"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sudan, İsrail ve ABD ilişkileri

Muhammet ÖRTLEK
29 Aralık 2020, Salı
Sudan’da Ömer El-Beşir 1989’da darbe ile devlet başkanı olmuş ve 11 Nisan 2019’da da kendisine yapılan darbe sonucu iktidardan uzaklaştırılmıştı. Darbe sonrası kurulan geçici yönetimde zamanla değişikliklere gidildi.

Bugün ise geçiş hükümetine 61 yaşındaki ekonomist Başbakan Abdalla Hamdok liderlik ediyor. Aslında bugünkü geçiş yönetimi, eski rejimin figürleri olan bürokratlar ve askerlerden meydana geliyor.

Beşir gitti. Ancak ülkenin ekonomik sorunlarına halen çözüm bulunamadı. Hatta Hamdok, çökmüş bir ekonomiyi devraldı. Sudan’da giderek derinleşen siyasî, ekonomik ve toplumsal problemlerin âciliyeti var. Ancak yönetimin elinde sihirli bir değnek yok. Ülkenin içerisinde bulunduğu ulusal, bölgesel ve uluslar arası konjonktürde sorunların çözümünü oldukça zorlaştırıyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre Sudan’da 1 milyondan fazla mülteci ve ülke içerisinde yerinden edilmiş 2 milyon insan mevcut. Bununla beraber toplam nüfus 44 milyon. Tigray bölgesine, iç çatışmalardan dolayı 50 binden fazla Etiyopyalı göçmek zorunda kaldı. Bu nüfus hareketliliği Sudan’ın her geçen gün mülteci sayısını arttırıyor.

Sudan’da resmî işsizlik oranı yüzde 16 düzeyinde. Dünya Bankası da ülkenin yoksulluk oranını yüzde 36.1 şeklinde bildiriyor. Dünya Bankası, Sudan’ı “kırılganlık ve çatışma” kategorisinde değerlendirerek “orta-yüksek yoğunlukta” sosyo-ekonomik kriz uyarısı yapıyor. Fakat Sudan ekonomisinin durumu göz önüne alındığında hem işsizlik hem de yoksulluk oranlarının daha fazla olduğuna dikkat çekiliyor. Hatta nüfusun yarıdan fazlasının yoksulluk sınırının altın yaşama mücadelesi verdiği vurgulanıyor.

Covid-19 Salgını, Sudan ekonomisini daha da kötüleştirdi. 2020 yılı art arda negatif yönlü büyümede 3. yıl olacak. IMF, Sudan Ülke Raporu’nda 2020 sonunda ülke ekonomisinin yüzde 8.4 küçüleceği kaydediliyor. Sudan 2018’de yüzde 2.3 ve 2019’da yüzde 2,5 küçülmüştü. Bu oranın 2020’de yüzde 0.8 olması bekleniyor. Ayrıca IMF, ülkedeki “insanî durumu korkunç” olarak tanımlıyor. Ekonomideki dış dengesizliklerin büyük, enflasyonun yüksek, para biriminin aşırı değerli ve rekabet gücünün zayıf olduğu şeklinde belirtiyor.

Hamdok’un ise, Sudan’ın ekonomik krizini İsrail ve ABD ile anlaşarak aşacağını tahmin ettiği muhtemeldir. Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in ardından İsrail’le “normalleşecek” ülkenin Sudan olduğu yorumlanıyor. Çünkü üst düzey Sudanlı yetkililerden oluşan bir heyetin, 23 Eylül 2020’de BAE’nin başşehri Abu Dabi’de görüşmelerde bulunduğu kaydediliyor. Sudan’ı yöneten Geçici Askerî Konsey tarafından yapılan açıklamada “görüşmelerde Sudan’ın, ABD’nin terörizmin sponsorları listesinden çıkarılması, bölgede Sudan’ın İsrail ve Arap ülkeleri arasında istikrarı sağlanmasındaki rolü vb. konuların ele alındığı” ifade edilmişti (Yeni Asya, 18.10.2020, Sudan ve İsrail’le Normalleşme).

Abu Dabi görüşmesi sonrasındaki gelişmeler Sudan’ı, ABD’li terör mağdurlarının dâvâlarından kurtaracak, ABD’nin ve uluslar arası yardımlara uygun hale getirilmesinin planlandığı değerlendiriliyor. Belirtilen dâvâlar, 20 yıl önceki El-Kaide destekli terör eylemlerinin kurbanlarının dâvâlarıdır.

Hamdok da, Ortadoğu ülkelerinin İsrail’le normalleşme anlaşmalarının sonrasında, ABD ile anlaşmanın yolunu İsrail’le normalleşmeden geçtiğini düşünmüş olmalı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu 26 Ekim 2020’de Al-Monitor’e yaptığı açıklamada “Sudan’la normalleşmeyi ekonomik ve ticarî potansiyeli için ‘ceplerimiz için iyi’ ve ‘diplomatik tsunamimizin’ bir parçası olarak” memnuniyetle karşıladığı anlaşılıyor. Birde İsrail, Sudan hava sahasının açılmasını takdir ettiğini bildirdi. Normalleşme sürecinin, Sudan’ın geçici yönetimin yavaş çalışması ve henüz kurulmamış yasama konseyi dolayısıyla istenilen hızda olmadığı kaydediliyor. The Wall Street Journal’ın 23 Aralık 2020 tarihli sayısında “Trump döneminde Sudan-ABD ilişkilerinin baş döndürücü hızda olduğu” yazıldı. ABD’deki Savunma Yetkisi Tasarısı yasalaşırsa, Sudan için 700 milyon dolarlık yardım ve 230 milyon dolarlık da borç erteleme maddelerini ihtiva ettiğinden bahsediliyor. Böylece İsrail üzerinden kurulan ilişkilerde bir adım daha atılmış olacak. Ancak Hamdok’un, İsrail ve ABD ile ilişkilerini geliştirirken, Sudan’daki İslâmî grupların tepkisini ve silâhlı örgütlerin saldırılarını hesap etmesi kaçınılmazdır. Aksi takdirde ülke içinde tepki çekecek bir dış politika siyasetinin, iç çatışmalara varabileceği ihtimali de göz ardı edilmemelidir.

Okunma Sayısı: 1196
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı