"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çanakkale’yi yeniden okumaya var mısınız?

Şükrü BULUT
22 Mart 2021, Pazartesi
Yeniden 18 Mart… Ve yeniden Çanakkale Zaferi kutlamaları… Gazetelerde, elektronik ve sosyal medyada, her zaman olduğu gibi çok acıklı hatıralar ve destansı kahramanların yaşadıkları… Doğrudur, Çanakkale bir destandır, fakat “hüzün destanı”. Değil mi? Dulların gözyaşlarıyla yetimlerin acılarının piştiği akşam iniltileriyle dolu bir destan. Başı, sonu ve kararlarıyla ilgili bir şey bilmiyoruz.

Parçayı bütünden ayırdığımızda, hakikati anlayamayız. Çanakkale dünyamızın en müthiş bir zelzelesi olan “Birinci Cihan Harbi’nin” bir büyük sarsıntısıdır. Otuz milyon insanın beş yüz bini, bu sarsıntıyla kaybolmuş.

Bu dehşetli harbin fitilini çeken canilerin hedeflerinde önce Almanya yoktu. Yirmi seneye yakın bir zaman önce belirtildiği üzere, İslâmiyet ve Kur’ân’ın yeryüzünden tamamen imhası planın ilk adımıydı. Lond- ra’da bir araya gelen emperyalistler, Bolşevikler ve dessas savaşçı siyasilerin ittifakı ile Almanya Hz. Mesih’in cephesine adeta itilmişti. Çanakkale’yi yeniden okuyalım derken, daireyi genişleterek bu hadiseye daha yüksekten bakmamız gereğini de ihsas edelim. Savaşın büyük cephelerini; Hindenburg hattı, Galiçya, Filistin, Çanakkale ve Irak’ı da mercek altına alarak okumamız gerekiyor. İngiltere Müstemleke Nazırı, meclislerinin avam Kamarasında ”Kur’ân’a karşı su-i kast plânını” dünya milletlerine duyururken; arkasında ihtilâlci sosyalistlerin ve dünya hegemonyası peşinde koşan sermayedarların kuvvetini hissediyordu. Bu ittifakın en kuvvetli bir başka müttefiki ise; Avrupa Hıristiyanlarının kendilerine yüzlerce defa reva gördükleri tehcir, zulüm ve katliamdan dolayı intikam besleyen aşkenaz ve safardinlerdi. Tarihçilerin kendilerince haklı sebeplerle değinmedikleri “doğruları” ihtiva etmeyen bir Cihan Harbi tarihinin, zamanımıza acıdan ve intikamdan başka vereceği bir şey var mı? Şu hakikati de bu paragrafa ilâve edelim. Söz konusu sırlar açılmadan Birinci Cihan Harbi’nin neticesinden oluşan İkinci Dünya Savaşını anlamak da nesillerimiz için mümkün olmayacak.

Henüz birçok daha bilinmeyen, gün yüzüne çıkma imkânı bulamamış sebeplerden veya ihtilâlci sosyalistlerle Kemalistlerin neden oldukları enkazların altında kalmış bir asrı aşkın hakikatlerden dolayı, Birinci Dünya Savaşı’nın dosyalarını yeniden açmayı, insanlık ve medeniyet borcu olarak görüyoruz.

Bırakalım Türkiye’mizi; koca Avrupa Medeniyetinin çocukları da mı bu dehşetli felâketi doğru tahlil edemediler, diye soracağınızı biliyoruz. Bu haklı sorunun cevabını da aynı tarihe sormamız doru olacak. İkinci Dünya Savaşı’nın Birinci Cihan Harbi’nin devamı olduğunu biliyoruz. Elli-altmış milyon insanın hayatına mal olan bu dehşetten sonra olan biteni de biliyoruz. Birinci Cihan Harbi’nin baş aktörleri olan İngiltere, Rusya, Almanya ve Osmanlı’nın yirminci yüz yıldaki tarihlerini incelediğinizde; global dinsizlik cereyanlarıyla ittifak etmiş İngiltere’nin dışındaki coğrafyaların yerle bir olduğunu, arşivlerinin yok edildiğini ve bin senelik mazilerinin inanç ve kültürleriyle birlikte zir ü zeber edildiğini de gayr-ı resmi tarihten okuyoruz. Vladimir Putin’in itirafıyla işte İhtilâlci Marksistlerin Sovyetler’de yaptıkları… İşte dedeleri öldürülen Osmanlı ve Alman çocuklarının kollarına takılan antisemitismus ile 5816 kelepçeleri… İngilizlere gelince… Tövbe ve nedamete mazhar olamadıklarından, halâ işgalci global sermayenin elinde tutsak yaşıyorlar. Avrupa Birliği’nin bu tarihi teşrih etmesinden korktuklarından; apar topar Brexit ile uzaklaştırıldılar.

Brexit olmasaydı, bize göre “barış ve medeniyet” projesi olan AB içinde, mecburen Avrupa ile aynı hizaya geleceklerdi. Fakat Marksist sermaye, sosyalist ihtilâlciler ve hâlâ menfaatini başkasının zararında arayan bazı İngiliz politikacılarının işbirlikleriyle İngiltere’yi, bir nebze daha dünya savaş ve kaoslarında kullanmaya devam edecekler, gibi.

Rusya bu savaşın galip taraftarı olduğu halde, neticeyi mağlûbiyet olarak kabul ediyor ve büyük bir ihanete uğradığını en yetkili merci ile dünyaya duyuruyor. Antisemitismus kanununa rağmen Alman entelektüeli hem Galiçya ve hem de Hindenburg Hattı’nda, galip iken “ihanet hançeriyle” Versailles’e mahkûm edildiğini söylüyorlar. Ya Osmanlı… Her sene âlâ ü velâ ile kutladığımız şu Çanakkale örtüsünün altındaki dehşetli ihaneti ne zamana kadar saklayabileceğiz ki… Ve arkasından Filistin Cephesi… Tarihçilerimiz, bu ihanete imkân hazırlayan komutanları şecereleriyle birlikte, bizden daha sağlamca ortaya getirebilecek güçtedirler. Belki, Osmanlı maliye ve iktisadına hakim olan Emmanuel ile İsrael Helphand’ın hikâyelerini ve kısa bir zamanda nasıl harp lordu olup çıktıklarını… Belki de Sırbistan’daki serseri Troçkicilerin felâketin fitilini nasıl yaktıklarını… Kim bilir.

Okumalarımızı Çanakkale ile sınırlı tutamayız. Galiçya, Belçika Hattı, Çanakkale, Filistin, Irak ve Kafkas Cephelerine ait bütün dosyaları raflardan indirip, şehitlerin ahfadı olan “genç nesillere” takdim etmemiz gerekecek. Aksi halde hem dünyada ve hem de ahirette hesabımız gayet zor olacak…

Okunma Sayısı: 1995
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Haydar

    24.3.2021 06:59:46

    Konusu ile çok değerli bir yazı. Gündeme aldığınız için Allah razı olsun. Çanakkale savaşının, diğer cepheler ile beraber öğrenilmesi gerektiği konusuna katılıyorum. Aslen bizim kuşağa tarihimiz çok yüzeysel anlatıltı ve doğru öğretmedikleri kanaatindeyim. Üzerinden 100 yıl geçtikten sonra günümüzde birçok bilgilere ulaşmaya başladık. Araştırıp okumamız gerekiyor. Bu ülkede yaşayan herkesin Çanakkale savaşında mücadele eden ecdadımızın amacını, inancını, azmini, anasına, atasına, ülkesine, dinine vb. sahip çıkışını iyi anlaması gerekir. Çanakkale, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun anahtarı ve mayalarının en önemlilerindendir.

  • İlkay

    23.3.2021 23:08:09

    Güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık..

  • Rehanur

    23.3.2021 12:37:34

    Hakikatleri perdeler altında gizlemenin mevsimi geçiyor. hakiki baharlarda aklımızın kalbi doğrularla gıdalanacak, inşaallah...

  • Nura

    23.3.2021 12:35:37

    Elinize sağlık. Bir an önce en gerçek yüzü ile bu tarihi okumak ve okutturmak gerekiyor dediğiniz gibi. Aksi taktirde 18 Martlar, bir cenaze töreninin ötesine geçmez.

  • Zeliha

    23.3.2021 08:28:26

    Anadolu insanının hissi,milli ve dini duygularının kullanılmadığı olay kalmamış. Geniş düşünecek hal bırakmamışlar dinsizler ve münafıklar. Hep ihlasdan meded ummuşuz. Oysa ki şunu anladik ki körükörüne ihlas ta olmuyor. Osmanlı'nın son zamanlarını bile hâlâ dizilerden öğretmeye çalışıyorlar. Hiç kanun ve adalete oturmuyor bildiklerimiz. Ama bize bektasi eğitimi de vermişler. Onlar nerden isterse biz ordan bakmak zorundayız. Allah razı olsun ,yeri gelince herkes zaten herşeyi biliyor çok da takılmayın deyip savuşturdular. Ama bu yazı çekirdek hükmünde olarak hakikatlere pencere olsun inşaallah. Ne çok yanlış ezberlerimiz varmış. Ne çok işimiz varmış. Vira bismillah

  • Hüseyin Yılmaz

    22.3.2021 23:45:56

    Çok değerli bir makale, elinize kaleminize sağlık, inşaallah bu konunun kitaplaşmasını temenni ederim, kitap halinde daha fazla hayırlara vesile olacağına kanaatindeyim...

  • Eddai

    22.3.2021 21:14:29

    "Evet, hakikî imânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imânın kuvvetine göre, hâdisâtın tazyikàtından kurtulabilir." Cekirdek bir yazi, Cenab-i Allah'dan niyazimiz agac olup meyve vermesi. Kanaatimiz o ki, hadiselere sadece beser cenabindan bakarsak gelecegi insa adina günümüzü tam tahlil edemeyiz. Sureten almanyanin ve osmanlinin maglubiyeti hakikatte nedir acaba? (Cekirdek olabilirmi?) Hayatimizin bir cok alaninda, cekirdegine müdahale edip fitratini bozan güruhun, parmak izlerini görmek elbette kolay degil, ama yazinizin devamiyla ve hakperest tarihcilerimizin katilimlariyla insaAllah mümkündür.

  • Osman

    22.3.2021 20:49:49

    Geçmişi doğru analiz yapamazsak Geleceğimiz olmaz Analiz lerinize katılıyorum Tespit ler doğru Tebrik ederim

  • Mehmet Demir

    22.3.2021 18:14:58

    Süpersiniz hocam

  • Sezai MUMCU

    22.3.2021 16:34:35

    Marmara Depreminden 24 saat önce Yunanistandan Türkiye'ye giris yaptik gece ailecek otelde kaldik Ben gece yarisi rüyamda dehsetli bir deprem oldugunu gördüm uyandim baktim hicbirsey yok. Sabah kahvaltidan sonra Sehitlikleri ziyaret ettik. ZIGINDERE agir yaralilarin sargi yerinde tabelalardaki bilgileri okuyunca bir enkaz altinda kalir gibi oldum KAHPE ALCAK INGILIZ SAVAS SUCU ISLEYIP ACIK HASTAHANE OLAN ZIHINDEREYI BIR GECE COK AGIR BOMBALAMIS Gözyaslarimi tutamadim anne tarafindan büyük dedem ve kardesi buralarda sehit olmustu ismine rastlayamadik karsiya gecip tabyalari ve kilitbahiri de ziyaret ettik ruhen cok müteessir bir sekilde yola revan olup Kaz daginin kenarindan deniz kiyisinda Altinolukta bir otele yerlestik. Gece uykuda yine ama gercek Deprem ile uyandim. KAHPE ALCAK INGILIZI ASLA AFFETMEYCEGIM.. Kraliyetleri darmadagin olsun!

  • İhsan

    22.3.2021 15:57:09

    Çanakkale Savaşının Birin Dünya Savaşının bütünü içinde yeniden ele alınması gerekiyor. Tembel, bilgisiz ve başkasının hazırladığı projelere sazanca atlamakla meşhur olan bu kadroların bu ortamda bunu başaracağını da zannetmiyorum. Maalesef.

  • Neslinur

    22.3.2021 14:18:56

    Anzaklar Avustralya dan gelip çanakkale de dedelerinin kabirlerini ziyaret ediyorlar bizlerde onlara ev sahipliği yapıyoruz. Sormazlar mı insana dedelerinizin buralarda ne işi vardı diye?

  • Demokrat Avrupa

    22.3.2021 13:48:02

    Tarihçiler gerçek tarihi bütün yönleriyle yazmakta zorlandıkları kendilerince geçerli sebepleri elbette ki var. Tarihi galip ülkeler yazar misali, postmodern sömürü sistemi devam ettiği müddetçe bunun böyle kalmasını da deccaliyet ve süfyaniyet isteyecektir. Diğer taraftan Almanya ve Türkiye gibi savaştan mağlup çıkmış ülkelerde tam manası ile bağımsızlıklarını elde ettikleri zaman gerçek tarihler yazılmaya başlanılacak. Bunun da olması için Mesih’in Almanya’sı AB’yi kuvvetlendirerek Mehdi’nin Türkiye’sine Kemalizmden kurtulması için yardımcı olması gerekir...

  • Serap

    22.3.2021 13:08:07

    Birinci Dünya Savaşından felaket diye bahseden Bediüzzamana rağmen devletimizin Çanakkaleden zafer diye bahsetmesi bir tutarsızlık değil mi?

  • SALİH

    22.3.2021 11:27:39

    Evet, bu milletin kollarındaki kelepçeleri ve ayaklarındaki kayıtları çıkarmadan tarihini yazmak mümkün değil. Emperyalistlerin veya onlara uşaklık edenlerin yazdığı tarihten ibret değil, yalnızca hüzün alıyoruz. Bazen de ümitsizlik. Bunun mutlaka değişmesi lâzım. Gazetemizi ve yazarlarımızı tebrik ediyoruz.

  • Sezai MUMCU

    22.3.2021 08:34:05

    Savaslar ve sebepleri sanildigi kadar dahî olmak gerektirmiyor. Iki Dünya Savasinda bir cephede yanliz basina olmayip ortaklariyla mutlaka bulunan Ingiltere acisindan gayet basit. Türkler 1000 senedir Dünya'ya hükmediyor ve biz ne yapsak onlari yenemiyoruz o halde bunun sebebi ne? demelerine gerek kalmadan zaten Türkler bunun sebebini her defasinda söylemis. KUR'AN ve IMAN. Ingiliz de cok düsünmeye gerek kalmadan cevabi buluyor YA KUR'ANi ortadan kaldiracagiz (bu teoride mümkün degil milyonlarcaHAFIZ var yine yazarlar) o halde Kur'an ile BAGLARINI KOPARACAGIZ nasil iclerindeki INSANLARI HAINLERI KULLANARAK. Farkli kökenden olduklarini körükleyerek. Arap-Türk-Kürt. Ücbes culsuz Ingiliz (Akeolog kisvesiyle ajan) Arap-Türk-Kürt birlikteligini hallac pamugu gibi savuruvermis. Bu kadar basit! Iki baspehlivanlik icin güresen kuvvetli insani 4-5 saat gürestikten sonra genc bir delikanli gelip ikisini de yere yigabilir. Sistem gayet basit. Dessas Ingiliz bunu yapiyor!

  • Hüseyin

    22.3.2021 06:54:31

    Britanya'nın Avrupa birliğinden ayrılması (brexit) ; büyük bir planın, kötü bir niyetin, kurgulanmış bir stratejinin parçasıydı. Brexit ile arzulanan/ hedeflenen : Avrupa birliğinin kaosa sürüklenmesi, dağılması, günün sonunda da parçalanmış olmasıydı. İngilterenin AB den exit olması, postmodern sömürgeciliğin yeni bir aşamasıdır. Klasik ingiliz sömürgeciliği eskiden ülkeleri işgal ediyor, kralları adına el koyuyor, zor kullanıyor, yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarını acımasızca sömürüyordu.. Bugün ise ; dijital verilerle , uluslararası finans yasalarıyla, kapital takip sistemleriyle, borsa faiz döviz dümenleriyle, ülkeleri borçlandırarak, kasaları boşaltarak, sömürmeye devam ediyorlar...

  • Haşim Özkan

    22.3.2021 05:20:17

    Japonların ,Çanakkale için" on Şırozima eder" dedikleri,şehitlerin harman olduğu yeri layıkıyla bizlerin de bilmediğimizi inkar edemeyiz.

  • Niyazi N.

    22.3.2021 01:17:49

    Teşekkürler Hocam, enteresan görünen ve pek ya da aslında belki hiç bilinmeyen bir yönünü ya da aslını ve esasını sizden öğreneceğiz Çanakkale “Zaferi”nin... merakla bekliyoruz.

  • Sertaç Lüser

    22.3.2021 01:07:51

    Çanakkale de 5 ay askerlik yapmış ve bölgeyi satır satır gezen biri olarak, ilk hayret ettiğim olay o zaman dünyanın en büyük 3 gemisininde boğazı geçme teşebbüsleri ve Anzak askerlerinin orada olması... Fakat savaşı zahiren kazanmamıza rağmen İstanbulun yinede işgali.. Hemde gemileri batanlar tarafından.. Ne acib bir hal.

  • Bedreddin

    22.3.2021 00:41:26

    Lond- ra’da bir araya gelen emperyalistler, Bolşevikler ve dessas savaşçı siyasilerin ittifakı ile Almanya Hz. Mesih’in cephesine adeta itilmişti. Sadece bu paragraf bile meseleyi ortaya koymaya yeterde artar,engin ferasetinize maşallah diyorum.Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı