"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ne verdiysek geri mi alıyoruz?

Ahmet BATTAL
15 Kasım 2019, Cuma 00:20
İstanbul Şehir Üniversitesi üzerinden geçen bir fırtına siyasetteki fenomenlerin köklerini zorluyor.

Hikâye şöyle: Bir kamu bankası Şehir Üniversitesi’nin büyüme stratejisi için harcayacağı parayı kredi olarak vaat ediyor, yatırım kredisi kullandırmaya başlıyor. Bir gün geliyor, “Sizin malî durumunuz bu krediyi geri ödemeye uygun değil” deyip kredi musluğunu kesiyor ve verdiklerini “ânen ve def’aten” geri istiyor. Üniversitenin bu borcu ödemek için parayı bir günde denkleştiremeyeceği açık. O bir gün hemencecik doluyor. Banka kredi hesabını kesiyor. Alacağını almak için de üniversitenin bütün banka hesaplarına ihtiyati haciz koyduruyor ve üniversiteyi adeta kilitliyor.

Üniversitenin avukatının basın açıklamasına göre bankanın gerekçesi özetle şu: 

Siz bu krediyi zamanında ve tam olarak geri ödeyemezsiniz. Biz alacağımızı ipoteklerden tahsil etmeye çalışırız, ama edemeyiz. Çünkü ipotekler devletten üniversite olarak kullanılmak üzere şartlı olarak devralınmış arazilerdir. Bu araziyi bu haliyle biz kimseye satamayız. Siz borcunuzu ödemezseniz biz ne yaparız? Bankanın patronuna nasıl hesap veririz?

Biz bu meselenin hukukî ve teknik yönü ile kafanızı karıştıracak değiliz. Biz ki neredeyse kırk yıldır bu işi okuyup yazıyoruz. Biz bile anlamakta zorlanıyoruz. Zaten bankanın da henüz bir açıklaması yok. 

İşin siyasî boyutu şimdi bizce daha önemli: 

Üniversitenin bu hukukî süreçte ne cevap verdiğinin çok öneminin olmadığını anlamışsınızdır. Zira mesele Devlet meselesi. Ama devletten kasıt artık TBMM değil!

Zira her vakıf üniversitesi için olduğu gibi Kanun çıkarıp bu vakıf üniversitesini kuran ve “al yönet” diye bir vakfın eline veren Devlet. Bankayı kuran ve yöneten de Devlet. Bankanın da üniversitenin de büyük patronu Devlet. 

Yani krediyi veren de Devlet, krediye teminat gösterilen araziyi “buraya üniversite yap” diyerek üniversiteye veren de Devlet ve şimdi parayı yani aslında üniversiteyi geri isteyen de Devlet!

Devlette devamlılık esas mıdır? Görünüşte evet. Ama burada garip bir fark var: Üniversitenin kuruluş kanununu çıkaran devlet zaten ortalıkta görünmüyor. Araziyi veren devlet ile krediyi veren devlet aynı devlet değil. 

Daha da önemlisi o zaman kendisine “AK-PAK Parti” diyen AKP iktidardaydı. Şimdi kendisine ne diyeceğini bilemeyen, ama muhaliflerine her şeyi diyebilen bir parti iktidarda! 

Daha ilginç olanı şu: 

Üniversitenin kuruluşundaki YÖK üyeleri de bugünkü YÖK üyeleri de üniversitenin malî durumunu başından beri biliyorlar, zira denetçi onlar. Şehir Üniversitesi de hemen hemen her vakıf üniversitesi gibi kısmen devlet kaynaklarından yararlanarak büyümeye çalışan bir üniversite. Zaten işin olağan şekli de bu. 

Ama, şimdi birileri o üniversiteyi yönetilemez hale getiriyor ve ilgili devlet susuyor, ilgisiz devlet susturuyor. 

Asıl sebep o üniversitenin parti kurmaya hazırlanan bir muhalif liderle ve grupla birlikte anılması mıdır? 

Elbette öyle değildir! Olamaz. Zira alfabe geri okunmaz… (mı acaba?)

E ve F’den sonra gelse gelse G gelir, D geride kalmadı mı? Ya PLKN?

Okunma Sayısı: 2329
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ayşenur aynaz

    15.11.2019 20:39:30

    Süper bir yazı. Hele bitiş şekli itibariyle daha süper.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı