"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Her zamankinden fazla

21 Aralık 2019, Cumartesi
Şu garabet asrının en büyük manevî hastalıklara sebep veren haleti hiç şüphesiz; bu zamanın Müslümanlarının kendi aralarındaki uhuvveti ve muhabbeti tesis eden/sağlayan dinî, imanî, insanî, kudsî ve sosyal bağların koparılması olmuştur.

Dinî emir ve yasaklar hafife alınarak hiç sayıldığı gibi dinî duyguları, hissiyatları uyaracak, ayağa kaldıracak her türlü bilgi ve faaliyete de engeller, maniler konulmuştur.

Din hakkındaki bu menfiliklerin hemen ardından; mü’minler arasındaki inançlı insanların mabeynindeki sevgi / muhabbet, iyilikler, güzellikler, samimiyetler baltalanmış, ortadan kaldırılmaya çalışılmış ve muvaffak da olunmuştur. Kendi tabirleriyle toplum tam olarak dinsizleştirilmiş ve yozlaştırılmıştır.

Böylelikle İslâmiyet milliyeti, muhabbeti, bağları manen ve maddeten ortadan kaldırılmış. 

İnsanların birbirlerine uhuvvetkârane, fedakârane ve muavenetkârane hal ve davranışların ekseriyetle hasıl olmuş kazanılmış ahlâk-ı âliyeleri ref edilmiş/kaldırılmış ve insaniyet değil de hayvaniyet yolunda büyük mesafeler alınmış ve tatbikatta yaşanmaya başlanmıştır.

İnsanların husûsen Müslümanların hem dünya hem de uhrevî hayatlarını, hayat-ı ebediyelerini temin eden, sağlayan; dinî, içtimaî, sosyal ve her türlü manevî, ahlâkî bağları, ilişkileri, alâkaları kendi elleriyle inkâr ettirilerek mahv-ı perişan etmişlerdir. İşte din adına, inançlara, manevî her şeye yapılan menfilikler karşısında; dinî, içtimaî, manevî, kudsî bağları sağlayan ve icraata koyan muhabbetterane, samimiyane iman hakikatlarını, Kur’ân emirlerini, İslâmiyet düstur ve prensiplerini çekinmeden, korkmayarak, büyük fedakârlık ve kahramanlıklarla her türlü maniye rağmen Risale-i Nur Talebeleri ortaya koymuşlar, sahip çıkarak yaşamaya çalışmışlar, karşı koymuşlar ve Allah’ın avn ü inayetiyle bu iman kurtarma, Kur’ân ve İslâmiyet dâvâsında muvaffak da olmuşlardır. Dinsizliğe ve imansızlığa, inançsızlığa, sefihane ve rezilane yaşayışa büyük bir fedakârlıkla set olmuşlar, kopmaz, sarsılmaz bir zincir ürvet’ül vüskayı teşkil ederek ehl-i dalâleti, ehl-i ilhadı, sefih medeniyet meftunlarını ebediyen geri püstürtmüşlerdir.

Ehl-i imanın; Kur’ânî, imanî, İslâmî sarsılmaz irtibatları iki dünyayı da kucaklayan sonsuz muhabbetleri, iman kurtarma dâvâsındaki ebedî samimiyetleri, uhuvvetkârane ve ihlâslı iman hizmetleri onları muvaffak / başarılı kılmıştır.

Önemli olan böyle büyük bir dâvâda böyle büyük kazanımlar unutulmamalıdır. Her zaman iman kurtarma evvelâ nazarlara verilerek canlı ve hayattar tutulmalıdır. 

Bu ise ancak ve ancak Risale-i Nurlar’ı tanıyan ve Kur’ân’a hizmet dâvâsında bulunanların; iman hakikatlarını her zamandan çok daha fazla okumaları, anlamaları ve anlatmalarına bağlıdır.

Okunma Sayısı: 776
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı