"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korkan susar, bağıran korkmaz

Ahmet BATTAL
20 Haziran 2021, Pazar
Sedat Peker’in yeniden ateşlediği yangın yerindeyiz. Ortalık toz duman. Herkes birbirini kesip kısaltıyor: HÖ, SS ve VA, SBK ve diğerleri…

Tek adam var ki kayıtlı adları takma adlarla uzatıyor: SP.

Vuruşanların “şimdilik” dokunmadığı tek adam “Tayyip Abi”, eşi ve çocukları. Damatlar ve dünürler saf dışı. 

Aslında onlara da dokunulmuyor, ama dokunuluyor. 

Görünüşte “kim kime dum duma” bir durum var. Özeti şu:

Kaçanlar ve kovalayanlar şunlar: 

Mafya, türkücü mafya, derin devlet, sığ devlet, iş adamı, pişadamı, siyasetçi ve pissiyasetçi.

Yani aslında oyun planı net.

Bizim gibiler sadece şunu anlıyoruz: 

Devlet devlet gibi yönetilmiyormuş. Pis işlerin kirli adamları temiz kıyafetlerle medya medya geziyormuş. 

Siyasetçinin etrafındaki iş adamları aslında siyasetin pisadamlarıymış. 

“İş adamı medya satın almış” değilmiş, “muktedir siyasetçi” adına emanetçiymiş. 

Zaten üç kuruşluk bir medyamız vardı onu da iki paralık ettiler. 

Rezil etmek için kullanılan malzemeler çakıcı: Tripod, cep telefonu, medya, sosyal medya.

Kullanılan slogan yakıcı: 

Ailesini koruyana, ailenin aslında nasıl korunacağını göstermek gerek. (Ben senin gibi oğullarım ve damatlarım için değil, kızlarım için yakarım dünyayı!)

Kullanılan yeni taktik: Sekiz sene önce “ben temizim sen kirlisin” diyerek merkeze vuranlar vurulmuştu, en iyisi kirlileri tutup öne atmak ve “ben kirliyim sen daha kirlisin” diyerek çevreye vurmalarını sağlamak.

Sekiz sene önce merkez ve birinci halka bombalandı, ama tahribatı engellendi. 

Şimdi ikinci, üçüncü ve dördüncü halka bombalanıyor. Tahribat kaçınılmaz.

Bu taktik kimin taktiği?

Senaryoyu kim yazdı? 

Bizce meçhul.

Arkada yönetmen koltuğunda kim ya da kimler var bilmiyoruz. 

Üstelik üç gündür yaşadığımız milliyetçi soslu terör eylemleriyle, oyunda başka bir perdeye geçilmiş olduğu da anlaşılabiliyor. 

Ayrıca şu kesin ki bu yeni yangının uluslar arası bir boyutu da var. 

Ama “dıj güjler” diyerek geçiştirilemeyecek bir durum da var. 

Zaten medyayı iç siyasetten ve iç siyaseti de dış siyasetten ayrı düşünmek mümkün değil. 

O halde “büyük resmi” görmek için beklemek gerekiyor. 

Hele Pazar geçsin…

Okunma Sayısı: 2121
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    20.6.2021 07:41:02

    Son serencamı özetleyen, kısbetinden tutturmadan, herşeyi 'hukuk adamı hassasiyeti' üslûbuyla söylediğine inandığım için, paylaşmaktan kendimi alamadığım bir makale. Tebrikler, dualar...

  • Halil İbrahim Karahan

    20.6.2021 05:52:59

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı