"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahs-ı manevî feraseti yanılmaz

Sebahattin YAŞAR
21 Ağustos 2021, Cumartesi
İnsan beşer, şaşar. Yanılır, yanıltılır. Korkar, korkutulur. Aldanır, aldatılır.

Aynı beşer, özel donanımlarla donatıldığında şaşması, yanılması, korkutulması, aldatılması ortadan kalkar. Yani antivirüs programı yüklü bilgisayara virüs ârız olduğunda, o virüs amacına ulaşamaz. Hemen yok edilir.

İnsandaki manevî program da öyle. Meselâ bir insan sıdk ehli ise, o insana yalan ârız olduğunda hemen yokedilir, o ortamda yaşayamaz. Diğer duygular da öyle. İnsan feraset ve basiret sahibi ise, o insan yanıltılamaz. Sahip olduğu feraset, basiret programı işin hakikatini ona gösterir ve yanılma ihtimalini azaltır. O bir konuya, kişiye bakınca Allah’ın nuru ile bakar. Hani Hazretin bazı insanları yılan suretinde gördüğü gibi.

Onun için zaman zaman duyarsınız, ‘Yahu bu adam bu kadar okumaz, bu kadar bilmez, öyle akıl düzenbazlıkları da yapmaz, yapamaz; ama kalkıyor ileri lâflar ediyor, öyle değişik değişik yorumlar yapıyor. Ve genelde de tesbitleri hep isabet ediyor, doğru çıkıyor.’ Bu nasıl oluyor diye… Evet, olur. Hem de buna akıl, sır da ermez. İşte buradaki faktör, kişideki feraset programıdır. Bu da içinde olduğu şahs-ı maneviden gelir. O sadece bir şahıs değildir. Onun arkasında o programın işletim sistemini yürüten, sürdüren bir heyet vardır. O bir kişi, o şahs-ı ma-nevî gözüyle bakmakta, kulaklarıyla işitmektedir. O nispette de yanılması azalmaktadır. Tabiî burada önemli bir durum da o kişideki sadâkattir. Zaten onu güçlü kılan da odur. O bir büyük, güçlü, samimî şahs-ı manevinin azasıdır. Evet, fert yanılır, yanıltılır. Ama ferasetli mü’min bir delikten iki kez kendini ısırtmaz. Çok yanılan kişinin feraset programı işlemiyor demektir. Ya da o kişi istişareli şahs-ı manevî havuzunda değil demektir. Çünkü şahs-ı manevî yanılmaz, yanıltılmaz ve uzun süre bir yanlışta tutulmaz, tutulamaz.

Bir anlamda şahs-ı manevî olan istişare ortamı bir antivirüs kapsam alanıdır. Oraya virüs dahil olamaz, olsa da uzun süre kalamaz. Yeni bir virüs versiyonu olsa da sonraki bir oturumda o virüs yeni bir antivirüs sürümü ile yok edilir. Onun için şahs-ı manevinin gücü olağanüstüdür. Yeter ki insan, o şahs-ı maneviye tam itimat edebilsin. 

Onun başardıklarına akıl, sır ermez, yaptıkları sadece akıl işi değildir. Sağlıklı şahs-ı manevide inayet-i İlâhî hükmeder.

Okunma Sayısı: 1730
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    21.8.2021 17:37:53

    Şahıs yerine şahsı maneviye dayanan her daim kazanır. Tek kişinin feraseti nerede, binler kişinin feraseti nerede? Akıllı olan tek akılla yol almaya çalışmak yerine şahsı manevi havuzuna dahil olmaya çalışır. Bu sadece kişiye feraset kazandırmaz. Aynı zamanda kolaylık sağlar ve mesuliyetten de kurtarır. Sürekli aldanmak ve aldatmak mazeretlerini öne sürenlerin kulakları çınlasın!

  • Toygar

    21.8.2021 17:14:52

    (2/2) Her halükarda, biz iyiyiz inşaallah. Ama en iyi biz miyiz, onu Allah bilir! "Yanlış karar almamıştır" gibi bir cümleyi kullanmak niyeyse kulağa hoş geliyor galiba. Meşveretten çıkan karar her neyse zaten yanlış karar almış olmuyorsunuz; yok karar yanlışsa da daha sonra tadil edersiniz. Haklılar, haksızlar, gidenler, gelenler, ötelenenler, bizden olanlar, olmayanlar, küskünler, sarı-beyazlılar, kırmızı-neyazlılar, genç asyacılar (ki bir zaman benim için de bu ifadeyi kullanan değerli büyüklerim vardı) vs.vs.. Bunların olduğu yerde her şeyi doğru yapabilmek pek de mümkün olmasa gerek. Sadece niyetimiz halis olur, hepsi o kadar. Bu kadar kendimize iddialı biçimde güvenmek yerine, daha ne yapılabilir diye hayıflanıp, çareler aramak lazım. Vesselam

  • Toygar

    21.8.2021 17:14:38

    Necati kardeşimizin"Meşveret ve şura, sistemini en mükemmel şekliyle Yeni Asya cemaati olarak eskiden beri uygulanagelmistir.Ve hiç bir temel meselede yanlış karar almamıştır." bu yorumuna katılmak mümkün değil. Bu kadar iddialı olmak için, her yerde, her meseleye vakıf olmaklık gerekir. Bu mümkün olmadığına göre, iddialı olmak yerine, itidalli ifadelerle güzellikleri nazara vermek daha makul geliyor. Bir süredir benzeri meşveret, istişare konularında yazılar yazılmaya başlandı ki, ya tesis eskiye göre güzelleşti yazılıyor, ya da eskiye nazaran eksikliklerin tahakkuku var ki neşre zemin ihzar edilmiş. (1/2)

  • Hasan muharrem

    21.8.2021 16:16:49

    Allah razı olsun

  • Necati

    21.8.2021 15:52:12

    Meşveret ve şura, sistimini en mükemmel şekliyle Yeni Asya cemaati olarak eskiden beri uygulanagelmistir. Ve hiç bir temel meselede yanlış karar almamıştır. Çünkü külli akıl hükmetmekte olup, her bölgeden seçilerek gelen işin ehl-i dava adamlarının katkılarıyla her mesele müzakere edilerek karar verilmektedir. Aynı zamanda inanıyoruz ki, Üsdat hazretlerinin belirtiği gibi Risale-i Nur'un şahs-ı maneviyesini temsil eden has şakirtlerinin şahs-ı manevisi Ferid makamının mazharıdır. Ve inayet altındadır. Artık aklı başında herkes bu havuzda enaniyetini eritip büyük bir havuzu kazanmalıdır. Hâlâ bir kısım kardeşlerimiz bu şekilde alınan kararları sorgularmış gibi bir tavırla, ucundan kıyısından acaba bir hata olabilirmi yaklaşımı ile yorumlar yapması Allah korusun sadakat imtihanın da zayıf not almamıza neden olabilir.

  • Ömer

    21.8.2021 11:13:41

    Evet,tam ve doğru bilgiye sahip olmak için müfridane irtibat içinde tahkik ve tahlil etmek mihenge vurmak ve mahal meşveretlerde sormak lazım. Birde seçtiğimiz kardeşlerin toygar kardeşin dediği gibi vekilmisal oluşlarının farkında olması,sözcülüklerinin Risale-i Nur dairesinden aktarmak suretiyle hakikatlere ulaşılması elzemdir. Çok güzel bir makale olmuş, bugüne bakan çok güzel ifadeler tebrikler.

  • Toygar

    21.8.2021 10:46:07

    Sanatta maharet müreccahtır. İstişare de bir sanat olsa gerek: Müzakere sanatı. İstişare edilen gerçekten bu sanata malik değilse, geri dönüşler pek de iç açıcı olmuyor. Neticeten, istişarenin işlerliği ve geçerliliği sorgulanmak durumunda kalınıyor ki, haksız da değiller. Öncelikle bu işe uygun kişilerin, kendinden sıyrılıp vekilmisal oluşunun farkındalığı ile her iki taraf nazarında sözcü yetkinliğinden başka bir vazifesi olmadığı, zekası ile sözcülüğünün hakkını, nur prensipleri çerçevesinde değerlendirmek kaydıyla kelam ederek vermesi gerekliliğinin farkındalığı tesis edilmelidir, bireysel bilgisinin değil. Gerisi kendiliğinden düzelir :)

  • Abdullah Tunç

    21.8.2021 08:15:33

    Şahsi manevi mustakim olsa bu yazılanlar doğru dur.Müstakim değilse tam bu yazılanrın tersi bir du rum söz konusu.Cemaa tın tamamının,istişare he yetlerin bütün iş ve işleyiş lerini,aldıkları bütün karar larını,tutum ve davranışla larını en ince detayına kadar bilmek gerekiyor ki,bunlarla ilgili sağlıklı bir karar,sağlıklı bir hüküm verilebilsin.Durumu her ya nıyla bilmeden şu şöyle, bu böyle demek doğru de ğildir.Demek evvelâ ve bi rinci derecede tam ve doğ ru bilgilere sahip olmak la zım.Ondan sonra verile cek hüküm doğru olur.

  • Halil İbrahim Karahan

    21.8.2021 07:06:47

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı