"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Temsil, tebliğ ve tesbih üzerine

Süleyman KÖSMENE
18 Haziran 2019, Salı
İsmail Bozdoğan: “Ben bir turist rehberiyim Bir yabancı müşterim Müslümanlık hakkında kötüleyici şeyler söyledi. Ben söylediği bazı konularda bilgili olmadığım için susmayı tercih ettim, tartışmaya girmedim. Evet deyip geçtim ama sonrasında içim çok rahatsız oldu. Sanki Onun söylediklerini tasdik etmişim gibi hissettim. Kendimi dinden çıkmış gibi hissediyorum. Çok pişman oldum, defalarca kez şehadet getirdim. Allah’ın bir daha böyle bir insanı karşıma çıkartmamasını diledim Beni de böyle bir hatadan sakındırmasını diledim ama yine de içim rahat etmedi. Ne yapmalıyım hocam? Dinden çıkmış mıyımdır? Öyleyse bu zamana kadar yaptığım ibadetler boşuna mı gitmiştir?”

ŞİDDET DİLİ KULLANMAMALI  

Dinden çıkmak öyle kolay bir olay değildir. İtikatsız olmanız lazım. Şu an kendinizi sorgulamamanız lazım. Yaşadıklarınıza ve tavrınıza pişman olmamanız lazım. Müslümanlığı tezyif eden birisine sessiz kaldığınıza üzülmemeniz lazım.

Sizin bu tavrınız dinden çıktığınızın değil; Allah’a ilticaya, duaya ve tövbeye sarıldığınızın resmidir. Allah’a ilticaya, duaya ve tövbeye devam edin. Başka çıkış yolumuz yoktur.

Öte yandan her hadisenin kendi içinde bir hikmet değeri vardır. Sizin bu tavrınız da hikmet yönüyle baktığımızda boşuna olmamıştır. Şiddet dili kullanarak adamı protesto etseydiniz, onu kanaatinde güçlendirmiş olacaktınız. Adam İslamiyet’i bilmiyor. İslamiyet’in şefkat ve merhamet dilini hiç görmemiş.

Yabancılar İslamiyet’e niçin düşman olur? Akılsızlıktan, kendi dinlerine bağlılıktan… falan değil! Müslümanlığı korku dini, terör dini, şiddet dini olarak gören ve gösteren çevrelerin pompaladıkları menhus imaj yüzündendir.

Sizin dostça ve bu kötü imajı yıkan müspet tutumunuz ise, belki de, adamın İslamiyet’i bir kez daha gözden geçirmeye ve müspet düşünmeye değer bulmasına vesile olacaktır. En azından böyle okumak sizi daha sağlıklı neticeye götürecektir.

Öte yandan her fırsatta dinimizi daha iyi öğrenmeye gayret ederek böyle durumlarda ve her durumda dinimizi içimize siner biçimde temsil etmeye çalışmalıyız.

KÜÇÜK ÇOCUKLARIN HUKUKU  

Hsy Krt: “Küçük çocukların istismar edildiği veya zulme uğradığı bazen basına. yansıyor. Her şey imtihan biliyorum ama böyle çocukların yaşadığı hüsranı nasıl açıklarsınız? Hastalar risalesinde çocukların hastalıklarla gelecekteki zorluğa hazırlandığı yazıyor. Ama masum çocuklar böyle zulümleri neden yaşıyorlar? Aklım bu işin içinden çıkamıyor. Sonsuz şefkat sahibi Rabbim acıları hiçbir şeyden haberi olmayan çocukların yaşamasına neden izin veriyor. Araştırmalar çocukken tacize uğrayanların, büyüdüklerinde yaşadıkları travmayı başkalarına yaşattıkları yazıyor. Neden?” Dünyada yaşadığımız olayların sorumlusu olarak Yaradan’ı göremeyiz. Bilakis Yaradan’dır ki, beşer olarak bazen ahlâk zaafı, bazen din zaafı, bazen amel zaafı olarak ortaya koyduğumuz kötü amelimizin hesabını sorar. Küçük çocuklara o dayanılmaz acıları yaşatan dev büyüklere bunun hesabını sorar. Ve gereken cezasını verir. Böyle müessif olaylardan çocukların payına düşen, dünyada elbette ve maalesef facia boyutunda travmalardır. Ahirette ise Allah’ın şefkatine ve Cennete ebedî nailiyettir. Hayatları boyunca yaşamak durumunda kaldıkları acılar için diğer insanlara ve yakınlarına bu acıları olabildiğince telafi etmek için iş düşüyor demektir. Herkes gayreti nispetinde Cenab-ı Allah katında değerlidir. Acı çekenler de acıları ve sabırları nispetinde değer kazanırlar. Kur’ân, “sabredenlere müjdele!”1 Diyor. 

Nihayet bütün acıların ve travmaların son bulacağı ebediyet ülkesi Cennettir. Acıların ve travmaların bedeli olarak Cennet yeter. Cenab-ı Allah feyzinden uzak eylemesin, sabrını lütfetsin. Âmin. 

SECDEDE TESBİH

 Hacı Turgut: “Namazda secdedeyken sübhanerabbial-ala’yı yanlış ya da eksik okumak namazı bozar mı?” Secdede 3 defa tespih ifadesi olan Sübhane Rabbiye’l-A’lâ demek sünnettir. Bilmeyerek yanlış ya da eksik söylemek namazı bozmaz. Bilerek yanlış söylemek sevapta ve feyizde noksanlığa sebeptir. Bu bakımdan namazda çok fazla olmayan evrat, ezkar ve duaları düzgün okumayı öğrenmek imanın güzelliklerindendir.

Dipnot: 1- Bakara Suresi. 155

Okunma Sayısı: 1281
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı