"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünya hayatı ve ölüm

Muzaffer KARAHİSAR
28 Eylül 2021, Salı
Rüzgâr gibi geçen zamanın hızlı temposu, günlük meşgaleler içinde bizler oyalanırken ömür sermayemizi harcadığımızı fark edemiyoruz. Oysa “Her gelecek yakındır.” hakikati, insanlara asırlardır geçen zamanı ve geleceğe hazırlıklı olmayı hatırlatmış.

Dünya hayatının müddetinin kısa ve lezzetlerinin geçici olduğunu bildiren ikazlar çoktur. “Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın.” “Her şey helak olup gidicidir. Ona bakan yüzü müstesna” gibi âyetler, hadisler ve güzel sözler ahiret gerçeğini ihtar etmiştir.

Dünyayı misafir telâkki eden âlimler, arifler, âşıklar insanlara bu hakikati her daim ifade etmişler. “Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir…” Risale-i Nur’un birçok hakikatleri, insanın gayesini, dünyadaki vazifelerini, ölümü, kabri ve ahireti hatırlatır. 

“Dünya bir han ve bir bekleme salonudur.” Miktarını ve mahiyetini bilmediğimiz kader çizgisi içersinde ahirete doğru durmadan yolculuğumuz devam ediyor. “Dünya bir penceredir,/ Her gelen baktı geçti. “Neylersin ölüm herkesin başında./ Uyudun uyanamadın olacak.” Ölümü haber veriyorlar.

Emirdağ Çiçeği’nde: “Elhasıl, nasıl ki, iman, ölüm vaktinde insanı idam-ı ebediden kurtarıyor; öylede,… Gelsinler, buna ya bir çare bulsunlar veya imana girsinler…” 

Dünya hayatının aldatıcı görünen cazibedar güzellikleri ruhumuzu ve kalbimizi sardığı zaman İslâm’ın ulvî hakikatlerinden ilham alarak, tevekkül,  teslimiyet, ihlâs ve sadâkatle Rabbimize iltica etmeliyiz. 

“Biri de, sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği birşeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza, bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyleyse, aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu Mûcidine feda et. Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.”

Şimşek gibi elimizden uçup giden ömür sermeyesi, bu kısa ve fani dünyada sonsuz hayatı kazanmak için verilmiş. Rabbimizin bizlere ihsan ettiği envaî çeşit nimetlere, rahmetlere, bereketlere şükürle, ibadet ve duâ ile vazifelerimizi yapmalıyız. Her an aciz, fakir ve muhtaç olduğumuzun idrakiyle Allah’a muhabbetimizi arttırıp rızasını ve hoşnutluğunu kazanmak için gayret göstermeliyiz. 

İnsanları korkutan ölüm gerçeğini Bediüzzaman, bir müjde, vazifeden terhis, mekân değiştirme, ebedî saadete sevkiyat olarak haber vermiştir: “Sizlere müjde! Mevt i’dam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır…” 

Okunma Sayısı: 1186
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı