"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cumhuriyet ve Kemalizm

Ahmet BATTAL
12 Haziran 2026, Cuma
Önce hatırlatma:

Birileri, AKP adına, Kemalist ideolojiyi hortlatan bir kanun teklifi yazdı. (Ki bu ideoloji kanunlarda zaten var, Demokratlar ayıklanması için yıllardır çalıştı-çalışıyor, ama varlığı 25 yıllık AKP’nin umurunda değil.). 

Teklifte “Basın, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapamaz, yaparsa cezalandırılır” dendi. 

Teklifin altına imzası olan AKP vekillerinin muhtevadan haberdar olmadığı anlaşıldı. 

Böylece, Meclisin sadece “yok hükmünde” değil “hakikaten yok” ya da “külliyyen yok” olduğu ama Külliyedeki hayaletçilerin ve hortlakların iş başında olduğu da anlaşıldı. 

Yeni Asya meseleyi iki kere manşetten verdi. Türkiye Büyük Millet Meclisini uyanmaya ve vazifesini yapmaya davet etti. (Biz de bu kapsamda “Kemalizm’i hortlatanların örtüsü AKP” başlıklı bir yazı yayınlattık.). 

Biz iktidarı eleştirdikçe mevzuyu CHP’ye getirmeyi meslek ittihaz etmiş olan “kuzu görünümlü kurt” veya “eşkali kuzu, ahlakı kurt” dostlarımızın(!) boynu birkaç günlüğüne bükük kaldı. 

Sonra AKP Grubu geri adım attı ve çok iyi(!) bir manevrayla taslağı geri çekti. “Muğlak olmuş, düzeltiyoruz” diyerek ama “bu golü bize kimlerin attığını bulduk, defterini dürüyoruz” demeyerek…

Başta Odatv olarak medya süreci izletti. (Devlet ve iktidar medyası elbette yine suskundu. Belli ki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı haberin verilmemesini uygun bulmuş!)

Yine “haberhürriyeti.com” isimli internet sitesinde de konuyla ilgili şu haber-yorum yayınlandı:

“Cumhuriyetçi ve Atatürkçü çevreler, konunun yalnızca basın özgürlüğü tartışması olarak görülemeyeceğini belirtiyor. Bu çevrelere göre Atatürk ilke ve inkılapları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini ve anayasal düzenini oluşturan temel değerler arasında yer alıyor. Bu görüşü savunanlara göre mesele yalnızca bir hukuk tekniği tartışması değil; Cumhuriyet’in kurucu değerlerinin devlet politikalarındaki konumuyla da doğrudan ilgili.”

Bu meseleye bakışımız şöyle:

Kemalizm Türkiye’ye has bir ideoloji. (Başka ülkelerde benzerleri olabilir. Ama onlar da Alpizm, Hansizm veya Gurionizm diyeceklerdir.)

Kemalizm’in demokrasiyi içermediği açık. Aksini iddia eden dahi yok. (Zaten, “toplumu devlet eliyle dönüştürme fikri” demek olan ideolojilerin Demokratlık ile zıt oldukları da açık.)

Demokrasiyi içermeyen bir ideoloji cumhuriyeti kabulleniyor görünse de o gerçek bir kabulleniş değildir. 

Zira saltanatın zıddı demek olan cumhuriyet her şeyden önce demokratik cumhuriyettir. Meşru ve kurumsal muhalefet şarttır. Demokratik olmayan cumhuriyetlere hakikatte cumhuriyet denemez. 

Cumhurbaşkanının gerçek seçimle seçilmediği bir cumhuriyette cumhurbaşkanı fiilen ömrü boyunca ya da gücü yettiğince liderdir. Asaleti ve soyu kendisinden başlayan bir tür sultandır. 

Dünya üzerinde adı cumhuriyet olan onlarca totaliter rejim; seçimsiz, muhalefetsiz hüküm sürüyor. Göstermelik demokrasi denemeleri de muhalifleri bulup ezmek için kullanılıyor.

Nitekim 1946 seçimlerine kadar bizde de 1923’teki dahil hiçbir cumhurbaşkanlığı seçimi çoktan seçmeli gerçek bir seçim değildi. Muhalefet meşru değildi. 

Sonuç: 

Biz demokratik cumhuriyetçiyiz. 

Hiçbir cumhuriyetin ve Türkiye Cumhuriyetinin birinci temel değeri Kemalizm ya da Atatürkçülük değildir. Her gerçek cumhuriyetin en temel değeri demokrasidir. “Demokrasi ilkelerimize zarar veriyor, gerekirse vazgeçelim” diyen ise demokrat da cumhuriyetçi de değildir. 

Sembolden gidelim: Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerinin sembolü bayraktır. Demokrasi karşıtı M. Kemalli bayrak ise o değerleri sınırlayıp zayıflatmaktan başka bir anlama gelmez/gelemez.

Okunma Sayısı: 1967
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Semanur Tunoğlu

    12.06.2026 09:44:19

    Evet kemalizm ortadan kaldırılmadı. Ama kemalistlerin 2000 yılında yapabildikleri ile bugün yapabildikleri arasında çok fark var. O günkü güçleri yok. Ama halen daha yaşıyorlar. Fırsat bulmayı bekliyorlar. Buldukları ilk fırsatta yapacakları geçmişte yaptıklarının devamından başka bir şey olmayacaktır. Allah kemalistlerin şerrinden bizleri korusun.Halk partisinin bölünmesi ve gücünün parçalanması bu anlamda, ülkemizdeki demokrasi ve Müslümanların haklarının korunması anlamında çok faydalı olacaktır inşallah.

  • Semanur Tunoğlu

    12.06.2026 09:44:07

    Ahmet Battal hocam doğru söylüyorsunuz, biz demokratik bir cumhuriyet istiyoruz. Bunu söylerken aynı zamanda geçmişi de unutmamak ve bugün elde edilen kazanımları da küçümsememek önemli. 2010 yılında biz üniversite sınavına başörtüsü ile alınmadık. 2010-2013 arasında tıbbiyede başörtümüzle derslere giremedik. Kamuyu bırakın özel sektördeki hastanelerde bile başörtülü kadın istihdam edilmiyordu. Eşi başörtülü diye cumhurbaşkanı seçimine askeriye müdahale etti. Kürt halkı yok sayılıyordu. Kürtçe konuşamıyorlar hatta kürt olduklarını ifade edemiyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada elde edilen kazanımların eski Türkiyenin çok çok önünde olduğunu itiraf etmek de gerekiyor.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.06.2026 08:50:38

    CHP'nin bu su götürmez Kemalist payandacılığı da artık sorgulanmalıdır. Kemalist ideolojiye angaje oldukları sürece bu ülkede sağ seçmenden destek alıp iktidar olamayacaklarını görmeleri gerekiyor. Ak Partiyi gerici olmakla, despot olmakla, demokratik rejimi tek adam rejimine dönüştürmekle suçlayıp, kendileri Kemalist ideolojiyi bir kurtuluş reçetesi olarak nasıl pazarlayabiliyorlar? Ahmet Hocamın bu yazıda ifade ettiği gibi kemalizm ile demokrasi taban tabana zıt iki şey. Eğer CHP demokrasi istiyorsa kemalizmden vaz geçmesi gerektiğini göremiyorsa Ak Partiye destek veren mütedeyyin insanlara kimsenin kızmaya hakkı olmasa gerek.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.06.2026 08:44:27

    Son olayda hassaten Yeni Asya ve konuya üst perdeden tepki veren Müslüman kamuoyu gücünün farkında olmalı. Bu ülkenin hamuru Müslümanlıkla yoğrulmuştur. Biraz cesaret ile Kemalistlerin defterinin dürülebileceğini bu olayla daha da iyi görmüş olduk. İnşallah o günlerde gelecektir.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.06.2026 08:41:10

    Ak Partinin Kemalist ideoloji ile arasına mesafe koyması yetmez. Mücadele etmesi de gerekir. Müslüman halk Kemalist idrolojinin şerrinden korunmak için ehvenüşşer olarak Ak Partiye destek veriyor. Başta eğitim sistemi olmak üzere, anayasa ve kanunlardan bu çağdışı Kemalist ideolojinin kazınıp atılması gerekiyor. Heykellerin, resimlerin bu kadar kutsanması demokratik bir devlette bu kadar yer bulması akıl işi değil. Kemalist ideolojiyi bir daha dirilmemek üzere tarihin sayfalarına mahkum etmek gerekiyor. Kemalistlerin bu ülkenin kurucusu ve sahibi olmadığını artık idrak etmeleri, kabul etmeleri ve Müslümanların hassasiyetine yönelik bir anayasaya boyun eğmeleri gerekiyor.

  • Halil

    12.06.2026 08:38:22

    Problemi teşhis etmişsiniz, Akp'nin Kemalizmin örtüsü olduğunu, fiili Kemalizmin onun altında saklandığı, daha doğrusu meşhur tabiriyle Kemalizmin Yeşillendiği, bunlar doğru teşhisler, ama tavsiyesi nerede, çözüm nerede, biliyorum, bir resmi görüş var, tarihi Demokrat misyon damarı!!! Ama bu misyon bugün maalesef yok, demokratlık, kimsenin tekelinde değildir, resmi görüş, görünmeyen Demokrat misyonu görüyor, Kemalist olmayan Demokrat CHP'lilerin canhıraş verdiği demokrasi mücadelesini görmüyor, bu mücadeleden bir kelime dahi olsun bahsetmiyorsunuz???

  • Hüseyin ilhan

    12.06.2026 06:20:50

    Tekadam ve dönemleri asla muhalefet istemezdi.Su an da buna % 'de yüze yakın bir anlayış,davranış ve tavır,tatbikatleri olan son dönem olarak aziz ustadimizin belirttiği sahadayız. İnşallah bu dönemi ehli imanın gaflet uykusundan dinde hassas muhakemesi adliyede nakilleri da bir an önce gördüklerinin idrakine vararak uyanırlar. Hak,hukuk,adalet,dini ahkamlarin tahrip,tahrif edildiği bu dessas dönemin tahribatın tamir için kardeşlerine yardım ederler. Aksi halde 'Cennet ucuz değil,cehennem lüzumsuz değil, buyuran ustadimizin müjdesini değil akıbet kısmına duvar olurlar.

  • Recep Ayer

    12.06.2026 00:55:25

    Üstadımız "Ben dindar bir cumhuriyetçiyim " demiş.Ben de ona iktidaen "Ben de dindar bir cumhuriyetçiyim "diyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı