"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tâlim-i Esmâ üzerine bir değerlendirme

Sebahattin Aslan
06 Temmuz 2022, Çarşamba
Bakara Suresi 31. ayette, “Ve Adem’e bütün isimleri öğretti.” Rahman Suresi 3-4. ayetlerde ise, “İnsanı yarattı. Ona anlamayı ve anlatmayı öğretti.” deniliyor.

Bediüzzaman konuyla ilgili şunları söylüyor: “Hem mesela ‘Ve alleme âdeme’l-esmâe küllehâ’ [Ve Adem’e bütün isimleri öğretti] ‘Hazret-i Adem Aleyhisselâmın dava-yı hilâfet-i kübrâda mu’cize-i kübrası, tâlim-i esmâdır.’ diyor. İşte, sair enbiyanın mu’cizeleri birer hususî harika-i beşeriyeye remzettiği gibi, bütün enbiyanın pederi ve divan-ı nübüvvetin fâtihası olan Hazret-i Adem aleyhisselâmın mu’cizesi, umum kemâlât ve terakkiyât-ı beşeriyenin nihayetlerine ve en ileri hedeflerine, sarahate yakın işaret ediyor.”1

“Şu âyet-i acîbe, insanın câmiiyet-i istidadı cihetiyle mazhar olduğu bütün kemâlât-ı ilmiye ve terakkiyât-ı fenniye ve havârık-ı sun’iyeyi ‘tâlim-i esmâ’ ünvanıyla ifade ve tabir etmekte…”2

Bu ayetlerden ve Bediüzzaman’ın sözlerinden şu anlamalar çıkarılabilir:

1. Tâlim-i esmâ, Hz. Adem’in (as) büyük halifelik davasının en büyük mu’cizesidir.

2. Hz. Adem’in (as) ilk muallimi Cenâb-ı Hak’tır.

3. Hz. Adem’e (as) isimlerin tamamı öğretilmiştir. Sadece eşyanın isimleri öğretilmemiş; eşya, özellikleriyle birlikte öğretilmiştir. Kuşeyrî, (v. 465/1072): “Adem’e (asm) bütün mahlukatın isimlerinin yanı sıra, Allah’ın isimleri yani esması da öğretilmiştir.”3 der.

4. Hz. Adem’e (as), anlama ve anlatma kabiliyeti verilmiştir. Bunu biraz açacak olursak; bir dil/lisan için, yani konuşma için eşyanın isimlerini bilmek yeterli değildir. Mesela, iki yüz tane İngilizce kelime öğrensek veya ezberlesek İngilizceyi konuşmak için yeterli değildir. Çünkü onun cümle kuruluş/gramer kurallarını da bilmek gerekiyor. Cenâb-ı Hak, Adem’e (as) isimlerle birlikte; anlamayı ve anlatmayı, yani dili/konuşmayı da öğretmiştir.

5. Tâlim-i esmâ mu’cizesi ile insanın/insanlığın kabiliyetiyle mazhar olduğu bütün ilmî kemalâtlar, teknolojik gelişmeler ve sanat harikaları adeta Hz. Adem’e (as) kodlanmıştır. Zamanla insanlığın gayretleriyle adeta bu kodlar açılmıştır ve açılıyor. “Her bir kemâlin, her bir ilmin, her bir terakkiyâtın, her bir fennin bir hakikat-i âliyesi var ki, o hakikat bir ism-i İlâhîye dayanıyor.”4 Mesela; mühendislik ilmi, Cenâb-ı Hakkın Adl ve Mukaddir isimlerine, tıp ilmi Şâfî ismine dayanmakla son noktasına ve kemalâta ulaşır.

6. İbn-i Hazm, ayette geçen “bütün isimler” ifadesine dayanarak: “‘İnsanların konuştuğu bütün dilleri öğretmiş olması mümkün’ anlamı da olabilir.” diyor.5 Bunu destekler mahiyette Fahreddin Râzî, tefsirinde ‘isimler’ kelimesinden kasdın ne olacağı hakkında iki görüş zikreder. Bunlardan birincisini: “İsimlerden maksat eşyanın sıfatları, vasıfları ve özellikleridir.” şeklinde açıklar. İkinci görüşü ise: “Adem’e öğretilen isimler yeryüzünde konuşulan Arapça, Farsça, Habeşçe, Rumca vs. bütün dillerdir.” şeklinde beyan etmiştir.6 Yani Hz. Adem’e (as) pek çok dil öğretildiği söylenebilir.

Bu madde, dillerin doğuşu konusunu da ilgilendiriyor. İnsanların anlamlı ilk kelimeleri nasıl söyledikleriyle, nasıl konuştuklarıyla ilgili değişik materyalist teoriler ileri sürülmüş; yansıma, iş, ata, psikolojik teori vb. Bu teoriler dikkatle değerlendirildiğinde dilin doğuşuna kaynak olmaktan uzak oldukları ama dilin zenginleşmesine katkıda bulundukları anlaşılmaktadır.

İbn-i Hazm’ın ve Fahreddin Râzî’nin ayetteki ‘bütün isimler’ ifadesine verdikleri anlamlar, yani Hz. Adem’e (as) bütün dillerin öğretilmesi manası daha mantıklı gelmektedir. 

Dünyadaki diller yapı olarak; çekimli, eklemeli ve tek heceli olmak üzere üç grupta toplanır. Her dil grubu gramer/dil bilgisi kuralları olarak oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. İnsanların bu kuralları belirlemesi ve bu kurallar doğrultusunda bir dil oluşturması pek mümkün görülmüyor. Dillerin karmaşık yapısı altında bir İlâhî gücün varlığı kendini hissettiriyor. 

Burada fazla detaya girmeden; “Dillerin doğuşu tâlim-i esmâ ile Hz. Âdem’in (as) büyük halifelik davasının en büyük mu’cizesidir.” denilse acaba hata mı olur?

Not: Okuyuculardan bu konuyla ilgili eleştiri/yorum/katkı/tashih vs. bekliyorum.

Dipnotlar:

1. Sözler, s. 246

2. Age, s. 247 

3. el-Kuşeyrî, Ebu’l-Kasım Abdülkerim en-Nisaburi, Letâifü’l-İşarat, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 2000, 1/35.

4. Sözler, s. 247

5. Kadir SÜZEN, İhvân-ı Safâ’da Dilin Menşeine Dair Görüşler ve Dil Teorisi, Yüksek Lisans Tezi.

6. er-Râzî, Ebû Abdullâh Fahreddîn Muhammed b. Ömer Fahreddîn, Mefâtîhu’l-Gayb, Daru’l-Fikr, Dımeşk 1981, 2/192

Okunma Sayısı: 1376
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sebahattin Aslan

    6.7.2022 20:59:22

    Katkılarından dolayı Abdullah, Cemal Özkaya ve İbrahim beylere teşekkürlerimi arz ederim.

  • İbrahim

    6.7.2022 17:26:55

    Bence hata olmaz ama sadece konuştuğumuz diller olursa sınırlı olabilir. İlk insandan başlayan terakkiyata lazım ilim ve fennin nasıl öğrendiği nasıl anladığı hatta anlamak kadar anlatmanın da çok önemli olduğunu gösterdiği gibi bütün bilimlerin çıkış noktasında gösteriyor.tabi anlamak ve anlatmak da güzel dille olur.

  • cemal özkaya

    6.7.2022 11:36:58

    esma taliminden Hz.Adem (A:S)ın bugün keşfedilen bütün ilimlerin hepsinden mufassalende olsa bilgisi olduğunu Hz.Nuh (A.S)ın bir peygamber mucizesi olarak yaptığı gemininde bu talimi esma neticesi olduğunu biraz daha genişletirsek bu talimi esmanın neticeleri olarak eski kavimlerin hala nasıl yaptıklarını anlayamadığımız eserlerinide katabiliriz diye düşünüyorum. onlar bunları ya ondan öğrendi ya da onun öğrettiklerinden öğrendi.

  • Abdullah

    6.7.2022 10:28:52

    Bakara 31: Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra bunları meleklere gösterip “Sözünüzde doğru iseniz şunların isimlerini bana söyleyin” dedi. Hülasai kelam: Önce bilgi/ ilim, sonra irade/ eylem, sonra da söz/ kelam vardı! Âdem’e as bütün eşyanın ve ihtiyaç duyduğu şeylerin ismi, özellikleri ve gerektiğinde isimlendirme (ad verme) kabiliyeti, Hz. Adem ve çocuklarının genetiğine böylece kodlandı.Önce Bilgi Vardı.R.Haber

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı