"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Faiz meselelerinde ana noktalar

Ahmet BATTAL
18 Ocak 2020, Cumartesi
1. İslâm Hukuku’ndaki faiz yasağının kapsamını doğru anlayabilmek için öncelikle “para” kavramının bin yılda geçirdiği değişimi bilmek gerekir.

Eskiden, sun’î yolla çoğaltılamayan altın ve gümüş gibi kıymetli madenler “görünmez el” marifetiyle “para” olurdu. Yakılınca kül olmayan ve aksine yandıkça saflaşan külçe altının pare pare kalıba dökülüp tura/tuğra denilen damgayla işaretlenerek sikkeleştiği şey “para” idi.

Üç beş yüz senedir ise, “piyasa yapıcı olma yetkim var” diyen birileri matbaada dilediği kadar kâğıt parçasını “para” olarak basıp piyasaya sürüyor. Kıymetli madenler artık “para”nın aldığı bir tür “mal”. Yani modern çağda para artık kâğıttır, piyasa yapıcı durumundaki birilerince “değerli” dendiği için değerli olan, ama “yanınca kül olan” bir şeydir. Altının yerine ikame edilmiş bir kaim değerdir, kaimedir.

İktisadî sistemler bu farka göre şekilleniyor. Hukuk da bunu nazara almak zorunda.

Dolayısıyla günümüzde; ödünç, mislen iade, aynen iade, fazlalık, risk gibi kavramlar anlam değiştirmiştir. 

2. Satış sözleşmesinde başka yasaklar ve hileler olabilir, ama satışta faiz olmaz. 

Kira sözleşmesinde de başka hileler ve yasaklar vardır, ama kira sözleşmesinde de faiz olmaz. 

Akdî faiz ödünç sözleşmesinde olur. Faiz “paranın kirası” değildir. Zira para kiraya verilemez, ödünç verilir. Geriye aynısı değil misli iade edilecek olan her şey böyledir.

3. Ödünç alanla verenin vade sonunda sabit gelir, yani fazlalık almak/vermek üzere akitleşmesi faizli akittir. Kur’ân bunu açıkça yasaklar. 

4. Devlet, sahip olduğu faizli banka vasıtasıyla vatandaşıyla ödünç akdi kurup verdiği ödünçten reel faiz geliri elde etmeye çalışırsa bu da haram mıdır? Bu soru ayrıca tartışılır, zira bu ihtimalde bu çağın devletlerine özgü olan bazı sorular, meselâ “devlet kazanç peşinde koşar mı?” ve “devlet haram bir akdin tarafı olabilir mi?” soruları devreye girer. 

5. Devletin, enflasyonun altında kalacağı açık olan bir faiz oranıyla ödünç vermesi (meselâ öğrenci kredileri türünden nakit kredi kullandırması) halinde reel faiz alması söz konusu olmayacağından bu meselenin “faiz yasağı” ile ilgisi yoktur. Zira bu durumun devletin piyasada özel sektörden daha ucuza mal satmasından (meselâ çiftçiye indirimli mazot satışından) farkı yoktur. Bu sübvansiyonlar sosyal devletin gereklilikleridir. 

6. Temerrüt faizi meselesine gelince: “Faizli ödünç akdi” kapsamında faiz alınıp verilince haram olur. Alan da veren de başta bir vadeye ve fazlalığa razı oldularsa bu faizli bir akittir ve vade geldiğinde reel bir fazlalık alıp verdilerse bu faizdir. 

Ama, bir para borcunda borçlu borcunu vadesinde ödememişse ve ödememekte direnmişse temerrüde düşmüş demektir. 

Alacağına kavuşmakta geciken her alacaklı elbette gecikmeden doğan zararının telâfisini isteyebilir. Borçlu, bilhassa gecikmede kusurluysa, bu zararı karşılamalıdır. Bu borç ister ödünçten doğsun, isterse satış veya kira gibi başka bir sözleşmeden doğsun ve hatta isterse nafaka gibi doğrudan kanundan ve mahkeme hükmünden doğsun, sonuç değişmez. Zarar veren tazmin etmelidir.

7. Gecikmeden kaynaklanan bu zararı telâfi/tazmin için kanunun öngördüğü fiks orandan ödenen gecikme/temerrüt faizi, fiilî durumda, miktarı itibarıyla alacaklının ancak reel zararını karşılıyorsa adı faiz de olsa kendisi tazminattır, faiz değildir. 

Ama bu fiks oran, alacaklıya zararından fazla bir gelir/fazlalık kazandıracak kadar yüksekse bu kısmın adı da kendisi de faizdir. Bu fazlalığın haklı ve meşrû bir izahı yoktur. 

Okunma Sayısı: 2192
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hamza

    19.1.2020 16:32:08

    "Evet, âyet-i Kur'aniye âlem kapısında durup ribaya yasaktır der. "Kavga kapısını kapamak için banka kapısını kapayınız" diyerek insanlara ferman eder. Şakirdlerine "Girmeyiniz" emreder." " Fırtına ve zelzele zamanında; değil içtihad kapısını açmak, belki pencerelerini de kapatmak maslahattır. Lâübaliler ruhsatlarla okşanılmaz; azimetlerle, şiddetle ikaz edilir." Yazdıklarınızın Risale-i Nur'da yeri yok Ahmet Abi. Bu Gazetenin kıymetli okuyucuları, bu ifadeleri kabul etmezler... Slmlr...

  • Said

    19.1.2020 11:39:22

    Ben gazetemde böyle yanlışlıklar yumuşamalar zamane jargonlarıyla fetvalar istemiyorum. DİNÜMÜZ GÜNCELLENEBİLİR diyorsunuz haberiniz yok

  • Said

    19.1.2020 11:37:48

    Enflasyon oranı ne demek ağabey. Kişiler bu zamanda diyanet ferva verdi diye enflasyon oranında faize yatırıyorlar paralarını... Madem değer kazanan yatırım malları denen altın dolar euro üzerinden param değer kaybetti demesinler direkt olarak altın dolar euro alsınlar.. Faizin enflasyonla ya da başka bir şeyle caiz olması mümkün değildir. Tevbe edin rica ediyorum... Umuma teşmil bir hatanın ahirette telafisi çok zor. Yqnlış bir çığır açmayın

  • R.Kalyoncu

    19.1.2020 11:34:13

    İmam Ebu Yusuf'a göre; “Borçlu aldığı borcun mislini değil, ödeme esnasındaki kıymetini, değerini verir." (Mecmuatu'r- Resâil, İbn Abidin) Yani borçlu, enflasyondan kaynaklanan değer kaybını karşılar, aksi uygulama adil olmaz. Bu bağlamda, makalede ifade edilenlerin bu fetvaya uygun olduğu açıktır. Değerli yazarı, sanki faize cevaz veriyormuş gibi eleştirmek bilgi eksikliği değilse haksızlıktır.

  • Zubeyir

    18.1.2020 12:52:26

    Sa Abi. Ben geçen yazınıza yaptığım yorumun cevabını bulamadım bu yazıda. Taraflardan birisi kaynağı haram olan bir iş ile iştigal ile ediyorsa, bu durumda onun ile ticaret helal olur mu? Yani TOKİ meselesinin bir tarafında faizli bankalar var , dolayısıyla bu işlem haram olmuyor mu ? Selamlar

  • Rauf Hakan

    18.1.2020 12:11:31

    Alacağı masrafa faiz dese; hatta yüzde sıfır faizle satıyorum ifadesinin İslamiyet açısından mahzuru yok mu?

  • Ahmet ŞİMŞEK

    18.1.2020 09:42:38

    Yazılarını, % 99, zevkle okuduğum muhterem, hizmet-i imâniye ve kur'âniyede kardeşim Ahmet Battal Bey kardeşim. Sadece ve sadece S. KÖSMENE Beyefendinin, ya da Ö. NASÛHÎ Beyefendinin, ya da canınız hangi meşrebin hangi imamını istiyorsa o'nun İLMİHÂLİNİN FÂİZ BÖLÜMÜNÜ lütfen okuyunuz. BEN ÇOK ÜZÜLDÜM. SÖYLEDİKLERİNİZİN İSLÂM HUKUKU İLE ALÂKASI, BÜYÜK BİR ORANDA, YOK. "TAM 1400 YIL ÖNCEKİ KURALLARLA MI YAŞAYACAĞIZ" FELSEFÎ YAKLAŞIMINA ZEMİN OLUŞTURUYORUZ. BÂKÎ SELÂMLAR.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı