"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fetvalar ve toplumsal tepkiler üzerine

Osman KOYUNCU
18 Kasım 2021, Perşembe
Dinî konuları muhakeme etmek, olaylar arasında bağlantı kurmak, konuları mantık ve belâgat terazisi ile tartmak gerekir.

Muhakemesiz bir şekilde Kur’ân ve hadisleri anlamak, yorumlamak mümkün değildir. Bir şeyin iç ve dış yapısına birlikte hakikat denir. Maddenin hakikati, fizikî ve kimyevî (iç ve dış) özelliklerinin toplamıdır. Dinde ise bir şeyin hüviyetine ve mahiyetine hakikat denir. İslâm’da hakikat, amel ve itikat özelliklerinin toplamıdır. Medeniyet dini olan İslâm, mantık, belâgat ve fennî delillerle tam anlaşılabilir. İslâm, sadece başkalarını kâfir veya yanlış yolda göstererek, hisli, süslü ve heyecanlı kelimelerle konuşarak, sesini yükselterek, menkıbe ve delilsiz nakillerle anlatılmaz. Din, bütün yönleri ile meseleleri izah eden Risale-i Nur gibi kitaplarla anlaşılır.

Peygamberimiz (asm): “İslâm garip geldi, garip gidecektir” der. 

Kur’ân’da anlatılan peygamber kıssalarının her biri aslında Hz. Muhammed’in (asm) bir yönünü anlatıyor. Ahir zamanda bütün peygamberlerin döneminde yaşanan hayır veya şerler daha fazlasıyla yaşanacaktır. Hz. Muhammed (asm) ile Mekke’de başlayan İslâm, yine dünyanın sonunda ilk Mekke dönemi gibi yaşanacaktır. Devirler, bir daire gibi döner, aynı noktaya gelir.

Şimdi savaş zamanı değildir. İlim ve teknikle bütün dünya bir şehir hükmüne geldi, olgunlaşma başladı. Bu zamanın cihadı, nefis ve ilimle olacaktır. Dünya küreselleşiyor, devletler birliği büyük milletler birliklerine dönüşüyor.

Bediüzzaman, “Beni skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar” demişti. Avrupa’da olan iyi veya kötü olaylar dolaylı veya doğrudan İslâm âlemini etkilemiştir. Bizde bazıları, yeni düşünceler üretemeyince, taklide dayalı kitaplar yazdılar.

Asıl olan, uygulama ile gelen sünnetlerdir. Bazı aşırıcılar, şekilciliği gerçek İslâm olarak anladığından, insanlar İslâm’dan kaçıyor. Halbuki kaçış gerçek İslâm’dan değil de, ‘körü körüne taklide dayalı anlayış’tan.

Maalesef İslâm âleminde genelde din deyince sadece ‘şeklî kurallar’ anlaşılıyor. Risale-i Nur’u tam anlayamayanlar da dinin bu kısmını, asıl ve öz zannediyorlar. Hocalar, gençliği İslâm’la şereflendirmek için bu teferruat kısım yerine, dinin özü olan akaidi izah ve ispat eden Risale-i Nur’u anlatmalılar. Şekle ait kural ve kısımlar sonradan gelecektir.

Okunma Sayısı: 1491
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı