"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nurlu belde Barla’dan esintiler

Ümmiye İlhan
31 Temmuz 2023, Pazartesi
Barla ehl-i imanın manevi imdadına gönderilen Risale-i Nur külliyatının telif edilmeye başlandığı ilk merkezdir.

Barla millet-i İslamiyenin hususan Anadolu halkının başına gelen dehşetli bir dalalet ve dinsizlik cereyanına karşı Kur’an’dan gelen bir hidayet nurunun bir Saadet güneşinin tulü ettiği beldedir. 

Evet bu saadet güneşinden nurunu alan Nur ismiyle müsemma olan BARLA kelimesini söylerken dudaklar uhuvvetle bir araya gelip terennüm ettiği esnada bedendeki tüm azalar da, hisler de, duygular da bu uhuvvet ve muhabbetten hissesini ziyade aldıklarını insan hissediyor. Bu mübarek beldeye gitmek için tabiri caizse insan can atıyor. 3-8 Temmuz tarihleri arasında, İstanbul Yeni Asya okuyucuları olarak Barla Yeni Asya sosyal tesislerimizde yapılacak olan aile okuma programına biz de gecikmeli olarak o günün akşamında nurlu kervana katıldık Elhamdulillah. Akşam yemek sonrası namaz ve tesbihat ile birlikte Risale-i Nurlardan istifadeli çok verimli geçen derslerle müşerref olduk.

Yatsı namazı ile birlikte o günü taçlandırdık, genelde Yatsıdan sonra bahçede meyve saati oluyordu, davet ediliyorduk ders sonrası. Manevi gıdadan sonra, maddi gıdaya da ihtiyaç vardı, ama derler ya ‘Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane’. Aynen bizde de böyleydi,  meyve bahaneydi, kardeşlerle uhuvvet muhabbet ve sohbetin sonu gelmiyordu. Hatta ilk orada tanıştığımız kardeşlerle sanki yıllardır tanışıyormuş gibi bir ortam oluyordu. 

Üstadımızın dediği gibi birimiz şarkta birimiz garpta da olsa bizler beraberiz sözünü bizlere derhatır ettiriyordu. Ders saatleri haricinde serbest zaman ve gezi saatlerimiz de vardı hatta Eğirdir Gölü kenarında pikniğimiz bile oldu. Üstadımızın evi, kabristan ziyareti, cennet bahçesi, çam daği, vesaire gibi toplu olarak cemaatle gittiğimiz gibi serbest zamanlarda da şahsi olarak gidiyorduk.

Doğruyu söylemek gerekirse şefkat kahramanları ile iftihar ediyordum. Sabah uykusundan feragat edip maddi uyanıklığının yanında maneviyatları da, belli ki uyanıktı, ki o saatte uykuyu değil Kur’an’dan gelen hidayet güneşinin Nur’undan istifadeye azmetmişlerdi. Yine sabahın serin bir vaktinde eşimle birlikte 28.  Söz’ü yazıldığı yer olan “Cennet Bahçesi”nde okumak için gittik. Merdivenlerden epey indikten sonra yollar ayrılıyor bahçe içinde, ıhlamurlar açmış mis gibi kokuyordu. Ihlamur ağacının altında 28. Söz’ün tamamını mütalaa ettik, gayri ihtiyari dilimizde duaya başlamıştı bile. Ya Rabbi bize bu nimetlerin asıllarını menbaalarını göster diye terennüm ediyordu. Daha sonra kabristan ziyaretine geçtik. Çünkü kabristandakiler sanki hepsi birden dünyanın bir misafirhane olduğunu bizlere hatırlatıyorlardı. Rabbim hepsinden ebeden razı olsun. Bizleri de Risale-i Nurlara ve ustadımıza talebe olabilmeyi, rızasını kazanarak huzuruna çıkabilmeyi nasip ve müyesser eylesin.  

Bu özel programda tesislerimizde vazife alan aşçımızdan, yardımcısı olan eşinden, tüm çalışanlarından, programın en ince ayrıntılarıyla ilgilenen, Başkaya ve Konyalıoğlu ailelerinden de Allah ebeden razı olsun,  en kısa zamanda tekrarını bekleriz inşallah.

Okunma Sayısı: 2128
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    1.08.2023 05:08:23

    Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı