"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail-Filistin sorun başlıkları

Muhammet ÖRTLEK
11 Şubat 2020, Salı
ABD Başkanı Donald Trump’ın, “Ortadoğu Barış Planı”nın bölge hakkındaki tartışmaları derinleştirdiğini, 04 Şubat 2020 tarihli Yeni Asya’daki “Trump’ın Planı” başlıklı makalemde sizlerle paylaşmıştım.

Trump’ın, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu da yanına alarak 28 Ocak 2020’de Beyaz Saray’da açıkladığı planın, damadı Jared Kushner’in gözetiminde hazırlandığı iddiaları var. 

Plana önce Mahmud Abbas, HAMAS, Arap Birliği, İslâm İşbirliği Teşkilâtı ve bölge ülkelerinden tepkiler geldi. Türkiye’den de yapılan açıklamalarda planın kabul edilmeyeceği yönünde açıklamalar yapıldı.

Planla ilgili tartışmalar devam ederken, İsrail ve Filistin arasında 1993’te bir Barış Antlaşması imzalanmış olsa da, taraflar arasında sorunlu başlıklar bulunmakta ve çözüm beklemektedir. Bu başlıklar Kudüs, Filistin’in devlet olma durumu, tanıma, sınırlar, yerleşimler ve mülteciler şeklinde sıralanmaktadır.

Tartışmalı alanlardan birincisi Kudüs. Şehir hakkında hem İsrail hem de Filistin tarafının iddiaları mevcut. Ancak 1967’de Ürdün’ün elinde olan Kudüs’ün doğu kesimini işgal eden İsrail, Kudüs’ün tamamını başşehri olarak görüyor. Bununla ilgili ABD’nin İsrail’e desteği ve büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma girişimleri tepkilerin artmasının sebeplerindendir. Filistinliler ise, yaklaşık 350 bin Filistinli’nin ikamet etmesi ve bağımsız bir devletin başşehri hedefiyle Doğu Kudüs’te ısrar ediyorlar. Bazı ülkeler tarafından Doğu Kudüs, Filistin’in başşehri olarak tanımlanıyor.

İkincisi Filistin’in devlet olma durumu. Filistin tarafının Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ten meydana gelen bağımsız bir devlet talepleri var. Ancak Netanyahu’nun, Filistin devletinin askerden arındırılmasını ve İsrail’i tehdit etmemesi yönündeki siyaseti biliniyor. Elbette bu durum, Filistin’in devletliliğinin kabulünde sorun teşkil ediyor.

Tanıma konusu da üçüncü sırada yer alıyor. İsrail, Filistin tarafından “Yahudi halkının ulus-devleti” şeklinde tanınmasında ısrarcı bir tutum takınıyor. Filistin tarafı da bu tanımayı yapma niyetinde değil. Çünkü Filistin, İsrail’in iddia ettiği gibi tanınmasını, bölgedeki Müslüman, Hıristiyan ve Dürzi olan Filistin kökenli Arap nüfusa yönelik ayrımcılık olacağını düşünüyor. Tanıma, iki aktör arasındaki çatışmaya varan problemli alanlardan.

Dördüncüsü de sınırlar. Her iki kesim de Filistin devletinin sınırlarının nasıl olması gerektiği konusunda farklı düşüncelere sahipler. Filistinliler, 1949-1967 yılları arasındaki ateşkes hatlarına dayanan sınırları ileri sürüyor. İsrail de, belirtilen hatların askerî açıdan savunulamaz olduğunu ve kalıcılığının mümkün olmadığı fikrinde. 

Yerleşimler konusu beşinci sırada. İsrail, 1967’den bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaklaşık 140 yerleşim yeri kurdu. Yaklaşık 600 bin Yahudi’ye ev sahipliği yapan yerleşimler, uluslar arası toplumun çoğunluğu tarafından yasadışı kabul ediliyor. Buna karşılık İsrail itiraz ediyor. Netanyahu, yerleşimlerin kaldırılmasının mümkün olmadığını ve bu bölgelerde İsrail egemenliğinden bahsediyor. Bununla birlikte İsrail’in 121 karakol inşa ettiği uluslar arası basında belirtildi. Filistinliler, Filistin devletinin yaşama alanı için, kurulan Yahudi yerleşimlerinin kaldırılmasını gerekli görüyor.

Mülteciler meselesi de altıncı başlık. BM, 1948’den itibaren İsrail’den kaçan veya sürülen insanların, torunları da dahil olmak üzere, Ortadoğu ülkelerinde 5.5 milyon Filistinli mültecinin varlığından bahsediyor. Filistin tarafına göre bu sayı 6 milyon. Mülteci Filistinliler evlerine dönme haklarını kullanmak istiyorlar. Fakat İsrail’in böyle bir demografik hareketin, Yahudi devletinin sonu olacağını düşündüğü muhtemeldir.

Yukarıda zikredilen başlıklar, her iki taraf arasında başlıca sorunları teşkil ediyor. Diğer taraftan Trump’ın planının basına yansıdığı kadarıyla belirtilen sorunlara çözüm teklifi sunmadığı ortada. Hatta planın, dayatmacı yönünün daha ağır bastığı anlaşılıyor. Planın açıklanma üslûbunun bile, taraflı ve bölgeye barış getirmekten uzak olduğu aşikârdır. 

Okunma Sayısı: 827
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı