa bıraktığı için eleştirilere hedef olan trilyon Dolarlık “Kuşak ve Yol Girişimi”yle doğrudan rekabet etmeyi amaçlıyor.

Angela Merkel’in Almanyası’nın, Çin’de büyük yatırımlara sahip olduğu kaydediliyor. 

Merkel, projeyi, yoksul Afrika’da çok ihtiyaç duyulan önemli bir girişim olarak nitelendiriyor.

“Covid-19 Aşıları” hususunda ise İngiltere, Korona salgınının ülke ekonomilerine ağır yükler getirmesi ve dünya genelinde ölümle sonuçlanması üzerine, gelecekteki muhtemel salgınları engellemeye yönelik bir dizi taahhüdü zirve deklarasyonuna ekledi. Küresel salgına karşı toplu adım küresel gözetim ağlarını güçlendirirken, gelecekteki herhangi bir hastalık için aşı, tedavi ve teşhis geliştirmek ve lisanslamak için harcanan süreyi 100 günün altına indirmek hedefleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Tedros Adhanom, bazı çevrelerde Koronavirüsün ortaya çıktığı Çin’e karşı, G7’nin sağlık konusunda aldığı kararlardan memnuniyetini dile getirdi. G7 liderlerinin bu yıl ve gelecek yıl yoksul ülkelere 1 milyar doz aşı bağışlama sözünü yerine getirmesi bekleniyor. Ancak şu anki aşılama çalışmalarının krizi sona erdirmek için çok yavaş olduğunu da kabul etmek gerekiyor. Buna ek olarak Adhanom, G7’ye 2022’de Almanya’da yapılacak bir sonraki zirvesine kadar dünya nüfusunun en az yüzde 70’ini aşılama görevi verdiğini açıklıyor. Diğer taraftan uluslar arası yardım kuruluşu Oxfam International ise, G7 zirvesinin sonuç deklarasyonunda “aşıların insanlığın büyük çoğunluğu tarafından erişilebilir olmasını engelleyen temel sorunları ele almak için hiçbir şey yapmadığı” eleştirisini yöneltiyor.

G7 toplantısında 12 Haziran Cumartesi günü Avustralya, Güney Afrika ve Güney Kore liderleri de hazır bulundu. Hindistan da dış politika hakkında online ortamda uzaktan geniş kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Yine Beyaz Rusya ve Myanmar da G7’nin gündeminde yer alan ülkelerden. ABD Başkanı Joe Biden’ın, Uygurlar hakkında Çin’in iddia edilen zorla çalıştırma uygulamalarına karşı tedbirler alınmasını dile getirmişti. Biden’ın zorla çalıştırma suçlamalarına ilişkin “somut eylem” istediği ve bunların “insanlık onuruna hakaret ve Çin’in haksız ekonomik rekabetinin korkunç bir örneği” şeklinde değerlendirdiği bildiriliyor. 

Biden’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile özellikle siber faaliyetler sebebiyle yıpranmış ilişkileri yeniden ele almak için G7 liderleri ile görüştüğü kaydediliyor. G7 toplantısının, NATO zirvesinin hemen öncesine denk getirilerek yapılması da dikkat çekiyor.

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılarak, Soğuk Savaş döneminin sona ermesinin ardından Çin’in küresel güç olarak ortaya çıkışı en önemli jeo-politik gelişmelerden biri şeklinde yorumlanıyor. Elbette bu durum, ABD için Sovyetler’den sonra Çin’in yeni bir rakip olarak algılanmasıdır. Biden’ın, “ana stratejik rakip gördüğü Çin’in ekonomik suistimalleri ile yüzleşmeye ve insan hakları ihlâllerini meydana çıkarmaya” yönelik politikasının olduğu aktarılıyor.

Buna karşı Çin’in Londra Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada “küresel kararların küçük bir grup ülke tarafından dikte edildiği günler çoktan geride kaldı. Her zaman küçük-büyük, güçlü-zayıf, zengin-fakir vb. ülkelerin eşit olduğuna inanıyoruz ve dünya işlerinin bütün ülkeler tarafından istişare yoluyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Geçerli tek küresel sistemin, az sayıda ülke tarafından formüle edilen sözde kurallar değil, BM ilkelerine dayanan uluslar arası düzendir” ifadeleri cevap niteliğinde.

Çin, büyük ekonomisine ve en kalabalık nüfusa sahip olmasına rağmen G7 üyesi değil. Kişi başına düşen millî geliri düşük olan Çin, G7 üyeleri gibi gelişmiş bir ekonomi biçiminde kabul edilmiyor. 

Aslında G7 zirvesinin bir nevi, Çin’in son 40 yıldaki olağanüstü ekonomik ve askerî yükselişine ve artan nüfuzuna alternatif aramak için yapıldığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Okunma Sayısı: 732
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı