"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Devlet adamı üslûbu

Ahmet BATTAL
25 Eylül 2020, Cuma
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun şehirlerarası yollarda gösteri yürüyüşünü yasaklayan kanun hükmünü Anayasa’ya aykırı bulup iptal eden Anayasa Mahkemesi kararını eleştiren, ama bilhassa üslûbu itibariyle kararı veren üyelere ve özellikle Başkana şahsen sataşma niteliği taşıdığı düşünülen polemikçi konuşmasından sonra “karşı cenah”tan nihayet sağduyulu bir değerlendirme geldi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan hiçbir polemik unsuru içermeyen açıklamasında şunları söyledi: 

“… yargı kararlarına yönelik eleştirilerin faydalı olabilmesi için asgarî iki hususun önemli olduğunu düşünüyorum. Birincisi herhangi bir metni eleştirmek için öncelikle onu okuyup anlamak gerekir. Bu yargı kararları için de geçerlidir. Daha kararın gerekçesi bile yayımlanmadan tamamen var- sayımlar üzerinden yapılan veya yayımlandıktan sonra okunmadan yöneltilen eleştiriler kamuoyunu yanlış bilgilendirme ve yönlendirme sonucunu doğurmaktadır. … sağlıklı bir eleştiri, okumayı ve okunanı doğru anlamayı gerektirmektedir.” 

Son olayın “okumadan eleştirme” olduğunda şüphe yok. Cevap nazikçe ve yerinde.

“İkinci olarak eleştirinin eleştirilenler bakımından etkili ve faydalı olabilmesi büyük ölçüde kullanılan üslûba bağlıdır. Çoğu kez ‘nasıl’ söylediğiniz, ‘ne’ söylediğinizin önüne geçer. Hiç şüphesiz üslûp ya da ifade tarzı da ifade özgürlüğünün güvencesi altındadır. Elbette herkes dilediği üslûbu tercih etmekte serbesttir. Ancak yargı kararından ziyade kararı verenlere odaklanan ve eleştiri ötesine geçen ifadelerin fayda getirmeyeceği, zira eleştiriyi mecrasından uzak- laştıracağı açıktır. … Esasen kullandığımız dil kimliğimizi ve kişiliğimizi yansıtır. İnsan, dilinin altında gizlidir.” 

O zaman da yazmıştık. Polemikçi, damgalayıcı, gerici-kırıcı ve kutuplaştırıcı-dışlayıcı üslûptan herkes kaçınmalı. Herkese karşı kaçınmalı. Ama bilhassa devlet yetkisi kullananların, “et kokarsa tuz basarsın, ya tuz kokarsa…” korkusunu yaşadığımız şu günlerde, tuzu kokutmaması ve “tuz koktu” dedikodusu yaymaması önemli. 

Başkanın açıklamasının son kısmı daha önemli: “AYM Anayasa’nın ve kanunların kendisine verdiği görev ve yetkiler kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel hak ve özgürlükleri güvenceye alan demokratik hukuk devleti niteliğini korumaya çalışıyor. … AYM’ye katkı yapmak istiyorsanız, lütfen kararlarımızı eleştirin. Eleştirileri gerçekten dikkate alıyor ve değerlendiriyoruz.”

Biz de şahsen Mahkemenin iç işleyişinde eleştirilere değer verdiğini yakından bilenlerdeniz. 

Bu sebeple ve iyi niyetle şu soruyu soruyoruz: 

Sayın Başkan,

Bugün Türkiye’de adaletin ve insan haklarının en önemli kitlesel sorunu şu: Aslında öyle olmaması gerektiği halde neredeyse iktidar ortağı iken muhalif hale gelen/getirilen bir cemaate mensubiyeti gösteren ve hiçbiri tek başına bir suç oluşturmayan deliller, 15 Temmuz sonrasında, “cemaat eşittir terör örgütü” denilerek terör örgütü üyeliği delili sayıldı. Bazı hainlerin suçları bahane edilerek, somut suç işlememiş ve bir terör örgütüne üye olma kastı ispat edilmemiş yüz binlerce kişi ve yakınları yargıdan ve yürütmeden bu sebeple ve haksız olarak “terörist” damgası yiyor. “Cemaat adına” işlenmiş birçok somut suç da bu arada kaynayıp gidiyor. Bunun yanlış olduğunu bu yanlışı yapanlar da biliyor ve hususî sohbetlerinde kolaylıkla söylüyor. Ama yapmaya devam ediyor. Psikolojilerini ve saiklerini siz tahmin edebilirsiniz.

Mahkemeniz, kararlarında bilhassa suç işleme iradesi ve kast yokluğu meselesini tartışmalı ve yargıya âdil bir yön vermeli. Bunu yapıyor musunuz? Ne zaman yapacaksınız? 

Mahkemeler, Yargıtay ve Danıştay bunu sizden bekliyor. Allah için ve Vatan için adalet isteyen bizler de ümitle bekliyoruz. Ama kurbağanın gözü patladı patlayacak (bu da bizim üsluûbumuz)!

Ne olur daha fazla geç kalmayınız… 

Okunma Sayısı: 2147
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sebahaddin

    29.9.2020 16:39:48

    Maşaallah nekadar yapıcı , istikametli yol gösterici ve adâleti işmam eden bir yazı olmuş. Tebrik ediyor ve bu gibi yazılara ihtiyac olduğunu hatırlatarak, yazı sahibini ve kârileri Rabbime emânet ediyorum.

  • Ahmet Necdet Hocaoğlu

    26.9.2020 14:21:13

    Yazınızı okudum Allah razı olsun. Çok isabetti tesbitler ve temenniler.

  • Mehmet

    25.9.2020 22:18:53

    Helal olsun size.Şu dünyada vazifesini tastamam yapanlardan görüyorum sizleri.Tebrik ve teşekkürlerimi takdim ediyor;hakkı en münasip şekilde haykırmanızı ayakta alkışlıyorum.Konuşan/konuşulan sadece hakikattir.Selamatte kalınız.Allah razı olsun.

  • Hüseyin İlhan

    25.9.2020 10:38:17

    Allahın selamı,rahmeti,mağfireti üzerimize olsun ve hayırlı Cumalar diliyorum. Bugün Cuma ve her Cuma hutbesinde okunan ayeti celilede yüce rabbimiz bize 'ADALETİ,emrederek başlayan emirleri var. Maalesef bu ayeti dahi idrakten yoksun amma sözde dindar özünde ise kindar CADI AVCILIĞINA SOYUNAN idareci var. Yargı mensuplarının darbe ve tek parti dönemindeki vesayetine taş çıkartacak yeni vesayet durumu bizi dünyada demokrasi liginde küme düşürdü ve şimdi tamamen mahalli ligimiz dahi kabul görmemektedir dünya efkar-ı ammesince. Yazık ediliyor miletimize ve ülkemize.

  • A.Kadir

    25.9.2020 08:46:52

    İnşallah bu haklı ve çok geç kalmış istek Anayasa Mahkemesi tarafından dikkate alınır.

  • İshak

    25.9.2020 01:47:37

    Çok seviyeli, güzel bir yazı olmuş. Rabbim kulaklara gönüllere isittirsin, adaletle amel ettirsin inşallah

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı