"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kazanılan ve kaybedilen mevziler

Ahmet BATTAL
28 Mart 2024, Perşembe
Son yazımızda üniversitelerdeki mecburi “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” dersi örneği üzerinden demokraside yerinde saydığımızı ve dünyada geriye gittiğimizi gösterdik ve yazımızı şu cümlelerle bitirdik: “Ama orta öğretimde din dersimiz de zorunlu, hem de muhtevası gittikçe düzeliyor’ diyecek olanlara demokrasi ve ihlâs hakkındaki cevabımızı ayrıca veririz.”

Cevap için, önce Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin varlık sebebini, eğiticilerinin samimiyetini ve bunun sonuca etkisini değerlendirelim. 

Bu dersin ana konusu inkılaplar ve dolayısıyla tek parti dönemi CHP’sinin bu güne de intikal eden altı oku ve ilkeleri. Yani kendisi demokrasiye ve çoğulculuğa aykırı bir ders.

Bu dersin, Anayasanın 42/2. maddesindeki “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.” hükmü ve Yükseköğretim Kanunundaki 4. ve 5. maddelerde sayılan ilkeler kapsamında bir ideolojik endoktrinasyon eğitimi olarak tasarlandığında şüphe yok. Milli Eğitim Bakanlığı da Yükseköğretim Kurulu da çaresiz. 

“Son 22 senede çok konuda çok ileri gittik” sanan ya da sandırılan bazı dindarlarımızın bu hükümlerin halen de yürürlükte olduğunu duyunca şaşırdığını da ayrıca not edelim. 

Anayasa’nın başlangıç kısmında, 2001’de, AB üyelik sürecinin de tesiriyle ve neredeyse konsensüsle yapılmış olan iyileştirici değişikliğin devamı AKP döneminde getirilebilseydi, toplum ve eğitim kurumlarımız bu ideoloji cenderesinden belki çıkabilmiş olacaktı.  

İdeolojiler devrinin geçtiği ve dolayısıyla kanunlardaki varlığının çok da anlamlı olmadığı düşünülebilir. Ama bu bir yanılgı. İdeolojilerin dayatılma biçimi değişmiş durumda.

Mesela bu dersi veren öğretim elemanlarının büyük kısmının bu dersi “ders işte…” diyerek verdiğinde şüphemiz yok. 

Veren böyle vermese de dersi alanların büyük kısmının usulen okuyup geçtiği de belli. Çoğunluğun bu dersten etkilenip de daha Kemalist ya da daha da CHP’li olduğu söylenemez. 

M. Kemal sempatisinin son yıllarda en azından kamusal alanda gösterilen biçimiyle arttırıldığı açık ama bunun sebebinin bu dersler olduğunu söylemek de kolay değil. 

1997 öncesinde 28 Şubat’ı planlayanlar o yıllarda yapamadıklarını bu dönemde böyle dolaylı usullerle yapıyorlar. 

Ancak bu dersin yine de büyük zararı var. 

Böyle bir zorunlu dersin varlığı demokraside ne ölçüde geri kaldığımızı göstermek için yeterli. Yani başka hiçbir zararı olmasa bile imajımızı olumsuz etkiliyor. Münafıklığı arttırıyor. Ve bu büyük bir kayıp.

Bu kaybı görenlerin, kaybı telafi etmek için demokratikleşmenin sürmesi gerektiğini düşünmek ve savunmak yerine “ama biz de bir kale kazandık” dercesine okullardaki din derslerine veya açılan Kur’an Kurslarına ve imam hatiplere, ilahiyatlara bakarak teselli bulmaları aslında bir züğürt tesellisi. 

Zira herkes biliyor ki bu dindarlaştırma gayretleri netice vermedi, vermiyor, vermeyecek. 

Zira herkes anladı ki din eğitimi başka konulardaki eğitimlere benzemiyor. Ancak samimi ortamda ve samimane  biçimde ve bilhassa örnek olunarak yapılırsa bir faydası olabiliyor. Ve bu alandaki yarı zorakiliklerden kaynaklanan çokluklar bu samimiyeti de faydayı da azaltıyor.

Yani dindarların kazandık sandıkları bazı mevzileri de aslında kazanmış olmadıkları açık. 

O halde kazandığımızı sandığımız mevzileri elde tutmaya çalışırken aslında daha kıymetli hangi mevzileri kaybettiğimizi iyi ölçüp biçmemiz lazım. 

Okunma Sayısı: 1465
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Semanur Tunoğlu

    28.3.2024 12:46:05

    Salih bey, imam hatip öğrencimizin arkasında hatimle teravih kılıyoruz. Elinizde imam hatiplerde okuyanların deist-ataist olduğuna dair nasıl bir veri olduğunu gösterir misiniz? İstisnalar kaideyi bozmaz. Cemaatlere gidip dinden soğuyan bir insan teki oldu diye cemaatler ataist mi yapıyor demeliyiz? Cevap bekliyorum...

  • Salih baş

    28.3.2024 06:06:47

    Misis tunoğlu imam hatiplerde güzel eğitim veriliyorsa niye ateist deist gençler çıkıyor

  • Erhan

    28.3.2024 02:03:48

    Tüm eğitim kurumlarında, Bediüzzaman’ın dediği gibi “ben dindar bir cumhuriyetçiyim” vecizesinin idrak edilerek hayatımızda tatbik edilmesinin sağlanması, ayrıca inkılap tarihi ve din kültürü konularının tartışılarak, dindar dürüst, cumhuriyetçiler yetiştirilmesinin temellerinin atılması lazım.

  • A.Yılmaz

    28.3.2024 01:58:39

    Tarikat ve cemaatlerin durumu da ortada. Herkes kendi öğrencisini muhafaza etmeye çalışıyor. Kimse sokaktan bir öğrenci alayım demiyor. Biz dahi yeni asya olarak kendi çocuklarımızı yetiştirmek için mahalllerde neler çekiyoruz biliyorsunuz.

  • A.Yılmaz

    28.3.2024 01:56:36

    Ahmet hocam yazınızı okudum. Zoraki din eğitimi verildiğinden bahsediyorsunuz. Peki nerede veriliyor bu eğitim? Ben öğretmenim. Okullarda zoraki din eğitimi görmüyorum. Kuran kurslarına da zaten babası hacı, hoca, hafız, imam, mütedeyyin olan insanların çocukları gidiyor. İmam hatipler var ama orada da daha çok akademik eğitim ön planda. Ve imam hatiplerdeki öğrencilerin diğer öğrencilere oranı yüzde 5 bile değil. Ve yine imam hatiplere de ekseriyetle dindar aileler çocuklarını gönderiyor. Liselerde çocukların halini görünce keşke zorunlu dib eğitimi olsa diyorum. Zorunlu din eğitimi kötü bir şey gibi düşünüyoruz ama bu iş zamanında zorunlu olarak verilmezse kimse gidip isteyerek almıyor.

  • Semanur Tunoğlu

    28.3.2024 00:24:34

    Çok doğru bir talep. İnkilap dersleri kaldırılmalı. Alakalı alakasız her konu inkilap tarihi ile bağdaştırılıyor. Din kültürü kitabında, coğrafya kitabında inkilap tarihinin ne alakası var? İmam hatiplerde güzel eğitim veriliyor. Ama bu inkilap eğitimi ordaki verilen eğitimi de ifsat ediyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı