"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çocuklarımızı suça sürükleyen değil, Ebedî saadete ulaştıran olalım -1

Ömer Said Tan
01 Aralık 2025, Pazartesi
Gençlere hitap eden “Genç Yorum” dergimizin Kasım ayı kapak konusu olan “Suça Sürüklenen Çocuk” ilgimi çektiği gibi, bir eğitimci ve baba olarak ürktüm.

“Acaba ‘çocuk’ dediğimiz, ‘o daha çocuktur’ gibi ifadelerle andığımız ciğerparelerimiz bu duruma nasıl gelmiş ya da getirilmişler? Bizlerin –yani eğitimci, anne-baba, toplumu oluşturan fertlerin, basın, vakıf ve derneklerin, devleti yönetenlerin– kısaca çocukları yetiştiren ve etkileyen bütün paydaşların rolü nedir, görev ve sorumluluğu ne orandadır?” diye düşünmemiz gerekir. Herkesin az ya da çok mesuliyeti olduğu aşikârdır.

Bizlerin değil çocukları suça teşvik etmek, sürüklemek gibi ileride hem bizi hem geleceğimizi karartacak bir harekette bulunmak, tam tersine önleyici tedbirleri almak için her daim uyanık olmamız gerekir. Çocukların maddî ve manevî gelişiminde müsbet-menfî katkısı olanları bu yazımızda hepsini anlatmaya çalışmak mümkün değil. Sadece akla kapı açmak kabilinden bir şeyler paylaşmaya çalışacağım. 

Anne-baba, çocuk doğmadan önleyici tedbirlere başlamalı. Yani başta çocuğun “helâl” beslenmesine dikkat etmeli. Çünkü helâl beslenmeyen çocukta haramın vücuda girişiyle zamanla “haram” onun bünyesinde yerleşir. “Şer’an yedi yaşına gelen bir çocuğa, namaz gibi farzlara peder ve valideleri onları alıştırmak için teşvikkârâne emretmek ve on yaşına girse şiddetle namaz kıldırmak ve alıştırmak şeriatta vardır” (Emirdağ Lâhikası, 283. mektup, s. 398). Doğduktan sonra da özellikle helâl-haram kavramları, namaz ve bunların uygulanmasına çok dikkat edilmeli. Çocuğun kimlerle arkadaşlık edeceğini-ettiğini, hatta hayatına nasıl bir çerçeve çizeceği de anne-babanın sorumluluğundadır. 

Şefkat kahramanı annelerle ilgili şu uyarı dikkat çekicidir: “O şefkatli valide, çocuğunun hayat-ı dünyeviyede tehlikeye girmemesi, istifade ve fayda görmesi için her fedakârlığı nazara alır, onu öyle terbiye eder. ‘Oğlum paşa olsun’ diye bütün malını verir, hafız mektebinden alır, Avrupa’ya gönderir. Fakat o çocuğun hayat-ı ebediyesi tehlikeye girdiğini düşünmüyor. Ve dünya hapsinden kurtarmaya çalışıyor; Cehennem hapsine düşmesini nazara almıyor. Fıtrî şefkatin tam zıddı olarak, o masum çocuğunu, âhirette şefaatçi olması gerekirken davacı ediyor.” (Lem’alar, s. 320.) Bu, annelerin çocuk eğitimindeki kritik rolünü ve dünyevî başarıyı âhiret saadetine tercih etmenin tehlikesini çarpıcı şekilde ortaya koyar.

Aile parçalanması da çocukların suça sürüklenmede önemli bir rol oynar. Aile şefkatini, merhametini ve sıcaklığını görmeyen çocuk, şefkat, merhamet ve sıcaklığı başka yerlerde aramaya başlar. Çünkü “kâinat boş kabul etmez” kuralı gereği o boşluğu bir başkası kendi hedef ve istekleri doğrultusunda doldurur. Dolayısıyla çocuk ailesinde göremediği sevgiyi başka bir şekilde belki intikam, düşmanlık gibi kendisine ve topluma zarar verecek şeklinde açığa çıkarır.

Aile içinde şiddet, madde ve alkol kullanımı gibi zararlı davranışlar olması, çocuğun da bu tür ortamlara katılmasını ve aynı davranışları sergilemesini tetikleyebilir. Bu da çocuğun suça sürüklenmesine yol açabilir.

Aileler, çocukların maddi ve dünyevî hayatlarının düzenlenmesine verdikleri değer ve zaman kadar, ahiretlerinin kurtuluşuna da dikkat etmelidir. Aksi takdirde çocuklarımızı kendi ellerimizle suça sürüklemiş oluruz. Gerçek anlamda Allah inancı, ahirete iman ve cehennem korkusu taşıyan çocuklar, hiçbir zaman suç unsuru teşkil edecek davranışta bulunmazlar.

Dolayısıyla, çocuklarımızı suça sürükleyen değil, ebedî saadete ulaştıran bir nesil yetiştirmek, her birimizin en büyük sorumluluğudur.

Okunma Sayısı: 134
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı