"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Oruç, hakikî ve halis bir şükrün anahtarıdır

Risale-i Nur'dan
29 Nisan 2020, Çarşamba

İkinci Nükte

Ramazan-ı mübareğin savmı Cenab-ı Hakkın nimetlerinin şükrüne baktığı cihetle, çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:

Birinci Söz’de denildiği gibi, bir padişahın matbahından bir tablacının getirdiği taamlar bir fiyat ister. Tablacıya bahşiş verildiği halde, çok kıymettar olan o nimetleri kıymetsiz zannedip, onu in’am edeni tanımamak nihayet derecede bir belâhet olduğu gibi; Cenab-ı Hak, hadsiz envâ-ı nimetini nev-i beşere zemin yüzünde neşretmiş, ona mukabil, o nimetlerin fiyatı olarak şükür istiyor. O nimetlerin zâhirî esbabı ve ashabı, tablacı hükmündedirler. O tablacılara bir fiyat veriyoruz, onlara minnettar oluyoruz, hatta müstahak olmadıkları pek çok fazla hürmet ve teşekkürü ediyoruz. Halbuki Mün’im-i Hakikî, o esbabdan hadsiz derecede o nimet vasıtasıyla şükre lâyıktır. İşte Ona teşekkür etmek, o nimetleri doğrudan doğruya Ondan bilmek, o nimetlerin kıymetini takdir etmek ve o nimetlere kendi ihtiyacını hissetmekle olur.

İşte Ramazan-ı Şerifteki oruç, hakikî ve halis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır. Çünkü sair vakitlerde mecburiyet tahtında olmayan insanların çoğu, hakikî açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini derk edemiyor. Kuru bir parça ekmek, tok olan adamlara, hususan zengin olsa, ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor. Halbuki iftar vaktinde, o kuru ekmek, bir mü’minin nazarında çok kıymettar bir nimet-i İlâhiye olduğuna kuvve-i zâikası şehadet eder. Padişahtan tâ en fukaraya kadar herkes, Ramazan-ı Şerifte o nimetlerin kıymetlerini anlamakla bir şükr-ü manevîye mazhar olur.

Hem gündüzdeki yemekten memnuiyeti cihetiyle “O nimetler benim mülküm değil. Ben bunların tenavülünde hür değilim. Demek başkasının malıdır ve in’amıdır; Onun emrini bekliyorum” diye nimeti nimet bilir, bir şükr-ü manevî eder.

İşte bu suretle oruç, çok cihetlerle hakikî vazife-i insaniye olan şükrün anahtarı hükmüne geçer.

Mektubat, s. 471

Üçüncü Nükte

Oruç hayat-ı içtimaiye-i insaniyeye baktığı cihetle çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:İnsanlar maişet cihetinde muhtelif bir surette halk edilmişler. Cenab-ı Hak o ihtilâfa binaen zenginleri fukaraların muavenetine davet ediyor. Halbuki zenginler fukaranın acınacak acı hallerini ve açlıklarını, oruçtaki açlıkla tam hissedebilirler. Eğer oruç olmazsa nefisperest çok zenginler bulunabilir ki açlık ve fakirlik ne kadar elîm ve onlar şefkate ne kadar muhtaç olduğunu idrak edemez. Bu cihette insaniyetteki hemcinsine şefkat ise şükr-ü hakikînin bir esasıdır. Hangi ferd olursa olsun, kendinden bir cihette daha fakiri bulabilir; ona karşı şefkate mükelleftir. Eğer nefsine açlık çektirmek mecburiyeti olmazsa, şefkat vasıtasıyla muavenete mükellef olduğu ihsanı ve yardımı yapamaz; yapsa da tam olamaz. Çünkü hakikî o hâleti kendi nefsinde hissetmiyor.

LÛ­GAT­ÇE:

ashab: sahipler.

belâhet: ahmaklık, aptallık.

envâ-ı nimet: nimet çeşitleri, türleri.

esbab: sebepler.

halk edilmek: yaratılmak.

hayat-i içtimaiye-i insaniye: insanlığın toplumsal hayatı.

in’am etmek: nimet vermek, nimetlendirmek.

kuvve-i zâika: tat alma duyusu.

maişet: geçim.

matbah: mutfak.

memnuiyet: yasaklık, yasak oluş.

muavenet: yardım etme.

Mün’im-i Hakikî: nimetlerin hakikî sahibi, yedirip içiren ve rızıklandıranın ta kendisi olan Allah.

nefisperest: nefsine düşkün, önce kendini seven ve düşünen, bencil.

savm: oruç.

taam: yemek, yiyecek.

tahtında: altında.

tenavül: yeme içme.

Okunma Sayısı: 2355
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • cenk çalık

    29.04.2020 14:56:20

    Mesleğimizin dört esasından biri şefkattir. Zenginler kuru bir empatiyle değil yaşayarak fakirlerin durumunu anlamaları şefkati derinlemesine yaşamasına fırsat verir. Aksi halde kuru bir teorik ,pratikle desteklenmediği takdirde çok mana ifade etmiyor. Orucun, toplum hayatını düzenleyen,sulh sağlayan ne büyük bir ibadet olduğunu anlıyoruz.

  • cenk çalık

    29.04.2020 14:53:16

    Kul olarak Rabbimize karşı elimizden teşekkür etmekten başka yani şükretmekten başka bir şey gelmiyor. Rabbimizde onu istiyor. Kuru ekmeğin ne kadar leziz ve şükredecek bir nimet olduğunu yaşayarak anlıyoruz. Oruç süresince yememek ve içmemek ben kazandım,benim malım safsatasının ne kadar gülünç olduğunu nazara veriyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı