"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risalelerdeki hakikatler Kur’ân’ın malıdır

Risale-i Nur'dan
09 Şubat 2026, Pazartesi
Yedinci Risale olan Yedinci Mesele

“Onlara söyle ki ancak Allah’ın lütfuyla ve rahmetiyle ferahlasınlar. Bu, onların dünyada toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.” (Yunus Suresi: 58.)

Şu Mesele Yedi İşarettir.

Evvelâ, tahdis-i nimet suretinde birkaç sırr-ı inayeti izhar eden Yedi Sebebi beyan ederiz.

Birinci Sebep: Eski Harb-i Umumîden evvel ve evâilinde, bir vakıa-i sadıkada görüyorum ki Ararat Dağı denilen meşhur Ağrı Dağının altındayım. Birden o dağ müthiş infilâk etti. Dağlar gibi parçaları dünyanın her tarafına dağıttı. O dehşet içinde baktım ki merhum validem yanımdadır. Dedim: “Ana korkma! Cenab-ı Hakkın emridir, O Rahîm’dir ve Hakîm’dir.”

Birden, o hâlette iken baktım ki mühim bir zat bana amirâne diyor ki: “İ’caz-ı Kur’ân’ı beyan et!”

Uyandım, anladım ki bir büyük infilâk olacak. O infilâk ve inkılâbdan sonra, Kur’ân etrafındaki surlar kırılacak. Doğrudan doğruya Kur’ân kendi kendini müdafaa edecek. Ve Kur’ân’a hücum edilecek; i’cazı onun çelik bir zırhı olacak. Ve şu i’cazın bir nev’ini şu zamanda izharına, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak. Ve namzet olduğumu anladım.

Madem i’caz-ı Kur’ân’ı bir derece beyan, Sözlerle oldu. Elbette o i’cazın hesabına geçen ve onun reşahatı ve berekâtı nev’inden olan hizmetimizdeki inâyâtı izhar etmek, i’caza yardımdır ve izhar etmek gerektir.

İkinci Sebep: Madem Kur’ân-ı Hakîm mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, her bir âdabda rehberimizdir. O kendi kendini medhediyor; biz de onun dersine ittibaen, onun tefsirini medhedeceğiz.

Hem madem yazılan Sözler onun bir nevi tefsiridir. Ve o risalelerdeki hakaik Kur’ân’ın malıdır ve hakikatleridir. Ve madem Kur’ân-ı Hakîm ekser surelerde, hususan “Elim lâm râ”larda, “hâ mîm”lerde kendi kendini kemâl-i haşmetle gösteriyor, kemâlâtını söylüyor, lâyık olduğu medhi kendi kendine ediyor. Elbette Sözlerde in’ikâs etmiş Kur’ân-ı Hakîm’in lemaat-ı i’caziyesinden ve o hizmetin makbuliyetine alâmet olan inâyât-ı Rabbaniyenin izharına mükellefiz. Çünkü o üstadımız öyle eder ve öyle ders verir.

Mektubat, s. 435

LUGATÇE:

evâil: önceler, başlangıçlar.

hakaik: hakikatler.

i’caz-ı Kur’ân: Kur’ân’ın mu’cizeliği, Allah’ın sözü olması ve benzerinin yapılamaması.

inâyât: (İlahî) ihsanlar, lütuflar, himayeler.

infilâk: şiddetli bir şekilde patlama.

in’ikâs etmek: aksetmek, yansımak.

lemaat-ı i’caziye: mu’cizelik parıltıları.

reşahat: sızıntılar, damlalar, (mecazen) ilham yoluyla gelen İlâhî hakikatlar, hikmetler.

sırr-ı inayet: Allah’ın gözetim, himaye ve ihsanının sırrı.

tahdis-i nimet: İlâhî nimeti şükrederek anlatma.

Okunma Sayısı: 201
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı