"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Denizdeki çöp kutuları

Ahmet BATTAL
08 Temmuz 2020, Çarşamba
Siyasetçi ve siyasete meraklı bürokrat yaptığı karşılıksız iyiliği ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Reklâm için iyilik nasıl bir şeydir?

Ankara Valiliği’nin “ankara.gov.tr” alan adlı web sayfasını açtığınızda önünüze “Bir aradayız, İdlib’in yanındayız” başlıklı hayır ve iyilik sayfası çıkıyor.

Bu tanıtım ve yardım dâvet duyurusu ne zamandır var bilemiyoruz. Ama sanki orada unutulmuş kalmış gibi duruyor. Bu tarafı ayrı. 

Dikkat çeken kısım şu: İdlib için yardımımıza aracılık yapabilecek kurumlar olarak listelenen ve hesap numaraları verilen dokuz kurum var. 

Şunlar: AFAD (Bir kamu kurumu)

Türk Kızılay (Kanunla kurulan bir dernek)

Türkiye Diyanet Vakfı (Kanunla kurulmuş bir vakıf)

Hüdayi Vakfı

Beşir Derneği

Deniz Feneri Derneği

Hayrat Yardım isminde bir kuruluş (Galiba dernek)

İHH – İnsanî Yardım Vakfı

Sadakataşı adında bir kuruluş (Galiba dernek)

Bu vakıf ve derneklerin bu hayrı güzel bir hizmet. Ama neden Valiliğin sayfasında reklâmları yayınlanıyor? 

Kamu yararına kuruluş durumunda iseler neden sadece bu kamu yararına kuruluşların reklâmı yayınlanıyor? 

“Bu yayının amacı reklâm değil” denebilir. O zaman da şunu sorarız. AFAD ve Valilik hesapları yetmiyor mu ki diğerleri de yayınlanıyor? 

Bu vesileyle bazı ilkeler: 

Parti başkanı, milletvekili ve benzeri siyasetçiler; cumhurbaşkanı, bakan ve benzeri sorumluluk makamına geçmedikleri sürece kamu kaynaklarını kulla- namazlar. 

Kamu kaynaklarını kullandıkları her durumda da asaleten değil millet adına ve vekâleten harcama yapıyorlar demektir. 

Büyükelçi, vali ve benzeri bürokratlar da kamusal görev ve sorumluluklarının gereği olarak kamu kaynaklarını kullanırlar ve hesap verirler. 

Belediye başkanı ve benzeri yerel yetkililer de aynı şekilde kendilerine emanet edilen kamu kaynaklarının sorumlusu durumundadırlar. 

Yukarıdakilerin hepsi kendi şahsî servetlerini kullanırken de dikkatli, net ve şeffaf olmak zorundadırlar. 

Hele bunlar şahsî kaynaklarını hayır, yardım, spor, kültür gibi alanlara ve karşılıksız olarak tahsis ediyorlarsa dolaylı amaçlar meselesi gündeme gelir. 

Basit örnekle bunlardan birinin kendi evine aldığı buzdolabı kimseyi ilgilendirmez. Ama bir fakirin evine buzdolabı gönderiyorsa burna reklâm kokusu gelir. Hele bu buzdolabı filanca marka ise ve bu da bir biçimde duyuruluyorsa işler iyice karışır. Zira çifte reklâm kokusu etrafı sarar. 

“İyilik yap denize ait, balık bilmezse de Hâlık bilir” denilmiştir. Doğrudur.  

Ama denizler çöp kutusu değildir!

Okunma Sayısı: 1578
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı