"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

O ‘bir gün’ de (bugün) olacak

Sebahattin YAŞAR
12 Ağustos 2019, Pazartesi
Sizce yaya bir yolcu, yolculuk halindeyken bir gölgede ne kadar oturur?

Peki aynı yolcu gölgeye yerleşse, orayı çok kıymetli mücevherlerle süsleyip sahiplense ve oradan bir yerlere gidip gelmek için çok pahalı, harika araçlar satın alsa… Bu işte gariplik var deyip, kafanız karışmaz mı? Evet, bu durum yolcu gibi yaşamaktan çok uzak. Böyle bir yolcuya, ‘Hazırlan, gidiyorsun.’ dense ‘Nereye?’ deyip şaşırmaz mı? Dünyada cennet araması sevdası bu.

Sıhhat afiyette, işler tıkırında, nimetler içinde yüzerken ‘gitmek için toparlanmak’ pek aklına gelmiyor insanın. Nefis, ‘Keyifle, lezzetle, zevkle, serinde yaşayıp gidiyoruz, düşünme böyle garip şeyleri.’ deyip duruyor. Yolcunun, sıcakta, serin gölgeyi terk etmesi kolay olmuyor.

Ne zaman o taraflara yolum düşse, onun mekanına uğrar, onunla biraz oturur, sohbet ederdik. Geçmişten bahseder, cümlelerinin arasına -bir çocuğa şeker verir gibi- tatlı nasihatler katardı. Hem tebessümlü idi hem de esnaf ciddiyetini kaybetmemeye çalışırdı. Seksenli yaşlarda idi. Güne çayını demleyerek başlar, müşteri olsun olmasın gelene gidene çay ikram ederdi.

En son gittiğimde, yüzünü dünyadan başka taraflara dönmüş gördüm. Yüzünün rengi başka şeylerden haber veriyordu. ‘Hoş geldin.’ derken, ‘Ben toparlanıyorum.’ der gibiydi. Hani siz birisini ziyarete gidersiniz, o da başka bir yerlere gitmek için sabırsızlanır ya, öyle. Bir telaş vardı üzerinde. Yine çayını içtik. Konuştuğumuz kelimelerde bir solgunluk vardı, bir veda esintisi vardı ortamda. Hani bir şeylerin varlığı size bir şeylerden haber verir ya. Nitekim öyle de oldu, tabutunu taşırken kulağıma, ‘Gecikme, toparlan.’, der gibiydi. Mezarlıkta da müşterisi boldu. Bu iyiye alametti. Cennetine ulaştırsın Rabbim.

Allah’tan böyle durumlarda insana ilaç gibi gelen hakikatler vardı: “Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nispeten bir zindan hükmündedir.” Şaşkın, zavallı nefis, dönmüş bana, deve kuşu misali, ‘Bu cümleler kimin için?’ diye soruyor. Aldığımız nefesin dışındakilerin bize ait olmadığına nefsimizi inandırmalıyız. 

Bugün (bir gün) mutlaka gitmeye hazırlamalıyız kendimizi. Çünkü o parantez içindeki bir gün de (bugün) olacak. Parantez sınırları yanıltmasın bizi.

Okunma Sayısı: 1151
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı