"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İşte bu düşünmeye değer

Sebahattin YAŞAR
12 Eylül 2020, Cumartesi 00:01
Öyle anlattılar.

Hayatında çok zorluklar çekmiş. Çocukluk yıllarında çekmediği çile kalmamış. Bir evi olmamış sıcak. Anne baba diye bir kavram dünyasında yer almamış. Orada burada geçen bir çocukluk yılları ve sonra ne işe yaradığı belli olmayan bir gençlik dönemi. Ve derken sonrasında bir şekilde tutunmuş hayata. Zamanla para kazanmış, varlıklı bir insan olmuş. Zamanla unutmuş nerelerden geldiğini. Hatta öyle ki çektiği çilenin intikamını alırcasına hayatla kavgalı olmuş. Vur patlasın çal oynasın tarzı bir felsefe ile yaşamış hayatı. Oysa bir şeyler uğruna yaşanınca tatlanırmış hayat.

Nereden geldiği belli olmayan kazancın nereye gittiği de belli olmaz. Ve dahi, ne uğrunda harcanacağı belli olmayan bir kazancın anlamı da olmaz. Demek insanın bir hayat amacının olmaması kazancını da anlamsızlaştırıyor.

Maksat, bir şekilde kazanmak ve bir şekilde harcamaksa; bunun için çok öyle akıl yürütmeye de ihtiyaç yok. Ama kazanmanın bir yolu yordamı olacaksa, harcamanın bir usûlü, adabı bulunacaksa ve kazanmanın ve harcamanın da bir hesabı olacaksa; o zaman akıl da gerekiyor, şuur da, amaç da.

Sen hayatını ver, zorluklar çek, kazan, varlık elde et; sonra bu kazancı nefsini tatmin etmek uğrunda biraz oyalan. Ne vereni düşün ne alanı. Ne kazandığına şükret ne verene teşekkür et. Sonrasında da bir otel odasında, yapayalnız, amaçsız, hayata ve biriktirdiklerine veda et. Bir ömür boyu elde ettiğin maddî ve manevî birikimleri, kadrini kıymetini bilmeyecek birilerine terk et, git. Bu mu Allah aşkına hayat amacı? Bunun için miydi çekilen bunca çile, dert, tasa, gam, keder? Yani senin anlamsızlıkla değerlendirdiğin bir hayatın bütün aşamalarındaki olan işler anlamlı. O zaman sana göre bunca anlamlı olan şeyler, nasıl bir anlamsız hayat yolunda hizmet ediyor? Ve neden dünya ve içindekiler bir anlamsızlık üzerine kurulsun ki.

Bir anlamı yoksa çekilen çilenin, kazanmanın, biriktirilen servetin, dost diye sahiplendiklerinin; o zaman yaşanan hayatın da bir anlamı olmaz. Bu kadar anlamsız olan fani bir şey üzerine bu kadar anlamlı şeyler yüklemek akla da uygun olmaz. Ne uğruna yaşandığının bir anlamı yoksa, nasıl yaşadığının da bir anlamı olmaz. Doğrusu aklı olan için böyle bir hayat yaşanmaz. Peki ne yapılır? İşte asıl bu üzerinde düşünmeye değer.

Okunma Sayısı: 1319
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    12.9.2020 10:45:39

    Son cümleden başlayalım. "Asıl işin püf noktası burada. Hayata bakış açımızı değiştirmeliyiz. İndi,hevesi,nefsani merceği bırakıp,Rabbani,Kur'ani merceği kullanmalıyız.Yani hayata,yaşan tıya Kur'an merceği ile bakmalıyız. Ona göre hayatımızı tanzim etmeli ve ona göre yaşamalıyız.Bu Kur'ani ve rabbani merceğin bir kaç noktasına bakalım.Cenab-ı Hak,ezeli kelamında; "dünya hayatı bir oyun ve oyalamadır" diye bizlere bildiriyor.Bir hadisi şerifte,dünya hayatı,bir atlının hızla bir ağacın gölgesinden geçerken ki süre kadardır diye ferman etmiş. Bir kısım ehli tahkik,dünya hayatı bir dakikadır demişler.Bir kısmı bir anı seyyale,bir kısmı da dünyanın dünya cihetiyle yokluğuna hükmetmişler.Yine Risale- Nur'da; her an başın kesikecek vaziyettedir deniliyor.Cenab-ı Hak'ka,peygamberimize ve ehli tahkik islam ülemasına göre dünya hayatı ,bu merkezde,kısalıkta iken, hayata böyle mi bakıyoruz?Yoksa,ölmeyecek gibi uzun emeller taşıyarak mı?Hayatımızda ahiret işleri mi önde,yoksa dünya işler mi?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı