"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

12 Eylül ihtilâline karşı, Mehmet Kutlular ve Yeni Asya…

Şükrü BULUT
12 Nisan 2021, Pazartesi
Okuyucularımızın, 27 Mayıs dâhil olmak üzere, neden diğer ihtilâlleri de kapsayacak bir başlık atmadığımıza taaccüp edecekler. 12 Eylül’ü sıradanlaştırmamak ve M. Kutlular gibi, tarihin nadiren şahit olabileceği bir şahsiyetin mücahedesini gölgelememek için…

Bu milletin çocukları, tarihlerinin son yarım asırdaki en büyük ihanetini öğrenemediler. Dünkü dehşetli ihanetten habersizce, bu günü sorguluyorlar. En sevdiklerini öldürmüş katilin gölgesinde, adalet arayan zavallılar gibiyiz, bu halimizle. Evet, üzerinden henüz fazla zaman geçmiş değil. Kırk küsur sene… Kahraman Türk Milletine Marksistlerin, çocuklarını tetikçi kullanarak sapladıkları zehirli hançerin yarası hâlâ kanadığı gibi, zehri de işliyor.

Neden bu dehşetli felâketi çocuklarımıza anlatamadık? Jandarma ile evlerinden apar-topar alınmış milletin vekillerinden bazıları henüz hayattalar. Niçin anlatmıyorlar… 1402 sayılı kanunla izzet ve şerefleriyle birlikte bütün hakları ellerinden alınan yüzlerce akademisyenimiz, medrese, kurs ve dergâhlarına yıllarca kilit vurulmuş dinî cemaatlerimiz… Unlarını elemiş ve eleklerini asmış duâyen gazetecilerimiz, bürok- rat ve sanatçılarımız… Hatta vatanlarını ve milletlerini seven emekli paşalarımız. Hakikaten bütün bunlar şimdi neredeler, neden tarihimizin bu önemli kesitine şahitlik yaparak torunlarına yardım etmiyorlar…

Birlikte koşuşturduğumuz Mehmet Kutlular’ı farklılaştıran en önemli özelliği, üzerinden şunca zaman geçtiği halde, yaşayanların korkularından suskun kaldıkları demokrasi ve Türkiye düşmanlarına karşı onun, sessizliğin kurşuna döndüğü günde konuşmasıydı. Amerikalı Neocon’ların direktifiyle demokrasiyi bitiren cuntacı subayların 12 Eylülde yaptıkları zulüm çok büyüktür. Onların mezalimi için ciltlerce kitap yazılmalı. Günümüz AKP’sinin hâlâ salâvatla yanına yaklaştığı “sipariş devrim anayasasının” bu ülkeye ihanet olduğunu, yalnızca Yeni Asya yazıyor ve Kutlular da bedelini arkadaşlarıyla birlikte Selimiye Kışlası’na askerî jemselerle götürülerek ödüyorlardı.

On İki Eylül ile alâkalı iddiamızda ısrarcıyız. 12 Eylül sürecini öğrenmeden şu ülkede siyaset yapanların hiçbiri “demokrasiyi” anlayamayacak ve hayatları boyunca yaptıkları “diktatörlük“ olarak anılacaktır. Bilerek bu “örgütlü mutlak istibdadın” mahiyetini anlatmayan üniversite hocaları, ilim erbabı değil, belki film erbabı olarak kategoriye girecekler. Dinî cemaatlerin temayüz etmiş şahsiyetleri, şeyhleri ve liderleri de bu “karadan” nasiplerini alacaklar. On İki Eylül’ü şu ahir ömürlerinde kalem ve sanatıyla kamuoyuyla paylaşmayanlar, birer şarlatan ve maskara olarak gölgelerini bırakıp gidecekler, diye endişe ediyoruz. Bin seneden beri Kur’ân’ın bayrağını dalgalandıran milletimiz bu ihaneti hak etmediği gibi, bu milletin fıtrî kahraman çocukları da haklı olarak ecdadına, insanî ve dinî değerlerine ihanet etmişlerin icraat projelerini öğrenmek istiyorlar. Hakları değil mi?

Mehmet Kutlular ve arkadaşları bu dehşete karşı susmadılar. İnanmış hanımlarının ziynetleri ve fukara talebelerin cep harçlıklarıyla yayınlamaya devam ettikleri gazeteleriyle; Türkiye’nin susturulduğu ve hürriyetin hançerlendiği günlerde, hançerelerinden avazlarının çıktığı kadar cuntacılara, zalimlere ve din düşmanlarına karşı doğruları seslendirdiler. Kalplerinde küçücük şüphe kırıntısı duyanlar, arşivlere bakabilirler. Yalnız gazete diliyle değil; dergiler, broşürler, kitaplar, toplantılar ve milyonlarca birebir ziyaretler…

Kutluların naaşı parmak uçları üzerinden berzahtaki ilk durağına doğru sür’atlice akarken, ölümünün bütün Nur Talebelerini Eyüp Yokuşu’nda bir araya topladığına şahit olduk. İhtilâllerin, siyasetin ve korkunun ara ara savurdukları bütün Nurcular oradaydı. İktidar partisi burada da oyuna gelmişti. Erbakan Hoca’nın yanında iken müteaddit defalar Yeni Asya’ya gelmiş ve Kutlular ile istişare ihtiyacı duymuş idarecilerimizin “derin korku ve çekincelerini“ araştırmaya devam edeceğiz. Zira merasime çelenk gönderen İç İşleri Bakanımızın AKP’ye Yeni Asya açısından vekâlet edemeyeceği hususunu onlar da biliyorlardı. Türkiye’ye samimî bir şekilde demokrasi isteyen bütün siyasî partilerimizin cenazede olmaları, Kutlular’ın altmış senelik demokrasi mücadelesini de mühürler gibiydi.

On İki Eylül’ün günümüz nesillerine anlatılmasında; hiçbir kişi veya kuruluşun hedef alınmayacağı kanaatindeyiz. Önce, o günün kahramanlarının ekseriyeti “en büyük mahkemeye“ sevk edilmişler. Arkada kalanların da önden gidenleri gıybet ederek kabirlerine ateş gönderecek halleri olmaz. Kaldı ki, bu Kara Eylül’ün bir de “heyelan” tarafına inanıyoruz. Veya elli seneden bu yana hazırlanan bir zelzele… Ronald Reagan, Margaret Thatcher, Turgut Özal ve Helmuth Kohl’ün “Neoliberallere” evet demeleriyle, heyelân dünyanın dört bir yanından koptu. Birçok insan ve kuruluş, enkazında kaldıkları zelzelenin mahiyetini hâlâ öğrenmek istemiyorlar. İşte Mehmet Kutlular ile Yeni Asya’nın bu ihtilâldeki en önemli misyonları; olaylara Risale-i Nur perspektifinden bakarak doğru teşhis koydular. Liberalizme bürünerek ülkeyi, milletin değerlerini ve sivil hayatını işgal eden kapitalist Marksistlere karşı uyanık kalabildiler. Gazeteleri beş defa kapatıldı. Cuntacı generallerle Bab-ı Âli’de adeta saklambaç oynadı, Yeni Asya. Bu büyük demokrasi mücadelesinin sahnelerini merak edenler, çok farklı gazete, mecmua, televizyon ve konferanslarda izah edilmiş haber ve metinlere her zaman ulaşabilirler. Merhum Kutlular Ağabey’in hikâyesine önümüzdeki yazılarla devam etmek üzere…

Okunma Sayısı: 1597
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Niyazi N.

    13.4.2021 00:09:49

    Tebrikler Sayın Bulut, merhum Muhterem Aziz Mehmet Kutlular’ı anlatmaya hem içtimaî açıdan en mühim hususiyetini nazara vererek başlamış hem de buna devam edeceğinizi bildirmişsiniz..., devamını dört gözle bekliyoruz..., ama uzun bir dizi olsun lütfen (sonra kitap haline getiriniz lütfen 😊), sizin edebî kaleminizden olması önemli ...😊

  • Hasan

    12.4.2021 19:18:34

    Fevkalade önemli ve güzel bir tesbitte bulunmuşsunuz sayın Şükrü kardeşim. 12 Eylül ihtilalini öğrenmeden Türkiye'de siyaset yapacak yeni neslin tüm çabaları diktatörlüğe hizmete gidecek. AKP iktidarı ve muhalefetindeki örnekler gibi. Muhalefetin perişanlığı da, İktidarın da bir türlü demokrasiye yanaşamayışı da 12 Eylülün derin yapısında gizli,.

  • İ. Seyda

    12.4.2021 13:13:15

    KORKMADAN KONUŞAN ADAM O, manevi alemlerden almıştı şehametini: "Bir gün yine böyle sırt üstü uzanmış yatıyor ve uyku ile uyanıklık hali arasında bir durumdayken, birden garip bir hâl hissetmeye başladım. İşte bu hâlette iken, güneş birden açılmaya başladı ve içinden bir karartı belirdi. Bir müddet sonra onun Üstadın kalpaklı portresi olduğunu fark ettim. Üstad, gayet açık bir şekilde bana hitaben, “Kardeşim! Sen Risale-i Nur’u oku. Korkma, konuş!” Şimdi hikmet dairesinde korkmadan konuşmak bize miras kalmalı.

  • Hüseyin İlhan

    12.4.2021 13:00:55

    12 EYLÜL Zalim ve hainlerine karşı merhum Mehmed ağabeyimizin tahşidatları,YENİASYA Gazetemiz ve onun kapatılması ile tekrar tekrar yeni namlar ile hizmeti deruhte eden YENİNESİL,TASVİR'in yayınları bu darbeci millet ve vatan düşmanlarına karşı bizleri daima teyakkuzda,cephede olmamaızı sağladı.Darbecilerin ANAYASASINA HAYIR faaliyetleri ise dünyaya nam salmıştır. 12 EYLÜL DARBECİ VE MİLLET DÜŞMANLARININ Başı olan netekim Bulgaristan Komünist Lideri T.Jivkofla kımız içerken ne halt yemiş onu da basına verdiği beyanatta dinledim.Radyodan haberleri dinlerken (canlı)Netekim ben Tülrkiye ile Bulgaristan arasında ihtilaf olan sınır meselesini halletim.Hallettim dedğii ise şuymuş.Bulgaristan sınırında Kırklareli vilayeti içindeki bir Tepe'yi BULGARİSTAN'a terkederek PROBLEMİ ÇÖZÜYOR. Bulgar için bu kadar cömert olan biri milletine ise etmediği zulüm yok.

  • Halim

    12.4.2021 12:46:43

    Yorumumda "bir milletin çocukları" olacaktı.özür...

  • Osman

    12.4.2021 12:44:30

    Doğru ları söylemeye devam Susanlar korkanlar utansın Mücadele olmadan hürriyet ve demokrasi gelmez zındıka komitelerini tanımalı oyunlarına gelmemeliyiz

  • Sertaç Lüser

    12.4.2021 12:06:03

    Bu ve diğer bir çok hakikati bilmeden sadece pire için yorganı yakan Abi,abla ve kardeşlerimize şu hakikati aktarmak isterim.Elimizde istişare ve meşverete uyma sözü veren bir cemaatimiz var.Bizim üzerimize düşen görev onu hakkıyla yapıp uymak.Bugün şu veya bu sebeblerle küsüp,darılmak karşıdaki şahs-ı maneviye kuvvet veriyor.Evet bazen ruhumuzu inciten çok şeyler oluyor fakat bizim üst davamız, nefsimizin haklarından daha da önemli ve değerli.Küçük cüz-i haklar büyük Kur'ani deliller karşısında durmalı.O delil,hak,hakikatin adı da Meşveret ve Şur'a. Kutlular abi'nin o zaman ki duruşunun arkasında bu hakikat yatıyor.Şimdide böyle olmalı.

  • Halim

    12.4.2021 12:03:46

    Bir illeti çocukları doğru tarihlerini bilemezlerse, babalarının miraslarına sahip çıkamazlar.

  • Nura

    12.4.2021 11:29:42

    Hiç bilmeyenler bilenler gibi olur mu! Teşekkür ederiz.

  • Kerem

    12.4.2021 11:04:40

    Yakın tarihimize ve bağımsızlığımıza yol gösteren fevkalade önemli bir makale. Tebrik ediyorum.

  • İdris Çamlibel

    12.4.2021 10:26:33

    Evet çok haklısin aydinlarimiz bürokratlarimiz geçmisle hesaplasmadan bu devlet layik oldugu demokrat devlet sistemine kavusamaz.

  • Abdurrahman

    12.4.2021 10:17:29

    12 eylül e ve getirdiği atanmışlara karşı Mehmet Kutlular ve Yeni Asya misyonunun, şahsi manevisinin dik duruşu ve mücadelesi Türkiye Siyasi tarihine ve Dünya siyasi tarihine altın harflerle yazıldı. Yazıdada bahsedildiği gibi Risalei Nur gibi bir kaynaktan beslenemeyenler ve Risalei Nuru okuyupda anlamayanlar bu dehşetli hadiseyi anlayamadılar.

  • sefer hoca

    12.4.2021 09:15:56

    12 Eylül Öyle bir fitneydi ki şeytan bile şaşırmıştı..Bedir Ashabı kadar az da olsalar Kutlular ağabeyin riyasetinde tarihte yüzümüzü ağartacak bir uyarı ve direniş hareketi yapıldı.Nur cemaatinin en büyük trajedisi de o yüzden yaşandı..Bu trajediyi yazacak kalemleri bekliyoruz..

  • Hüseyin

    12.4.2021 07:05:37

    (2)Kabul edelim ya da etmeyelim, demokrasiyi içselleştirmiş, hayata dökmüş, sırf bu nedenle uzun süre haksız eleştirilere muhatap olmuş, nicelik olarak belki küçülmüş, fakat çok kıymetli yazarımızın da ifade ettiği gibi nitelik olarak büyümüş "yeni asya ve merhum ve mağfur Mehmet kutlular" ağabeydir.

  • Hüseyin

    12.4.2021 07:04:58

    (1)*“Asya'nın bahtının miftahı meşveret ve şuradır”* sözü ile asyanın bekası, bahtının talihi, yol haritası ve medeniyet pusulası, yaklaşık bir asır sene önce ifade edilmiş. Alemi islamda zaman zaman bu düstura uyanlar oldu fakat uymayanlar, uyuyor gibi yapanlar çoğunluktaydı her zaman. Kurallara uymak, diyalog kurmak, köprüler inşa etmek, problemleri suhuletle diyalogla çözmek zordu, uygulanması nefislere ağır geliyordu. Demokrasiyi kurmak, şurayı ve istişareyi idame ettirmek için; demokrasiye inanmak, faziletlerini bilmek, güç ve irade gerektiriyordu. Demokrasi, diyalog ve şura, içtimai, iktisadi ve siyasi hayatın her alanına sirayet etmediği sürece, batılı ve doğulu emperyal güçlerin tasallutundan alemi islamın kurtulması, refaha kavuşması, cehaletten ve fakirlikten kurtulması çok zordur. Gelinen aşamada Alemi islamın ve Asyanın hali pür melali ortadadır.

  • Halil İbrahim Karahan

    12.4.2021 05:18:56

    Allah Mehmet Kutlular abiye Rahmet eylesin, Tatihe böyle güzel not düşerek gelecek nesillere güzel örneklerini, hatırlattığınız için sizi tebrik ediyoruz

  • Demokrat Avrupa

    12.4.2021 00:51:12

    İhtilallere taraf olanları hiç duymayız, en müstebit olanlar bile ihtilalci olduklarını kabul etmezler, lafa gelince herkes demokrattır ve hürriyetcidir, yalnız icraatlarına baktığımızda kimin ne olduğunu veya ne olmadığını anlarız. Demokrat ve hürriyetperver olmak kolay değildir, zor zamanlarda ve şartlarda konuşmayı, her türlü sıkıntıları, gerekirse hapishaneye bile girmeyi göze almayı gerektirir.“Ekmeksiz yaşarım, ama hürriyetsiz yaşayamam!” diyen Üstad Said Nursi Hz.’lerin varisi olabilmek her babayiğidin işi olmaması gerekir, Zübeyir Gündüzalp ve Mehmet Kutlular gibi şahsiyetleri bizlere tarih fazla göstermemektedir. Zübeyir’i çizgi manasında ki meşveret sisteminin oluşmasında ve Yeni Asya bünyesinde tesis edilmesinde katkıları bulunan tarihi ender şahsiyetlere Allah’tan tekrar tekrar rahmet diliyoruz...

  • Sezai MUMCU

    12.4.2021 00:30:52

    12 Eylül hep vardir FAILLERI Cuntacilardir peki onlarin EFENDILERI KIM? Bilen, duyan, gören yok. 3 Maymun! Peki SEN ey DAVA ADAMI Cuntacilarin karsisinda durdun ama tasmalari kimin elinde bilmiyorsun. ABD bilmeden Türkiye de Darbe olmaz deniliyor. Peki ABD nin iki burnuna parmagini sokup istedigi yere sürükleyen KIM? Bilen, duyan, gören yok. 3 Maymun! Merhum ve muazzez Üstadimiz Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Dessas Ingiliz tabirini bosuna mi kullanmis? Hic Dessas ABD, DESSAS Fransa, Dessas Kanada, Dessas Rus demiyor da NIYE SADECE DESSAS INGILIZ DIYOR HIC DÜSÜNDÜK MÜ? Yooo, AGAM DÜSÜNSÜN!

  • Bedreddin

    12.4.2021 00:18:57

    Şahaser bir dava adamı,davası için insanlığa çok kıymetli hediyeler bırakmış şecaat ve istikamet kahramanı.Hakperestliği,nefisperesliğe tercih etmeyen Mehmed Kutlular ağabeyimizle birlikte sizler gibi yakın dost ve arkadaşlarına selam ve rahmet olsun.Sizleri tarih alkışlayacak.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı