"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâlû Belâ hangi zamandır?

Süleyman KÖSMENE
17 Mayıs 2022, Salı
İsmail Bey: “Kâlû Belâ” nedir? Hangi zamandır? “Kâlû Belâ’dan beri Müslüman’ım” sözü doğru mudur? Doğruysa neyi anlatmaktadır? Bütün ruhlar îman etmiş midir?

Elestü bi Rabbiküm

Bu söz, insanoğlunun yaratılışından önce, henüz ruh veya zerre halindeyken Rabb-i Rahîm ile aralarında bir konuşmanın, bir ahitleşmenin geçtiğini bize anlatır ve bu hakikat Kur’an ayetine dayanır.

Ayet şöyledir: “Rabb’in, Âdem oğlunun sulbünden soyunu çıkarıp almış; onlara: “Ben sizin Rabb’iniz değil miyim?” demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: “Evet şahidiz!” demişlerdi. Bu, Kıyamet Günü, “Biz bunu bilmiyorduk!” demeyesiniz diyedir!”1

Âyet, gaybî ve kapalı bir zaman diliminden haber vermektedir. Bir zaman dilimi içinde miydik, yoksa zaman mefhumunun dışında mıydık? O da meçhul. Ancak mâlum olan bir şey var: Âdemoğularının ruhları, “Ebedler tarafında ve zerreler âleminde iken ezel cânibinden gelen ‘Elestü bi Rabbiküm?’ hitabını” işitiyor ve “Kâlû: Belâ! Şehidnâ!” diyerek cevap veriyor. 2

Ebedler tarafında ve zerreler âleminde ruhlar ile Cenab-ı Hak arasında böyle bir mîsak ve ahitleşme olduğunda ihtilaf yok. Bütün Âlimler bunda müttefiktirler. Ancak bu muhaverenin söz diliyle mi yoksa hâl diliyle mi olduğunda görüş ayrılığı var. Müfessirlerin çoğunluğu söz diliyle olduğu kanaatinde.  Kadı Beydavî gibi bir grup âlim hâl dili ile, yani “fıtrî” bir dil ile olduğunu ifade ediyorlar. İbni Hacer ise bu görüşü eleştirmekte ve söz dili ile olduğunu hadislerle savunmaktadır.3

Belâ, şehidnâ!

Bedîüzzaman Hazretleri (ra) bu görüşmede ruhların “işitme” sıfatının da bulunduğunu net bir üslûp ile ifade ettikten sonra, ruhların bu işitmeyi müteakip âdetâ bütün fıtratlarıyla “Belâ!” diye “cevap verdiklerini” beyan buyurur.

Bu muhaverede bir şey daha dikkatimizi çeker: Ruhların tamamı böyle bir ahide katılmış ve “Belâ, şehidnâ!” diye cevap vermiştir. Yani, “Evet Rabbimiz; elbette Sen bizim Rabb’imizsin! Buna inandık ve tanık olduk!” şahadetine bütün ruhlar katılmıştır.

Bu ahitte tereddüt yoktur! Bu ahitte şahadet vardır! Ruhlar işiterek ve bütün fıtratlarıyla katılarak taahhüt etmişlerdir. Mü’min- kâfir ayırımı yoktur. Allah’ın “Rab” olduğunu kabül vardır. Dolayısıyla bütün ruhlar îman etmiştir. Öyleyse, sonradan küfre girenler bu ezelî mîsakı bozmuş olanlardır.  

Hz. Bedîüzzaman (ra), Sözler’de, bu konuşmanın “Ebedler tarafında” yapıldığını da ifade buyurur. Yani dünya gibi zaman ve mekân açısından fâni olan bir âlemde bu muhaverenin yapılmadığı, bu konuşmanın bekâ âleminde vücut bulduğu anlaşılmaktadır.

Peygamberler İkinci Uyarıdır

Âyette, bu tanıklığın neden yapıldığı da ifade edilir. İlginçtir bu. Bu tanıklık, Kıyamet Gününde müşriklerin, “Biz, Senin, bizim Rabbimiz olduğunu bilmiyorduk! Biz atalarımıza uymuştuk! Meğer onlar bizi de yanıltmışlar! Şimdi onlar yüzünden bizi de mi helâk edeceksin?” gibi bir bahaneyle suçlarını üstlenmekten kaçınmamaları için yapıldığını anlıyoruz.

Anlaşılıyor ki, Peygamber gönderilerek insanoğluna ilahî tebliğin sunulması, bu ilk teşehhütten sonra ikinci “uyarı” olmaktadır. Bununla beraber; “Biz Peygamber göndermedikçe hiç kimseye azap etmeyiz!”4 âyeti, bir İlahî vaad olarak, Allah’ın rahmetini, mağfiretini ve merhametini apaçık göstermektedir. Yani bu ayetin anlamı: “Sen ezelde taahhütte bulunmuştun; ama ben sana bir de Peygamber gönderiyorum ki, işin ciddiyetini kavrayasın! Ben yine de seni taahhüdünle değil; gönderdiğim Peygamberin tebliğine kulak verip vermemene bakarak muhasebe edeceğim.” Demek oluyor.

Bu ancak, İlahî şefkatin tecellisi olsa gerektir!

Dipnotlar:

1- A’raf Suresi:172,173., 2- Bedîüzzaman Saîd Nursî,Sözler,Yeni Asya Neş., s.105., 3- İbni Hacer el-Heytemî,el-Fetâvâ el-Hadîsiyye, s.89., 4- İsrâ Suresi:15.

Okunma Sayısı: 2680
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Atilla

    17.5.2022 11:21:28

    Kalemine bereket Yüreğine sağlık Süleyman Kösmene. Her gün ilgiyle okuyup takip ettiğimiz, size tevcih edilen sorulara gayet açıklayıcı bilgiler verdiğiniz için teşekkürler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı