"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

IŞİD’in yükselişi ve düşüşü

Muhammet ÖRTLEK
02 Kasım 2019, Cumartesi 00:12
IŞİD terör örgütü, güney sınırlarımızdaki Irak ve Suriye’de gerçekleştirdiği terör eylemleriyle biliniyor.

Örgütün adı bir dönem Irak İslâm Devleti ve Levant (ISIL)’dı. Sonra, Irak ve Suriye İslâm Devleti (ISIS) olarak değişti. Daha sonra, İslâm Devleti (IS) şeklinde ifade edilmeye başlandı. Arapça kısaltması ise yani DAEŞ, Latin harfleriyle DAİŞ’tir. 

DAİŞ, 1999 yılında El-Kaide’ye bağlılığını bildirerek, ABD ve Batılı güçlerin 2003’te Irak’ı işgaline müteakip, Irak’taki işgale karşı isyana katılmıştır. DAİŞ’in bu dönemdeki adı Cemaat El-Tawhid El-Cihad’dır. Örgüt Haziran 2014’te, dünyadaki bütün Müslümanlar için dinî, siyasî ve askerî otorite olduğunu iddia ederek Halifelik ilânında bulundu. 

DAİŞ’in hem İslâm Devleti ismini benimsemesi hem de Halifelik iddiası; BM, muhtelif hükümetler ve İslâmî gruplarca şiddetle reddedilerek eleştirilmiştir.

Örgüt 2014 yılının başında Irak güçlerini geri püskürterek, kilit şehirlerden Musul ve Sincar’ı ele geçirmişti. DAİŞ, BM (Birleşmiş Milletler), bazı kuruluşlar ve ülkelerce terör örgütü olarak tanımlanmaktadır. DAİŞ’in etkin olduğu bölgelerde gazeteciler ve yardım görevlileri dahil olmak üzere, hem güvenlik güçlerinin hem de sivillerin infazını canlı yayınlarla bütün dünyaya gösterdiği biliniyor. Aynı zamanda örgüt, kültürel miras değerine sahip yerleri tahrip etmesiyle de tanınıyor.

Örgüt, Suriye’de hem hükümet güçlerine hem de muhaliflere kara saldırıları düzenleyerek, kendisine alan açtı. Böylece Aralık 2015 itibariyle DAİŞ, Irak’ın batısından Suriye’nin doğusuna uzanan geniş bir sahada yaşayan tahminen 8 ile 12 milyonluk bir nüfus üzerinde şeriat kurallarının (kendine göre yorumuyla) uygulanmasını zorunlu kıldı.

ABD’nin liderliğindeki kuvvetler 2014’te Irak ve Suriye’deki DAİŞ hedeflerine hava saldırıları düzenleyerek, örgütün ciddî darbe almasını sağladı. ABD operasyonunun ardından DAİŞ hedeflerine birde Rus güçlerince müdahalede bulunuldu. Böylece DAİŞ’in binlerce savaşçı ve finansal kaynağını kaybettiği gözlemlendi. DAİŞ kontrolündeki en büyük şehir Musul’u, Irak ordusuna bıraktı. 

Örgüt bir kayıp da Suriye Demokratik Güçleri karşısında yaşadı. DAİŞ’in “de facto” başşehri Rakka, Suriye Demokratik Güçleri’nin eline geçti.

ABD’li yetkililerce Aralık 2017’de, örgütün sahip olduğu alanın sadece yüzde 2’sini elinde tutabildiği bildirildi. Ardından Irak Başbakanı Haydar El-İbadi “Irak topraklarının 3’te 1’ini ele geçirmesinden 3 yıl sonra, 10 Aralık 2017’de DAİŞ’in son kalıntılarının da ülkeden temizlendiğini kamuoyuyla paylaşmıştı.

DAİŞ, Ortadoğu’daki son önemli bölgelerinden biri olan Deir Ez-Zor’u, çadır şehirlerini ve askerî mevzilerini 23 Mart 2019’daki savaşta kaybederek, Suriye Demokratik Güçlerine teslim etti.

DAİŞ’in 2013’ten bu yana liderliğini yapan Ebu Bekir El-Bağdadî, ABD Özel Kuvvetleri tarafından İdlib’de gerçekleştirilen baskında, üzerindeki intihar yeleğini patlatarak kendisini öldürdü. Bağdadî’nin yerine Abdullah Kardaş getirildi. Örgütün yükselişindeki hız, gerilemesinde de görüldü.

Bağdadî’nin öldürülmesi DAİŞ vb. unsurların ideolojilerinin, hedeflerinin ve stratejilerinin sonu demek değildir. Bu çeşit örgütlerin yükselişi radikalizmi, İslamofobi gibi kavramların da yükselişine sebep olmaktadır. 

İşte belirtilen bu kavramlar özellikle Batı’da İslâmiyetin yanlış tanınmasının / anlaşılmasının başlıca sebeplerindendir. 

Bununla birlikte DAİŞ’in bir dönem için Irak ve Suriye’de büyük bir alanı kontrol etmesine karşılık, ABD ve Rusya’nın bölgede YPG’ye önem atfetmelerine sebep olduğu kuvvetle muhtemeldir.

Düşünce kuruluşu Council on Foreign Relations (Dış İlişkiler Konseyi)’dan Bruce Hoffman, Twitter hesabından “El-Kaide adına, Suriye’de yerel gelişmeleri Hurras Al-Din takip ediyor. Bağdadî’nin ölümü, DAİŞ’in gönüllü olarak El-Kaide ile birleşmesi olasıdır” diyerek bu yöndeki tahminini ileri sürüyor. 

Önemli olan DAİŞ vb. yapılara zemin hazırlayan siyasî, ideolojik, ekonomik, dinî, mezhepsel, etnik, sosyolojik vd. sebeplerin ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapılmasıdır.

Okunma Sayısı: 573
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı