"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye-Mısır görüşmeleri: Bir dönemin sonu mu?

Muhammet ÖRTLEK
08 Mayıs 2021, Cumartesi
Türkiye-Mısır ilişkileri, 8 yıldır düşük düzeyde seyrediyor. İlişkiler Abdul Fettah El-Sisi liderliğinde 3 Temmuz 2013’te, iktidardaki Müslüman Kardeşler’in siyasî kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi’ne gerçekleştirilen darbeden bu yana düşük seviyede.

Mısır’da 25 Ocak 2011 Arap Baharı/Uyanışı ile yönetim değişikliğine gidilmiştir. Ülke tarihinde ilk defa 2012’de demokratik, şeffaf, âdil nitelendirilebilecek seçimlerin yapıldığı değerlendiriliyor. Seçim sonuçlarına göre Müslüman Kardeşler üyesi Muhammed Mursi, Mısır’ın ilk sivil Cumhurbaşkanı olmuştur. Bununla birlikte Hürriyet ve Adalet Partisi’de iktidara gelmiştir.

Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden Arap Baharı halk hareketleri devam ederken, Mısır’da 30 yıllık Hüsnü Mübarek’in devrilmesinin ardından seçimle işbaşına gelmiş Cumhurbaşkanı ve hükümet, bölge ülkelerinin dikkatini çekmiştir. Bölgenin özellikle Krallık, Emirlik ve Şeyhlik gibi idarî şekillerle yönetilen ülkeleri, Mısır’daki seçimleri ve iktidar değişikliğini, kendi rejimlerine tehdit algılamışlardır. S. Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn başta olmak üzere, Mısır’daki demokratik gelişmelerden endişe duymuşlardır. 

Mısır’da hem Müslüman Kardeşler’in eksiklikleri ve hataları hem de bölge ülkelerinin desteğinin söz konusu olduğu 3 Temmuz darbesi gerçekleştirilmiştir. Türkiye, demokratik yollarla seçilmiş Cumhurbaşkanı ve hükümete yönelik darbeye en sert tepki veren ülkelerdendir. Birde darbe mağduru Müslüman Kardeşler’e desteğini belirtmiştir. Karşılıklı olarak iki ülke Büyükelçilerini geri çekmesi ile ilişkilerde sert söylemler yer almıştır.

Geçen 8 yılın ardından Türkiye ile Mısır arasında siyasî istişareler, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal ile Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hamdi Sanad Loza’nın başkanlıklarında 5-6 Mayıs 2021 tarihlerinde Kahire’de gerçekleştirilmiştir. Söz konusu istikşafi görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin ikili ve bölgesel bağlamda normalleştirilmesine yönelik atılması gereken adımlar üzerinde durulacağı belirtildi.

Türkiye ve Mısır 3 Temmuz darbesinden sonra birçok konuda karşı karşıya geldi. Bunlar Libya’da iki ülkenin farklı saflarda yer alması; darbenin hemen ardından Mısır’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan ile muhtelif anlaşmalar imzalaması; Mısır’ın Yunanistan, GKRY, İtalya, Ürdün, İsrail ve Filistin ile birlikte “Doğu Akdeniz Gaz Forumu” içinde yer alması aynı zamanda bu Foruma Fransa’nın üye ve ABD’nin de gözlemci üye statüsünde dâvet edilmesi; Mısır’ın diğer taraftan “Akdeniz’den Körfez’e Dostluk, Barış ve Refah İnşa Etmek” başlıklı “Dostluk Forumu”nda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile birlikte bulunması (Yeni Asya, Doğu Akdeniz Gaz Forumu, 27.03.2021); Fransa ile savaş uçağı alımı anlaşması yapması vd. gelişmelerin Mısır’ın elini güçlendirdiğine yorumlanıyor.

Türkiye’nin ise hem Mısır hem İsrail’le sorunlar yaşaması, hem de Yunanistan ve GKRY ile geçmişten gelen problemlerinin olması dolayısıyla, Mısır’ın bölgede öne çıktığı muhtemeldir. Mısır’ın, Etiyopya’nın Nil nehri üzerine inşa etmekte olduğu Büyük Rönesans Barajı’nın meydana getireceği sorunlardan sebebiyle güneyinde de sorunlar yaşadığı biliniyor. Türkiye’nin bu konuda Etiyopya’nın yanında bir siyaset izlediği aktarılıyor. Mısır uzun süredir Sina Yarımadası’nda konuşlanan IŞİD örgütünün Sina kolu olan Ensar Beyt El-Makdis’in (Kudüs Partizanları) terörist saldırılarına karşı mücadele ediyor. Bu anlamda Mısır, terör konusunda tecrübeye sahip Türkiye’den taktik ve planlama hususlarında yardım da alabilir. Görüşmelerde iki ülke ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi konusu da gündemin kuvvetle muhtemel başlığıdır. Mısır’ın da Türkiye’nin Müslüman Kardeşler’e desteğini çekmesini istemesi ihtimaldir. Dolayısıyla Türkiye’de Müslüman Kardeşler’in faaliyetlerinde gözle görülür bir azalma olacağı beklentiler arasındadır. El-Sisi iktidardaki 8 yıl boyunca halkın refahını yükseltecek vaad ettiği ekonomik iyileşmeyi sağlayamadı. Yukarıda adı zikredilen ülkelerle de beraberliğinin, Mısır ekonomisine olumlu yansıması beklentilerin uzağında. Mısır’ın da bölgede eskisi gibi ticarî/ekonomik ilişkilerini sürdürebileceği Türkiye’ye ihtiyacı olduğu nettir.

Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da Arap Baharı dönemindeki siyasî atmosferin etkisinin büyük oranda kalmadığı belirtiliyor. Bugünlerde İran ve S. Arabistan arasındaki görüşmelerden bile yakınlaşma bekleniyor. Türkiye ve Mısır geçen 8 yıldaki ekonomik ve siyasî kayıplarını telâfi etmek durumundadırlar. 

Sonuç olarak Prof. Dr. Hüseyin Bağcı Hocanın ifadesiyle (HaberTürk TV, Afşin Yurdakul’un Programı, 05.05.2021) “İki ülke arasındaki görüşmeler, 3 Temmuz darbesi ile başlayan 8 yıllık dönemin sonu olmalıdır. Her iki taraf ticarî açıdan kaybetmiştir. Artık dış politikada değerli yalnızlıktan değerli beraberliğe geçilmelidir.”

Okunma Sayısı: 980
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    8.5.2021 02:53:24

    TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİ Ülkemizin istiklal harbinden sonra saltanatı kaldırması,hilafeti ilgası sonucunda İngilizler bilhassa Mısır ve diğer islam beldelerinde (Türkler hrıstiyan oldu)kara probagandası yaparak aramızı açmak için büyük bir algı oluşturma içine girdiklerini diplomasi akademisyeni hocalarımızdan duyduk. Mısır ve diğer islam ülkeleri ile aramızı küserek,kırarak ,bağları zayıflatarak netice almak aklada,realiteyede terstir. Bakın biz SİSİ ile sorunu diyalogla çözmek için çabalamış olsak,aramızı soğtmamış olsak bugün MISIR GKRK.YUNANİSTAN,İSRAİL ve diğer ülkelerle böyle bir işbirliğine gidermiydi. MISIR ve diğer ihtilaflı olduğumuz kardeş ülkelerle hzla diyaloğa girmeli,problemleri müzakereler ile çözmeliyiz.Biz bunu yapmazsak düşmanlarımzı bundan istifade ile hem bize hemde kardeş ülke insanlarına zarar verecek işlere imza atarlar.

  • Hüseyin İlhan

    8.5.2021 02:45:28

    TC'ni idare ettiğini sananların bu necip millete en büyük zararı din kardeşi olduğumuz ülkelerle ilişkileri berbat ederek verdikleri hakikattir.2.Dünya savaşından sonra ATOM,ÇELİK ve ENERJİ İşbirliği ile başlayıp sonra AET.ve günümüzde ise AB ismi ile devam eden demokrasisini geliştirmiş,ekonmik anlamda halkına refahı getirmiş ülkeleri örnek alıp islam devletlerininbuna benzer gelişmeyi ve aralarındaki problemleri çözmeleri gerekmezmi. Hem yüce rabbimizin ayeti ile 'İnananlar kardştir,emri ortada iken neden biz müslümanalr aramızda sorunlardan (sun'i)başımızı kaldırıp din kardeşliğinin gerektirdiği dayanışmayı yapamıyoruz. Bunun nedeni idarecilerimizn samimiyetten uzak oluşudur.

  • Seyit Ali

    8.5.2021 00:43:59

    Ne olduda her şey değişti. Önce Putinin kapısında bekledik. Şimdi görüşmeyiz dediginiz Mısırın kaipsina gidip Istanbul merkezli ihvan yanlısı tv yi sekteye uğrattınız.Ondan sonrada gorun bakın yine bir kılıf bulunup Suriye ile masaya mutlaka oturacağız. Artık ses yükselemiyoruz. Tek adam yönetiminin sonuna geldiğimiz görünüyor. Olan onca müslümanın ölmesi ile sonuçlanan Suriyeye oldu. Mısıra oldu. Libyaya oldu. Ülkemde ise batan bir ekonomi, eski itibarını kaybeden bir yönetim ve devlet. İşte olduda oldu. Neler neler oldu.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı