"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Keyfiyetten keyfiliğe geçiş ve YÖK

Ahmet BATTAL
09 Ocak 2021, Cumartesi
Aynı kökten gelen ve fakat bu kadar farklı ve hatta zıt anlamlar yüklenen pek az kelime vardır.

Keyfiyet de keyfilik de aynı kökten yani “keyif”ten geliyor. Ama “keyfiyet” bir şeyin kalite ve nitelik durumu demek ve “kemiyet”in yani sayısal durumun zıddı. Oysa “keyfilik” “keyfe göre” ya da daha avamî tabirle “gönlüne ya da kafasına göre” demek.  

***

Devlet yönetiminde bizce üç yaklaşım vardır: 

Birincisi hukuk devletinin gereği olanı yani “kanunî ve resmî idare”dir.

İkincisi sıkıyönetim ve benzeri olağanüstü hallerde devreye giren “örfî idare”dir. 

Üçüncüsü ise “keyfî idare”dir. Bildiğiniz…

Keyfî idarenin olduğu yerde keyfiyet yani kalite olmadığı gibi adalet ve liyakat de olmaz. 

***

YÖK’ün ve Başkanının, üniversitelerin yönetim modeli yönünden kanunî ve resmî idareyi hedeflediğini görüyoruz. Bunun en temel göstergelerinden biri, YÖK’ün şeffaflık temelli açıklamaları ve meselâ 5 Ocak tarihli basın açıklaması ile Üniversitelerin ve YÖK’ün bir yıllık karnesini kamuoyu ile paylaşması idi. Ama bir husus var ki yıllardır düzelmedi. Herkes gibi biz de defalarca yazdık. Yine yazıyoruz. Israrla da yazacağız: “Adrese teslim kadro ilânı” usûlünün ya resmileştirilmesi ya da kaldırılması lâzım. 

Konuyla ilgili son haber önceki gün medyaya yansıdı. Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun Rektör olduğu Gaziantep İslâm Bilim ve Teknoloji Üniversitesi 11 Aralık 2020 tarihinde bir sözleşmeli büro personeli kadrosu için ilâna çıkıyor. On üç kişi başvuruyor ve sonuçta biri kadroyu kazanıyor. 

Habere göre bu kişi başvuranlar arasında KPSS puanı en düşük olan kişi. Ve Üniversitenin Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Kara konuyla ilgili olarak Cumhuriyet’e şu açıklamayı yapıyor: “Rektör hocamız Nihat Hatipoğlu bu konularda çok hassas bir insan. Bize özellikle ‘şeffaf olun’ uyarısı yapıyor. Aranan şartlar, daha vasıflı ve kaliteli eleman almak için. Biz de çok şaşkınız bu duruma. Bizi de tatmin etmedi.”

Biz işin bu kısmı ile çok da ilgili değiliz. Zira, malûmunuz, kişiselleşmiş meseleler ve kişisel yönler hakkında yazmamak gibi bir prensibimiz var. 

Ama olayın ilkesel meselelerle ilgili başka bir yönü var. 

Şöyle: İlândaki özel şartlar arasında “En az ön lisans mezunu olup, üniversitelerin Gazetecilik, Medya ve İletişim, Basın veya Basın ve Yayıncılık bölümü mezunu olmak” şartı aranmış. 

Yazanlar ve denetleyenler, üniversitelerde geçerli basit bir kural olan “bölümde hoca, programda öğrenci olunur” ilkesini galiba unutmuşlar ve “program” yerine “bölüm” demişler, ama önemli değil. Neticede bu şart oldukça objektif. Bir problem yok. 

Ama ilânda ayrıca bir şart olarak “Muhabir kursu eğitim belgesine ve diksiyon eğitimi katılım belgesine sahip olmak” da konulmuş. Yani bu aslında “adrese teslim” bir ilân. Ve bu durum “pes” dedirtecek kadar da açık. 

Bu türden haberler neredeyse sıradanlaştı, adiyattan oldu. Bu durum hukuk devletine yakışmıyor. 

Tamam, kanunî düzenleme boyutu YÖK’ü aşar. (Geçen ay yazmıştık, YÖK de işin bu kısmından şikâyetçi). 

Ama denetim ve tedbir boyutu YÖK’ün elinde ve sorumluluk da YÖK’te.

Okunma Sayısı: 1603
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Arif Altay

    10.1.2021 10:21:10

    Geçmişten günümüze ne değişmiş oldu o zaman? İsimdeki "Adalet" böyle mi sağlanıyor?

  • Nahit Topaloğlu

    9.1.2021 16:11:36

    "Bir özel dershanede 2 yıl tarih öğretmeni olarak çalışmış olmak" gibi "adrese iadeli taahhütlü teslim" şartnameleri de gördük geçmişte!

  • Zafer

    9.1.2021 13:36:41

    Sayın ve pek değerli Ahmet Bey. Her gün olduğu gibi ,bu gün de harika bir yazı kaleme almışsınız. Sizi cân-ı gönülden kutluyorum.Zekânıza ve zekâvetinize hayranım.Dediğiniz gibi;keyfiyetten keyfiliğe geçiş yapalı epey bir zanan oldu.Hani keyfiyet mi ,kemmiyet mı önemli denir ya.Tabi ki keyfiyet.Ama gelin görün ki,sizin de vurguladığınız gibi,artık şu zanan da kemmiyet ve keyfilik öne geçmiş durumda. Keyfiyete önem veren,önemseyen ve önceleyen, sizin gibi keyfiyet sahibi kaç kişi kaldı ki. Hani deniyor ya;zanan bilgi değil ,belge devri diye(külliyen yanlış).Bu söz tam da bu zaman için geçerli maal'esef. Saygılarımla.

  • Halil İbrahim Karahan

    9.1.2021 11:10:58

    Allah razı olsun Rızasına uygun amel nasip etsin sağlık afiyet içinde Salih amelle geçen uzun ömürler dilerim

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı